Ana içeriğe atla

Kızlar! Eziyoruz Erkeklerin Kafasını


Bu bir feminist hareket değildir. Görsellerin etkisine kanıp, ayaklarınızı öptürme hevesine kapılırsanız da hayal kırıklığı yaşarsınız. Çünkü bu bir "çevremizdeki erkeklerin eski hallerini hatırlayalı mı?" online aktivitesi.
-Gerçi bilemem, bakarsın domine edersin erkeğini de taşır seni sırtında. Sonuçta şans, kısmet, akıl, cazibe işi bunlar.-
Gereken heyecanlı girişimi de yaptığıma göre konuyu açabilirim. Bunlar ne baş belasıydı zamanında. Şimdi de öyleler evet ama o eski hallerini bir hatırlasanıza...
Bizi çok mu üzüyorlar, çok mu kabalar, çok mu odunlar?
Bu yeni bir şey değil, zira onlar hep öyleydiler.


Sevgili hemcinslerim, tanıştırmama gerek yok, bahsi geçen karşı cinsimiz erkekleri gayet iyi tanıyoruz.
Onları tanımamız çocukluktan itibaren anne baba arasındaki farklarla başlıyor. (hoşgeldinfreud)
Arkasından ana, ilk okul çağlarında saçımızı çeken, oyuncağımızı kıran veletlerle devam ediyor.
Orta kademelerde çirkin sataşmalar, beden dersi için hazırlanırken çat kapı içeriye dalmalar, özel günlerimizde çantamızdan pedimizi alıp kaçmalar şeklinde sürerken,
 liseye yakın dönem itibari ile hormonların çığlıklarına kulak verip olgunlaşma dönemlerine dek kızışma dönemlerine kapılıyorlar.
-bu kızışma hali bitiyor mu emin değilim-



Güzel bir kızsanız, çevrenizde güzel bir kız varsa ya da o sırada erkeklere cazip gelebilecek herhangi bir özelliğiniz varsa (yalnızsın, eğlencelisin, baban teknik direktör, %/5&/+&/!' , vb.) bilinmelidir ki nişan alınmıştır ve hepsi hedeflerinin etrafında pervanedir. Bazı bazı aralarında '"iyi olan kazansın" oynarlar, bazı bazı da en çok istekli arkadaşlarına öncelik tanırlar. Attıkları dikiş tutar ya da tutmaz. 





Bizi kazanana dek hangi özelliğimizle ön plandaysak ya da hangi ön plandaki zaafımızdan haberdarlarsa hepsi ona göre oynarlar:

 Sanat mı seviyoruz?: Adam sanatçının ta kendisi oluverir.

Çok mu evcimeniz?: "Ben de anlamıyorum gezmekten ne anlıyor bu millet!"

Yardımsever miyiz?: Facebook'ta en az 3 yardım derneğine "like" + önüne gelen her mendilci çocuktan mendil almak vb

Romantik bir sevgili mi istiyoruz?: "Bu gece seni çok güzel bir yere şarap içmeye götüreceğim ama ilk önce senin kadar güzel olamayacak olan bu çiçekleri kabul et" -klişe-

Kısıtlanmayı sevmiyor muyuz?: "Bunun adına bi de maçoluk diyorlar, yalan. Bildiğin güvensizsin sen arkadaşım. Annesi, babası izin vermiş senin ne haddine" ya da "Valla ben hiç karışmam kız arkadaşıma, kendisine yakışan neyse giysin ama benim yanımda"

Alışverişe düşkün müyüz?:  "Zebra'da indirim varmış, istiyorsan bakalım" 

Kıskanılmayı seviyorsak: "Ben sevdiğim kızı gözümden bile kıskanırım. Biri ona baksın deli olurum. Hep yamacımda olsun isterim. Ben aşık olduğum kadını sahiplenirim. Biz de böyle!"

Klasik müzik dinliyorsak: Arabayla bizi almaya gelirken benzinciye uğrayıp Vivaldi albümü alırlar.

Bonkör sevgili beklentimiz olsun ya da olmasın, farketmez: İstisnasız köprüyü geçene kadar bütün hesaplar onlardan. Bazen ayarı da tutturamazlar, utanmasalar annemize aldığınız hediyenin parasını bile onlar ödeyecek.

Hızlı ilerlemek konusunda çekingensek: " Ben de her saniyenin tadını çıkarmak, seni daha iyi tanımak ve ağırdan alarak bazı şeyleri özel kılmak istiyorum"

...


tahta değil, odun erkek
Uzatsak uzar, hatta daha neler neler çıkar düşününce. İşin aslı, ilişkideki gerçek karakteri sonradan belli olur adamın.
-dürüst olalım bizim de var böyle bir durumumuz-
Öyle ki, flört döneminde anlattığımız her şeyi dinleyen* o adamlar, sonrasında ne desek duymamazlıktan gelirler. 
Çünkü artık hedefi vurmuşlardır ve biz onlara çoktan kapılmışızdır. Taşlar yerinden oynar ve zamanının pamuk Prensi olur sana tahta Pinokyo!






