Ana içeriğe atla

Kayıtlar

güzel insanlar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Curiosity ve Barış Ünver

Curiosity NASA'nın 14 Aralık 2004 itibari ile geliştirdiği; 26 Kasım 2011 tarihinde keşif amacı ile Mars'a fırlattığı ve bugün, 6 Ağustos 2012 günü başarılı bir iniş yapan keşif robotunun adı. Dilimizde merak anlamına gelen bu isim 9000 isim alternatifi arasından seçilmiş. Bu meraklı robot öyle müthiş ki, Dünya ile Mars arasındaki mesafeden kaynaklı olan gecikmeli sinyallere (14 dk) rağmen tek başına Gale Krateri'ne iniş yaptı. Belki klişe duracak ama bu başarı, bilim ve insanlık adına olağanüstü bir değer taşıyor. Curiosity Mars üzerinde 5-20 km alanda 1 Mars yılı eden, en az 687 dünya günü boyunca keşif yapacak .  Onu bu adreslerden takip edebilirsiniz:    NASA       MarsCuriosityTwitter Barış Ünver http://beyn.org/   adresinin sahibi, genç bir blogger.  İnsanlar onun adını, anayasa değişikliği raferandumu öncesinde (2010) kişisel adresinde yer verdiği düşünceleri nedeniyle, Recep Tayyip Erdoğan tarafından kendisine dava açılan blo...

Kazım Koyuncu 25062005

" Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler d...

Nazım Hikmet Ran Sevgisi

Nazım Hikmet'in son zamanlarından... &  Vera Tulyakova & Bedri Rahmi Eyüboğlu *** Bedri Rahmi Eyüboğlu , onu bırakıp da giden can dostu Nazım'ın ardından şöyle der:  "Yiğidim aslanım burda yatıyor..." şu sılanın ufak tefek yolları ağrıdan sızıdan tutmaz elleri tepeden tırnağa şiir gülleri yiğidim aslanım burda yatıyor. bugün efkarlıyım açmasın güller yiğidimden kara haber verirler demirden döşeği taştan sedirler yiğidim aslanım burda yatıyor. ne bir haram yedim ne cana kıydım ekmek kadar temiz su gibi aydım hiç kimse duymadan hükümler giydim... yiğidim aslanım burda yatıyor... mezar arasında harman olur mu onüç yıl hapiste derman kalır mı azrail aç susuz canın alır mı yiğidim aslanım burda yatıyor... *** Nazım Hikmet'in annesi Celile Hanım'ın yaptığı  ve  daha sonra  Bedri Rahmi Eyüboğlu'na armağan ettiği  "oğul" portresi. Burada da portrenin arkasına Bed...

Aydın BOYSAN

Aydın Boysan & Nini Nasıl da tatlı bir insan! Kendi kanımdan olsa daha fazla sevemezdim, o derece vurgunum üstadımıza! Büyük, küçük demeden herkesin karşısında saygıdan önünü ilikleyen bir insana vurgun olmamak zaten neyime! Hele ki bu devirde. Kitapları, kitaplarında yer verdiği anıları... Ne de güzel anlatıyor bir bir her şeyi. Okurken kendimi onun doğduğu yıllardan, bugüne kadar seyahat halinde buluyorum. Anıları anılarım, annesi annem, oynadığı oyunlar oyunum, yediği dayak dayağım oluyor... (Tabii ki Abanoz anılarına sadece seyirci kalıyorum :)) Anı demekle geçmemek lazım, her biri tarih dersi kıvamında okuruna bir şeyler öğretiyor, veriyor. Hele ki günümüzün gençlerinden biri olarak ben o zamanları hayretle okuyorum. Bir de hayata bakış açısı ve görüşleri; başarıları ve sitemleri... Herkesin, özellikle de genç neslin tanıması gereken biri. Ve, Rakı. Aydın Boysan deyip de onun sohbetinden, rakı tutkusundan bahsetmemek olur mu hiç? En büyük hayallerimden ...

Hıfzı TOPUZ

Hıfzı Topuz & nini Hıfzı Topuz... Onu ve yaptıklarını-başarılarını düşündüğümde, bugün "ben iletişimciyim- gazeteciyim" diyen bazı insanlar adına çok üzülüyorum. Ya ondan bi haberler ya da kendilerinden... Elbette hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığı dünyamızda her şey çok zor. Fakat konu gazetecilik, iletişim, araştırma, özgünlük  ise; bugün bir Hıfzı Topuz olabilmek elimizdeki imkanlardan ötürü çok daha kolay. Yasaksa yasak, tehditse tehdit... İsimler-sebepler farklı olsa da her şey geçmiş yıllarla aynı. Üstüne bir de teknoloji  ve ulaşım kolaylığı girdi hayatımıza, bunu da düşününce iletişimciyim demek daha da kolay olmalıydı günümüzde.  Ama maalesef. Olmuyor. Buradan da anlıyoruz ki Hıfzı Topuz olabilmek için, onun kadar insani kaliteye sahip olunması gerekiyor... Ben kendisini Afrika çalışmalarıyla duymuş ama daha çok kitaplarıyla bilirdim. Kıvrak zekası, kültür birikimi, tarih merakı ve elbette mesleğine duyduğu saygı ile birlikte çok güzel eserlere sahip ...

