Ana içeriğe atla

Kayıtlar

mini sohbet etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Mini Sohbet: Evren

Gugulda arattım: “evren kaç yaşında” Solumda evren çıktı 13,8 milyar yıl, sağımda Evren çıktı darağacının gölgesine rağmen 96 yıl. Küstüm kapadım. 

Mini Sohbet: TIRlattık

Mektup* mu taşıyormuş TIR? TIR mektup mu yazmış? PTT'tedeki T'lerden biri telgraf değil de TIR mı? Gülen böyle beddua etmeyi nerden öğrendi? Başım döndü. *Gündemin yeni maskesi mektup. Acaba üzerine pul yapıştırmış mıdır hoca? 

Mini Sohbet: Takvim

Hayatı dolu dolu yaşamak güzel fikir de tıpası açık kalmış gibi dibimin; çabalasam da dolamıyorum. Hele ki son zamanlarda hep bitiğim ya da yarım. Kendime kuşbakışı baktığımda iki ana başlıkta her şey yolunda. Geriye kalanı ya kötü ya da bulanık. Önümü göremiyorum. Neye ya da nereye varacağımı bilemiyorum. Hani yolunda giden şu iki şey var ya, işte ben onlardan birinin bile bozulmasına nasıl tahammül ederim? Düşünemiyorum. Melankoli değil bu. Hayır. Melankoli olsa buraya yazmam, kendi kendime yaşarım. Öylesini seviyorum. Hareket eden her şeyi kendince analiz eden benden, kişisel bir durum değerlendirmesi bu sadece. Ne olduğunu ve neye ihtiyaç duyduğunu bilmeli ki insan huzura erebilsin demiş biri. Aslında o biri de benim ama böyle söyleyince daha anlamlı geliyor kulağıma. Nedense hep bir başkasının söylediği daha anlamlı gelir ya kulağa... Oysa ki değil. Bu toplum bizi çok yanlış yetiştirdi. Asıl anlamlı olan senin düşündüğün, hissettiğin... Ben şu an ne olduğumu biliyorum. N...

Mini Sohbet: Yağmur

yağmur mu beni romantikleştiren?  belki de iliklerime kadar giren zerrelerdir bana içimde sen varmışsın gibi hissettiren... peki,  yağmur mu heyecanımı tetikleyen? yoksa,  sen değil de toprağın kokusu mu tenimi cezbederek  aklımı yerinden ettiren? neyse ne. yağsın, durmasın.

Mini Sohbet: Anti Sempatizan

Seni gördüğüm her an midem ağzıma geliyor, cinnete bulanıyor naif ruhum. Gel gör ki ulusun yarısı seni seviyor, zaten tutulduğu da bu ya nutkumun!

Mini Sohbet: Kor

Aşk bir harlama.  Yansan da adı aşk,  yanmasan da. Ama aşkta yanmak haz verir tutkuyla yaşayana. Aşk... Bensiz de olur lakin benimle bir başka! 

Mini Sohbet: O şarkı

Sırasını bekleyen herkese ithafen,                              sevgi dolu gülücüklerimle... Aşk? Çeşit çeşit, renk renk, deli dolu bir ton aşk... Hepsi de özeldir sahiplerine, ama bence bu şarkı daki en çılgını, sevimlisi! Aşkına bu denli sadık olmaktan var mıdır ötesi? Kaç "aşık" bu şekilde sabırla şans verir kendine ve sevgisine? Ne istediğini bilmek ve sevdiğine özgür bir hayat sunabilmek... Yaşamak istediğin ne varsa git yaşa, doy ve benim olacağın zaman geri gel demek. Sana mutluluk getirir ya da getirmez, yaşamadan bilinmez. Kesin olan tek şey: bu aşk marjinalliği. Hani derler ya " oldies but goldies " diye; işte bu şarkı tam da o kıvamda. Çağrışımları da en özel gençlik* anılarım arasında... (gülücük) Aşktaki en kötü haliniz "Sıramı Bekliyorum " coşkusunda  olsun.  Ve, dilerim ki bir diğer şarkı olan " Hadi Git ",  hayatınızda sadece tınısından dolay...

