Ana içeriğe atla

Kayıtlar

melankoli etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Aynamdaki Kadın

Bir kadın var,  zaman zaman aynada karşıma çıkıyor. Bazen sabahları, bazen de gecenin bir yarısı kızarmış burnu ve gözlerini dikip bana bakıyor. Kim olduğunu merak ediyorum. Bazen onu tanıdığımı düşünüyorum, bazen de gerçekten tanımış olabilmeyi diliyorum. Aynamdaki kim merak ediyorum.  Sorgulamak istesem de korkularım beni geri çekiyor. Öyle yorgunum ki artık,  o gözlere bakma fikri bile beni ürkütüyor. Aynamdaki kadının nesi var merak ediyorum. Aynamda... O kadın,  küçük bir kız çocuğu gibi ağlıyor. Biliyorum, hissediyorum ki  benim söyleyebileceğim hiçbir şey onun kendisini daha iyi hissetmesini sağlayamayacak. O ağlarken, ben sadece elim kolum bağlı bir halde onun için bir şeyler yapabilmiş olmayı dileyeceğim. An geliyor, Susup bakışıyoruz. Nutkum tutuluyor nedensiz,  oysa becerebilsem ona hiçbir şeyden korkmamasını söylerdim.  Hissettiği korku, pişmanlık, kırgınlık, çaresizlik.  Heps...

Bir Kadının Ayrılık Gecesi

 Ağlamaktan nefret ediyorum!  Bana yaşattıkların için senden nefret ediyorum. Sana aşık olduğum için kendimden nefret ediyorum. Bana aldığın saatten, seni hatırlayan beynimden, yoksun diye üzülen kalbimden nefret ediyorum. İyi ki bitti, iyi ki kurtuldum senden. Meğersem ben ne aptalmışım da senin gibi birini sevmişim. Meğer sen ne inanılmaz, ne güvenilmez bir insanmışsın! Keşke seni hiç tanımamış olsaydım. Seni tanımama neden olduğu için en yakın dostumdan bile nefret ediyorum! "Aaa neden ayrıldınız ki, siz çok yakışıyordunuz" diyen arkadaşımdan, "iyi ki de ayrılmışsın kızım, o adam seni çok üzüyordu" diyen annemden nefret ediyorum.  Bana bunları neden yaşatıyorsun?  Hiç mi sevmedin beni? Kimbilir ne yapıyorsundur şimdi. Evinde bile değilsindir sen, kesin dışarı çıkarmıştır o arkadaşların seni. Sen gezip, eğlenirken ben burada evdekilere duyurmadan ağlamak için yüzümü yastıklara gömüyorum. Yatağımın üstündeki yastıklarım var ya, hepsi sırılsıklam. Bir tek kuru o...

Bir Adamın Ayrılık Gecesi

Ah be güzelim! 22:07 Sen daha önceleri de gitmiştin benden. Bu ilk değil. Bir değil, iki değil. Beşinci! "Ne diye bu haldeyim oğlum ben" diyorum, yine içimdeki cevaplıyor, "ne diye olacak oğlum, bu defa kız fena yalnız koydu seni..."  23:29 Biz neler yaptık birbirimize, ne diye yaptık? Çat kapı uğrayıp bi anlatsan keşke... Ya da gelme istemem, ne gerek var. Baya baya yıprandık, vay be! Ayrılığa koşar adımlarla yetiştik ya helal olsun bize. Sonumuzun böyle olacağını biliyordum da, ne diye sana "güle güle" diyemedim onu bilmiyorum. Zaten senin de benden aşağı kalır yanın yoktu. Yüzüme bile bakmadan, sustun ve gittin. Ama aferin. İyi yaptın. Konuşsan da kararımı vermiştim zaten. Artık geri dönüşü yoktu. Ama o hiç susmayan sen, susa susa bu gün sustun ya... İşte, ben ona baya bi hayret ettim be güzelim! 00:37 Yanarım yanarım, bir tek şu halime yanarım. Yanlış yapıyorum kendime. Bir hata var buralarda bir yerde...  01:02 Böyle mi olacaktı? Arkanda...

Kalbi Kırılmış Kadın

kalbin kırıldığında neler yapabilirsin? asil durmak istiyorsan ve becerebilirsen kendi kendini yemekten başka bir şey yapamazsın bir süre. bu iyi bir şey mi her zaman? hayır.  zira bazen savurman  gerekir  içindeki nefreti. O kırgın, kırılmış cam kırıklarını saplaman lazım gelir bir bir camı kıranın iki kaşının ortasına.  işe yarar mı? kısmen.  tam olarak geçiremese de kırgınlığını, hafifletir yükünü.  kıran mı?  o hiçbir şey anlamaz senin saldırından, üstüne bir de suçlu çıkarsın. sensindir onun hayatını zindan eden. herkes de bunu bilir kendisi böyle bildiğinden. sonrasında bir de anlaşılmamanın kırgınlığı; d amlaya damlaya küveti delen su damlası gibi.  iyisi mi, kırıldığında aklına gelecek ilk şey " daha fazla kırılmayacağım, en azından aynı kişi tarafından " olsun. derler ya herkesin sende bir kotası olmalı diye.. tamam işte. o kotaya bak, kıranı seç, yavaş yavaş indirge kotasını.  kota dışına da yol ver.  melanko...