6 Mayıs 1972

6 Mayıs 1972 Deniz, Yusuf ve Hüseyin 'in ölümlerinin üzerinden 40 yıl geçti. İdamları sırasında annemin bile çocuk olduğu bu gençleri, bugün saygı, hayranlık, hüzün ve sevgiyle anıyorsam fazla söze ne hacet! ... Deniz'e Karşı Utancım yıllar geçti üzerinden, artık idam yok 1972'den beri bu tarihten tiksinen çok sen gittin gideli çok şeyler değişti be çocuk öldüğün yaştayım ama bıyıksız halin kadar yüreğim yok ... bir de şarkı: Zülfü Livaneli:   Hoşçakal Kardeşim Deniz .. Böyle insanları Hatıramayalım da unutalım mı? sahi, daha ne isimler var bu lekeli tarihte kalp ağrıtan, daha önce de bu blogda yer verdiğim başka isimler gibi: Hatırlamayalım da unutalım mı?

Hachiko ve Hikayesi

Hachi Sevgi... Kendi adıma, hayatım boyunca en ama en çok önem verdiğim, düşkün olduğum ve vazgeçilmezim olan kavram. Her zaman saygının da, vefanın da, sadakatin de sevgiden geçtiğine inanmışımdır. İnsanların varoluş tarihlerinden bu yana birbirlerinin güvenini kıracak çok şey yaptıklarından olsa gerek, bugün birçok kişi, herhangi bir canlıya besledikleri sevgiyi 10, 100, hatta 1000 insana bedel görebiliyor... Hachiko ... Hachi, kelime anlamı sekiz olan Japonca bir isim. İnanca göre kutsal, göğe eren rakam olarak kabul ediliyor. 1924 yılında, Tokyo Üniversitesi'nde görev yapan Japon profesör Hidesaburo Ueno, evine dönerken istasyonda rastladığı saf Akita cins köpeği sahipleniyor. Kısa süre içerisinde aralarında oluşan bağ, Hachi'nin akıllı ve kolay öğrenen bir hayvan olmasıyla birleşerek bize çok önemli bir "hayat dersi" olan bu gerçek hikâyeyi sunuyor hachiko  Her sabah üniversiteye gitmek üzere istasyona yürüyen sahibine bir sabah Hachi de eşli...

Şafak Pavey: Sarılmak

Şafak Pavey ve nini   Şafak Pavey ... Ondan bahsetmeye başlarken  "Uluslararası Cesur Kadınlar" ödülü sahibesi olan CHP Milletvekili diyerek son dönemin yüzeysel özetini geçebilirim ya da saatler ve sayfalar harcayarak adım adım tüm meziyetlerini seve seve sıralayabilirim. Ondan daha önce defalarca bahsettim (bknz:  Benim Şafak Pavey'im ), gün gelecek yine bahsedeceğim ama bugün size farklı bir şeyi, ona sarılmanın bana verdiği mutluluğu anlatmak istiyorum. Okuyacaklarınızın içinde siyasal ya da ciddi meseleler aramayın. Bu kelimelerim tamamen genç bir kızın duvarında asılı olan postere bakarak daldığı hayallerle; fanatik bir futbolseverin galip geldikleri maç sonrasındaki coşku edasını taşıyor. (gülücük) İçimden geldikçe ya da söylemek istediğim bir şey oldukça  Şafak Pavey'e bir yol bulup ulaşıyordum. O da mutlaka, geç de olsa, nazik bir yanıtla geri dönüş yapıyordu. Günlerden 23 Mart 2012, Cuma - Sarılmam mümkün müdür? Şafak'ın* internet üzerind...

Bilir misin?

" Sen "in kim olduğu önemli değil... Benim için gülümsediğin anların nedeni olabilmemin anlamını bilir misin? Sahi, bilir misin bir insanı gülümserken görebilmenin bendeki önemini? Bilir misin bana söylenen şarkıları, benim senin için söyleyebilecek oluşumun mealini? Bilir misin elim, kolum, beynim kadar yaşamak için sana ihtiyaç duymamın nasıl bir sorumluluk olduğunu? Bilir misin nefes alıyor oluşunun bana verdiği güveni?  Bendeki de laf, nereden bileceksin ki? Adettir bu; hangi sevilen bilmiş, anlamış seveninin onu nasıl sevdiğini? Mesela Barış Manço ... Nasıl da bizimdi, benimdi. Onun şarkılarıyla büyümek, belgesellerini izlemek... Adam olacak çocuk olmaya and içmek ne demektir bilir misin? Ya da farkettin mi hiç adam olup, olamadığım gerçeğini? Peki, ya adam olamadıysam bu durumun beni nasıl inciteceğini... Bilir misin Hulusi Kentmen 'e olan düşkünlüğümü; onu her izleyişimde kendimi dedemi izlediğime inandırışımı? Sahi, Freud 'u babam sandığımı biliy...