Mini Sohbet - Ağzı Olan Konuşuyor

Seninle konuşmak istiyorum, olmuyor Benimle konuşmanı istiyorum, olmuyor Sana güvenmek istiyorum, olmuyor Bana güvenmeni istiyorum, olmuyor Sussunlar istiyorum, olmuyor Dedikodu ölsün diyorum, olmuyor Korumak istiyorum, olmuyor Korunmak istiyorum, olmuyor Temiz kalmak istiyorum, olmuyor Temiz kalsınlar istiyorum, olmuyor Büyüyelim istiyorum, olmuyor Barışalım istiyorum, olmuyor Unutalım istiyorum, olmuyor Affedelim istiyorum, olmuyor Affedilelim istiyorum, olmuyor Dostluk diliyorum, olmuyor Anlayış bekliyorum, olmuyor Hatasızlığa çalışıyorum, olmuyor Hata aramak kimin haddine diyorum, olmuyor ... Herkes kendi işine baksa keşke, ama o zaman da insanlar çok "düzgün" olmuyor...

Mini Sohbet - Huzur

ben burada olmak istiyorum.  stresten, işten, kalabalıktan, internetten, haberlerden, matkap sesinden, topuklu ayakkabıdan, ailemden, kavgadan, sevgilimden, dostumdan, dedikodudan... her şeyden uzakta. şimdi sen bunu okuyorsun ya, ben burada olup senden de uzak kalmak istiyorum. sevdiğim-sevmediğim ne varsa düşsün 5 dakikalığına yakamdan. söz güneşi batırıp geri döneceğim bensiz sahteliği eksik kalacak dünyaya ama şimdilik bi destur! müzik bile benimle olmasın bu defa. sadece rüzgar, dalga ve yengeçlerin ayak sesleri... kıyafetlerimi de atayım ki kenara, esintiyle üzerime bulansın kum taneleri. ...    1... ...2... ...3... ...4... ...5 . uyanış (bknz: beyaz yatak )

Mini Sohbet: Dırdır

Agu ile başlar her şey, ardından dır gelir. Sonra dır'a bir dır daha eklenir ve olur insanlığa  dırdır.  Fenadır da dırdır. Yapan çekilmez, yapılanı yer çekimi bile dünyaya geri çekemez.  Ah bir de benim dırdırım yok mu?  Tadından yenmez.   Yeme de yanında yat denir ya, onu burada uyarı babında kullanabilirim işte, zira yiyecek olursan oturur midene.  İyisi mi sen çok konuşturma beni.   Tamam!  Evet!  Biliyorum ki başladığımda beni susturmak büyük mesele.  Öyle her yiğidin harcı değil  ama  kelime dağarcığım ve vereceğim enerjinin kutbunu belirlemek senin elinde.  Malum bakarsan bağ olur bakmazsan dağ olur.  Yani olay şu ki: öyle ya da böyle bir şey olacak, doğamın ve östrojenimin kanunu bu.  En iyisi biz iyi geçinelim ki adı gevezelik olsun.  Yok kızdıracağım dersen dırdırım senin olsun.  Şansın yaver gitmezse bir de geveze dırdırıma denk gelirsin,  ki seni...

Mini Sohbet: Tanıştır Benimle

Uzun zamandır dolduramamıştı satırları kelimeleriyle. Ne telefonunu açtı ne de gelen mesajları yanıtladı. Yüzü desen hafızalarda silik bir simadan ibaret. Öyle uzun zamandır yoktu ki artık özlenmez olmuştu sesi. Ona beslenen özlem duygusu yerini alışılmış, kabullenilmiş bir uzaklaşmaya bıraktı. Arada adı geçtiğinde herkesin aklında soru işaretleri belirir, ancak birkaçının içinde yoksunluk hissi uyanırdı. Uzun zamandır dökemez olmuştu içindeki hisleri satırlara. Ne çalan telefonun sesi, ne de gelen mesajların döndürebilmişti onu hayata. Kimbilir en son ne zaman bakmıştı aynadaki suretine. Öyle uzun zamandır kendini kapamıştı ki iki göz evine, şimdi geri dönmek istese de dönemezdi kendininkinden başka ayakların yürüdüğü caddelere.  Diyelim ki şansın yaver gitti ve rastladın ona: bana söyler misin kim bu gördüğün karşında? nileud@gmail.com

