Kafalarımız karışık, yorgun ve saçmalamaya müsait haller içerisindeyiz. Her birimizin kişisel yaşantısı yeterince problemli değilmiş gibi, bir de etrafımızda olup bitenlerden nefes alamaz duruma geldik. Bir gün otobüste yanımızda oturan adamın kafatasını cama vurarak kırmak isterken; bir başka gün markette çocuğunu kolundan sürükleyen kadını saçlarından et reyonuna asmak isteyebiliriz. Gelin görün ki bu uçuk fantezilerimize rağmen aslında havlayan köpekten hiçbir farkımız yok. Biz sadece adalet, insanlık ve sevgiye olan özlemlerimizin çizdiği yolda, sıyırmak üzere koşar adımlarla sek sek oynuyoruz. 8 adım ileri, 8 adım geri. Lanetlenmesi gereken insanlar yanımızdan bisikletle geçerken, biz olduğumuz yerde zıplayıp duruyoruz. Ne de olsa meczubuz... Bize meczup diyorum ama Tanrı aşkıyla aklını yitirmiş kimse * olanından değil; şahit olduğumuz çirkinlikler sayesinde dengesini kaybetmiş olanlardanız biz. Her gün haberleri okuduğunda kendini camdan atmak isteyen; "bundan bet...
Merhaba, Ben Nini — Kelimelerin Zamanda Açtığı Tünellere Hoş Geldin!