Faili Ocak Ayı (Uğur Mumcu, Gaffar Okkan, Hrant Dink)

İnsan olmayı hazmedebilmiş , doğru davranmayı becerebilen, ülkesi için çalışan vatandaşımız var(dı) bizim.   Aydınımız, gazetecimiz, düşüncesi uğruna savaşmak ve ölmek zorunda kalan Uğur Mumcu'muz var(dı)   Bir gün evinin önünde, kendi arabasının içerisinde havaya uçtu bedeniyle beraber bütün gerçekleri/gerçeklerimiz.   Üzüldük, utandık, nefret ettik, isyan çıkardık, adalet dilendik... Milyonların düşünce ve umutlarını öldüren, cesaretlerini kaybettiren bu cinayetin suçlularını istedik. 1993 yılından bu yana... Faili Ocak ayı olan Uğur Mumcu cinayetimiz var bizim. * İnsan olmayı hazmedebilmiş , adil davranmayı becerebilen, ülkesinin tüm bireylerini eşit görüp, seven vatandaşımız var(dı) bizim. Alt kimlik anlayışına ve teröre savaş açan, tüm tehditlere rağmen doğru uğruna savaşan emniyet müdürümüz, Ali Gaffar Okkan'ımız var(dı) Bir akşamüstü, Diyarbakır'da pusuya düşürülmesi sonucu onu kaybettik. Onunla beraber teröre karşı dik duruşumuzu da... ...

Erdal Eren - Sinan Süner

Hatırlamayalım da unutalım mı? Her şeyin yerle bir olmaya başladığı dönemlerden birinde ölen gencecik delikanlılar... Onların hikâyeleri değil mi tüm ülke tarihinin silinmeyecek kara lekesi ve kabuğun altında aralıksız kanayan yarası. Ne yapalım? Hatırlamayalım da unutalım mı? O   O , Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği  (Y.D.G.D.)  üyesi ve ODTÜ öğrencisiydi.   O ,  SSCB'nin (Sovyetler Birliği) Afganistan işgalini protesto etmek amacıyla bir gece duvar        yazısı yazmak üzere toplanan öğrenciler arasından en şanssız olandı. Çünkü o, duvar yazısı ve                  afişlerle uşraştığı sırada, oradan arabasıyla geçmekte olan dönemin MHP'li bakanı Cengiz Gökçek 'in koruması Süleyman Ezendemir'in silahıyla defalarca vurulan ve daha sonra kan kaybından ölene kadar başkent sokaklarında arabayla gezdirilip işkence gören, öldüğü anlaşılınca da hastane kapısına atılan genç adamdı. ...

Nazım Hikmet Ran

20 Kasım 1901 - 3 Haziran 1963 Necip Fazıl Kısakürek:  Benim idealimdeki rejim olsa seni astırır, sonra da mezarını türbe yaptırırdım . Nazım Hikmet : Benim idealimdeki rejim olsa, ben de seni astırırdım. Sonra da darağacının altına oturup hüngür hüngür ağlardım!

Şafak Pavey

Şafak Pavey Şafak Pavey'i çoğunluk 12 Haziran 2011 seçimlerinde, CHP İstanbul Milletvekili seçilmesi ve fiziksel engellerine rağmen dik ve güler yüzlü duruşuyla tanıdı.  Oysa daha nice saygı duyulacak, ayakta alkışlanacak özellikleri var bu tatlı kadının. Hayatında başardıkları ve başaracaklarına dair kronolojik ve doğrudan bilgi için onun adıyla açılan siteye bakabilirsiniz:   http://www.safakpavey.com/ "İmdat doğa" Şafak Pavey Hakkında Her Şey: Nasıl engelli oldu? 17 yaşında yurt dışına çıkan, hayalleri ve eğitiminde seçtiği dallar sanat olan, dansa çok ilgi duyan ve sinemacı olmayı isteyen bir genç kızdan; Geçirdiği kaza sonucu  tren altında kalarak sol kol ve bacağını kaybeden; bütün hayallerini bir kenara bırakmak zorunda kalmasına rağmen, kendine ve insanlara yeni hayaller çizebilen bir kadına kadar uzanıyor hikâye. -O ve azmi, Zürih Üniversitesi Hastanesi'nde tez konusu oluyor- Ne içinde duyduğu iyilikten, ne çalışkan...