*Aklınızda bulunsun, aslında ilk zamanlar anlattığımız her şeyi de dinlemezler. Çoğunlukla biz konuşurken yüzümüze dinliyormuş gibi bakarlar ama kafalarında hep şu ses yer vardır: bız bızzz bızz bız bızzz


Yorumlar

  1. Bu aslında sonsuz bir devinim.Türün devamı için özdeki( id ) kaba saba dürtülerin üzerine atılan post modern örtüler bunlar.Sırf erkekler için değil kadınlar içinde geçerli.Sonuçta ulaşmak söz konusuysa herkes hedef için kendinden başka rolleri giyinir, elde edildikten sonra da o roller üstünkörü çıkarılıp savurarak atılır.Zamanımızın sorunu da burada biraz.İnsanlar hedefleri için kendine yabancılaşarak zaferlerini pekiştirdiklerini sanıyor.Bir kızı tavlamak için iddaya girmek gibi.Ucuz mevzu çok.Arkasından da yaşananların balon gibi patladığı bir yaşantı ki, o da ayrı tramva.İnsan kendinden izler taşımayan rolleri terk etmeli veya bunu yapanlardan uzak durmalı.Bana kalırsa bunun yerine toplumdaki kadının yeriyle ilgili bir konuya girmeli.Malum demokratikleşmenin en önemli ayracı kadın sorunun çözümünde.Bu dünya/ülke ne çektiyse erkek kafalılıktan çekti.Beni bile baydı bu ataerkil olay.Yoksa benim içime gelir ama biri üstün diğeri köle kafası zamanımız için oldukça eğreti.

    YanıtlaSil
  2. hahaaa:)) çok güzeldi :)

    YanıtlaSil
  3. Rodolfo, bir erkek olarak böyle düşüyor olman ne mutlu

    Buket teşekkür ederim, eğlenmene sevindim

    YanıtlaSil
  4. ezmeyin kafamiziii :)

    www.ferhatbayram.net.tf

    YanıtlaSil
  5. siz de sebep vermeyin o zaman.. mesela kendi emekleriyle bir heves blog açan bir kıza kalkıp pat diye "blog tasarımın berbat olmuş" diye mesaj atmayın!
    :)

    YanıtlaSil
  6. kiza yardimci olalim dedim istemedi ben ne yapimm :)

    YanıtlaSil
  7. Adsız00:22

    aslinda benim icin belli basli anahtar kelimeler kullanilmadigi zaman konusmalari bizzz bizzzzi bizzz seklinde ilerliyor.

    (bkz: erkekler neden salakca davranir)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ah.

Psikolojik ve sosyolojik bir mücadelenin içindeyiz... Bundan yıllar önce, 2012'de, bir yazı okumuştum. Tam da Dağlıca (okumak için tık tık ) olayının ardından. Yeniden kendini sıklıkla hatırlatmaya başlamıştı terör. Linklediğim yazımda bir liste var, o sıralarda "sadece" beş satır. Şimdi listelemeye kalksam yanımda durup buz kesmiş elimden tutacak cesaretiniz var mı?  ... Okuduğum o yazıda şöyle bir şey diyordu yazar: Günümüz Türkiye’sinde terörün gündelik haberler arasında yer almaya başlaması ve toplumun buna sessiz kalması, bir toplumun yok olmasının yolunun o toplumun değer yargılarını aşındırmaktan geçtiği gerçeğini akıllara getirmektedir. Ne kadarı doğru?  Aşındığımız kesin. Peki, aşınan gerçekten değer yargılarımız mı? Neden sessiz kalıyoruz? Umursamıyor değiliz. Üzülmüyor değiliz. Görmüyor değiliz. Hatta 2012'den farklı olarak artık ölmüyor da değiliz. O halde olan ne? Kanıksıyoruz.  (TDK /1. -i Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez ...

Mini Sohbet - Huzur

ben burada olmak istiyorum.  stresten, işten, kalabalıktan, internetten, haberlerden, matkap sesinden, topuklu ayakkabıdan, ailemden, kavgadan, sevgilimden, dostumdan, dedikodudan... her şeyden uzakta. şimdi sen bunu okuyorsun ya, ben burada olup senden de uzak kalmak istiyorum. sevdiğim-sevmediğim ne varsa düşsün 5 dakikalığına yakamdan. söz güneşi batırıp geri döneceğim bensiz sahteliği eksik kalacak dünyaya ama şimdilik bi destur! müzik bile benimle olmasın bu defa. sadece rüzgar, dalga ve yengeçlerin ayak sesleri... kıyafetlerimi de atayım ki kenara, esintiyle üzerime bulansın kum taneleri. ...    1... ...2... ...3... ...4... ...5 . uyanış (bknz: beyaz yatak )

Benimle Dans Et

"Benimle dans eder misin?" Ne de güzel bir soru değil mi, bir de düşünsene tanımadığım sana, birine benim ağzımdan döküldüğünü. Komik mi olur yoksa çekici mi bilemiyorum ama bence çok eğlenceli... Bu teklifim her ne kadar yurdum kültüründe kabul görmese de, tamamen masumca. Ama itiraf etmeliyim ki genç bir kadın olarak, aklım karşı cinsten hoşlanmaya erdiğinden beri en büyük hayalim, ilgimi çeken adamı dansa kaldırmak. Sanmayın ki öyle tango, vals, romantizm vb. Basbaya coşmak, eğlenmek, gülüşmek.Hem iddialı hem de heyecan verici, dominant bir hareket (gülücük) Dans bana sadece aşk meşk flört çağrıştırıyor gibi durdu ama aslında öyle değil. Ben çok sevip ısındığım kadın ya da adam, herkesle dans etmek isterim. Annem ve onun lise arkadaşlarıyla da içip deli gibi dans ettiğimi; hiç tanımadığım biriyle dans ederken tanışıp, sonradan onu kendime dost edindiğimi de (nam-ı diğer Beatrice) bilirim. Mesela şimdi bunları okuyorsun ve ben senin gerçekte kim olduğunu bilmi...