Ana içeriğe atla

Kayıtlar

anma etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kazım Koyuncu 25062005

" Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürle...

Nazım Hikmet Ran Sevgisi

Nazım Hikmet'in son zamanlarından... &  Vera Tulyakova & Bedri Rahmi Eyüboğlu *** Bedri Rahmi Eyüboğlu , onu bırakıp da giden can dostu Nazım'ın ardından şöyle der:  "Yiğidim aslanım burda yatıyor..." şu sılanın ufak tefek yolları ağrıdan sızıdan tutmaz elleri tepeden tırnağa şiir gülleri yiğidim aslanım burda yatıyor. bugün efkarlıyım açmasın güller yiğidimden kara haber verirler demirden döşeği taştan sedirler yiğidim aslanım burda yatıyor. ne bir haram yedim ne cana kıydım ekmek kadar temiz su gibi aydım hiç kimse duymadan hükümler giydim... yiğidim aslanım burda yatıyor... mezar arasında harman olur mu onüç yıl hapiste derman kalır mı azrail aç susuz canın alır mı yiğidim aslanım burda yatıyor... *** Nazım Hikmet'in annesi Celile Hanım'ın yaptığı  ve  daha sonra  Bedri Rahmi Eyüboğlu'na armağan ettiği  "oğul" portresi...

6 Mayıs 1972

6 Mayıs 1972 Deniz, Yusuf ve Hüseyin 'in ölümlerinin üzerinden 40 yıl geçti. İdamları sırasında annemin bile çocuk olduğu bu gençleri, bugün saygı, hayranlık, hüzün ve sevgiyle anıyorsam fazla söze ne hacet! ...                                                                                         Deniz'e Karşı Utancım yıllar geçti üzerinden, artık idam yok 1972'den beri bu tarihten tiksinen çok sen gittin gideli çok şeyler değişti be çocuk öldüğün yaştayım ama bıyıksız halin kadar yüreğim yok ... bir de şarkı: Zülfü Livaneli:   Hoşçakal Kardeşim Deniz .. Böyle insanları Hatıramayalım da unutalım mı? sahi, daha ne isimler var bu lekeli tarihte kalp ağrıtan, daha önce de bu blogda yer verdiğim başka isimler gibi: Hatırlamayalım ...