Ana içeriğe atla

Kayıtlar

hayal etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kıyamet Günü Geldi!

kıyamet günü fırtına yutmuştu her birimizi toz bulutunun körelttiği gözlerimiz görememişti etrafta çaresizce çırpınan diğer bedenleri ardından uğultuların zihnimizi sarmasıyla kulaklarımız da sağırlaştı, artık ne kendi çığlığını ne de çevresindeki acı dolu feryatları duyamaz oldu insan evladı inananın kıyamet günü gelip de çalmıştı kapıyı sorgulamaya başladı sondan başa tüm günahlarını bedeni tuzla buz oldu her bir hücresi çamura bulandı dünya üzerinde tek bir insan bile o mikro saliseden sonra nefes alamadı dünya artık yok yerinde inanana kıyamet; inanmayana sönmüş enerji dediler adına son, herkese aynı son! insanlık çalıştı ve  kazandı tükenmeyi cennet diye bir yer varsa şayet, kapısından girecek kul kalmadı  ömrünü oraya adayanların bile sessiz kaldıkları için cehennem olmuştu artık yeri kötüysen zaten şaşırmazsın, iyiysen de neden diye sorma senin dünyanda kötülükler olurken sen sadece kendi ...

Kırmızı Karavan

Kırmızı Karavan  Hayallerimiz olmadan yaşayabilir miyiz? Daha minicik ellerimizle okul çantamızı kaldırmaya çalıştığımız zamanlarda başlarız hayal kurmaya.  Bir kız çocuğu, şehre gelen sirkin büyüsüne kapılıp akrobat olmak isterken, onunla aynı paraleldeki bir başka küçük kız, gözlerini kapatıp okula gidebileceği günleri düşler. Düşler, düşler, düşler.  Dil, din, yaş, ırk, cinsiyet... Hiçbir yafta önem teşkil etmez hayallerde.  İhtiyaçtan ya da büyüsünden dolayı yaratılır onlar insanların kendine özel dünyalarında.  Düşüncesi bile yeterlidir sahibini mutlu etmeye.  Üstüne bir de gerçekleşse... Kırmızı karavan... Kırmızı bir kamyon hayalinin zamanla mutasyona uğrayarak vardığı nokta. Sahibesini özgür, huzurlu ve mutlu kılan küçük bir hayal.  Tüm dünyayı dolaşabileceği, içinde büyüttüğü insan sevgisine sevgi ekleyebileceği mütevazi bir dilek. Katlar, yatlar değil küçük kırmızı bir karavan Dayatılan 'ın gönlünde...

EV

Domenico'nun en tanınmış çalışmalarından birisi  Yaşlı Adam  ve  Çocuk   Çocuk esirgeme kurumları ve huzur evleri... Elden geldiği kadar gönüllü olup, oradaki insanlarla zaman geçirmenin yeri doldurulamaz önemine inanıyorum. Zira onlara ayırılacak az bir zaman, b ugüne kanmamayı, yarını şimdiden düşünmeyi öğretebilir insana, ki bu en bencil faydasıdır. Asıl duygu ise, karşı tarafa hissettirebileceğin mikro saniyelik de olsa önemsenmiş olma hissiyatıdır. Benim "EV" hayalim,  ciddi anlamda kuvvetli bir sermaye ve emek gerektiriyor. Emekten yana sıkıntı duymuyorum da, sermaye sıkıntı. Şimdi benimle oldukça büyük bahçesi olan, kocaman bir ev düşle: Bu evde, huzur evine gitmek zorunda kalan yaşlılar ve kimsesiz çocuklar beraber yaşayacak. Birbirlerinin yalnızlıklarını yine kendileri; birbirlerine destek olarak giderecekler.  Personeli, bakıcıları, gönüllüleriyle beraber sıcak bir aile ortamı olacak. Bu iki uzak kuşağın birbir...