Arayı kapatmak çok zor. Şu an kendimi bir bilimkurgu filminden fırlamış gibi hissediyorum... Sanki yıllar önce dondurulmuşum da yüzyıl sonra uyanmışım. Her şey tanıdık ama aynı zamanda yabancı. Bir yandan da uzaydan döndüğünde ülkesini bulamayan, arada kalmış kozmonot Sergei Krikalev gibiyim: yani ne tam buraya aitim ne de geride bıraktığım yere. Hatta ülkem bile durmuyor olabilir. (Buralarda blog vatandaşı kaldı mı?) Burada yokken ne de çok şey değişti. Aradakileri tek tek saymazsak yapay zeka (AI) girdi hayatımıza. Her şeyin mekanikleştiği bu zamanda içimin yeniden uyanıveresi tuttu. Tekrar yazmak istedim bir nebze de olsa kendimi eski usulde bulmak için. Aslında deftere karalamalarım başlayalı 1 sene oluyor sanıyorum. Önceki yaşgünümde dönmüştü yazma hevesim. Hatta bu blog'u geri getirdim, yitirdiğim alan adımı geri aldım. (Bkz. nileud) Bu yaş günümde de buraya dönüyorum. Artık olduğu kadar; mükemmeli kovalamadan, akışta... Başta dediğim gibi arayı kapatmak çok zor. Sadece bile...