Mini Sohbet - Gece Gevezeliği

"Bu gece nasılsın?" dersen: "bir dalda iki kiraz, biri al biri beyaz" derim. "Genel olarak ruh halin şu sıra nasıl?" dersen "çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane derim" Mesajın alındığını umarak doğaçlama saçmalamaya devam ediyorum ve tüm sıralamalarımın saat 01:00 itibari ile, laptop kucağımda, ara ara, mevcut bulunan ruh halime göre yaptığımı belirtmek istiyorum.  Bir meyve olacak olsaydım çilek ; sebze olacak olsaydım patates; hayvan olacak olsaydım köpek (golden) olmak isterdim. Tarihte yer alan sarışınlardan birine benzeme şansım olsa Grace Kelly olmayı seçerim. Friends dizisinin tüm karakterleriyle aynı evde yaşamak istiyorum. Bir de Joey&Chandler&Ross bana aşık olsun istiyorum. (aralarından seçemiyorum, çok zorlansam Ross'u eliyorum ama diğer ikiliden asla vazgeçemiyorum. evet! hayat bana zor) Şu an Assos ya da Seferihisar'da olup, denize ayaklarımı sokup cup cup yapmak istiyorum. Tabii bundan önce havanı...

Mini Sohbet: Şerefe

"Merhaba, naber?" dediklerinden kelime; "Dostum, anlat dinliyorum" dediklerinden " düşünce " kaparsın. Siz siz olun arkadaşlarınızı yakın, dostlarınızı daha da yakın tutun. Çünkü dost dediğiniz, kalbinize ettiği kadar aklınıza da eşlik eder.  İnsan bu, içinde aşırı bir hainlik taşımıyorsa zaten, derdin olduğunda seninle beraber derdine içerleyecektir.  Güzeldir ama herkesin dost olabildiğine delalet değildir. Zaman geçirmek, bir şeyler paylaşmak için elbette referansa gerek yok. Ama siz yine de düşüncelerinizin yanında git gide büyüdüğü kişilerle olmaya gayret edin. Sizinle çaresizliğinize eşlik edenin, ağlayanın değil; çaresizliğinize üzülmeyi kenara bırakıp çarenize çare eklemeye çalışanın dostunuz olduğunu bilin. Zira sağduyunuzu kaybetmemeniz sizin olduğu kadar, yanınızdakilerin de elindedir. Bunlar arkadaşım Chebis'in söylediği bir aforizma sonucu aklıma düşenlerdir.  Kim olduklarını seçmeniz ve kıymetlerini bilmeniz dileği ile, şere...

Mini Sohbet: Sıkılıyorum

-sıkılıyor musun? -evet sıkılıyorum -kendi kendine mi konuşuyorsun? -cevabı bilmiyor muyum? -sus bence! -sustum -... Şaka ya da espri denemesi değil. Şizofrenik bir durum hiç değil. Zaten kendime öyle bir teşhis koysam paylaşmaktan kaçınmayız.  Biz.  Ben ve nileud. Sadece sıkılıyorum. Bir süredir öyle çok şey yapmak istiyorum; öyle çok hedefim var ki, bunları gerçekleştiremiyor olmaktan dolayı çok daralıyorum. Yapamadığım şeylerin beni kara delik misali yuttuğuna inanmaya başladı k . Evet, işim çok ama yine de çok sıkılıyorum.  Kafasında ev topuzu, üstünde pijamayla oturup yazı yazan bize yılmadan katlanın ve canınız istedikçe okuyun, yazın diyorum. Sustuk.