Ana içeriğe atla

Kayıtlar

kurgu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Duvar

... , çünkü sen benden, ben senden, biz ise bizden uzaklaşalı çok oldu. Başlangıçtaki büyü ile eş gördüğümüz benliklerimiz, zaman geçtikçe aramıza duvar ördü. Büyüttüm, büyüttün, büyüdü. Duvar yükseldi; göremez olduk birbirimizi. Sen dedin ki "neden yaptın bunu?". İndirdin balyozunu  bizi kurtarabilmek için  aramıza giren duvarın kalbine. Ben ise "dur" dedim, "durmazsan molozların altında ezileceğim/z". Sen vurdun, ben ezildim. Üstelik duvara asıl sebep de sendin.  ... Vurabilirdim ben de elimde balyoz olmaksızın var gücümle o duvara. Ama yapmadım. Kanasam da, üstüne kanımın sinmiş olduğu moloz parçacıklarını solusan da * durmazdım bir dakika. Ama yapmadım.  Senin duvar diye lanetlediğin aramızdaki son hudutun da yıkılışına seyirci kalamadım. ... Bu yüzden artık dur. Y orma,  yorulma, d ur!   ... Artık sıva zamanı.  Aramızdaki haklı duvarı kabullenip, h angimiz usta diye düşünmeden,  bizimle son bir kez biz olarak barışm...

Mini Sohbet: Dırdır

Agu ile başlar her şey, ardından dır gelir. Sonra dır'a bir dır daha eklenir ve olur insanlığa  dırdır.  Fenadır da dırdır. Yapan çekilmez, yapılanı yer çekimi bile dünyaya geri çekemez.  Ah bir de benim dırdırım yok mu?  Tadından yenmez.   Yeme de yanında yat denir ya, onu burada uyarı babında kullanabilirim işte, zira yiyecek olursan oturur midene.  İyisi mi sen çok konuşturma beni.   Tamam!  Evet!  Biliyorum ki başladığımda beni susturmak büyük mesele.  Öyle her yiğidin harcı değil  ama  kelime dağarcığım ve vereceğim enerjinin kutbunu belirlemek senin elinde.  Malum bakarsan bağ olur bakmazsan dağ olur.  Yani olay şu ki: öyle ya da böyle bir şey olacak, doğamın ve östrojenimin kanunu bu.  En iyisi biz iyi geçinelim ki adı gevezelik olsun.  Yok kızdıracağım dersen dırdırım senin olsun.  Şansın yaver gitmezse bir de geveze dırdırıma denk gelirsin,  ki seni...

Rimelleri Akmayan Adamlar

İlişkiler gizemli bir yolculuk, bile bile lades... Başlarken nereye varacağını bilmeden başlıyor insan. Biter mi?  Biterse içini ezer mi? Bitmemesi seni  üzer mi? ... Bitti, üzüldün mü? Bitmesi yüzünü güldürdü mü? ... Toz kondurmadığın ruhun büzüşüp kalıveriyor birisinin karşısında. Düşünüp duruyor ama varamıyorsun bir sonuca:  acaba hangi ara kapılmıştın bu kadar "o"nun varlığına? ...derken ayrıldınız. Bu gece kendini sokaklara vurup kafanı dağıtmak varken, hatta özlediğin yabancı tenlere özgürce doyabilecekken evindesin. Evinde ve bu halde... Yakışır mıydı bunlar senin gibi "adam" birine? Yakıştı, çok da şık durdu.  Duygularını yaşamak da bir erdemdir; bu yüzden  ne sorgula ne de gocun. Giden sevgilinin ardından olabilecek hallerden birisinin içerisindesin sadece. Biraz giden babanın ardından ağlayan annen;  biraz da bugün terk edilmiş tanımadığın insanlar kıvamı diptesin. Tek eksik yüzündeki a...

Kıyamet Günü Geldi!

kıyamet günü fırtına yutmuştu her birimizi toz bulutunun körelttiği gözlerimiz görememişti etrafta çaresizce çırpınan diğer bedenleri ardından uğultuların zihnimizi sarmasıyla kulaklarımız da sağırlaştı, artık ne kendi çığlığını ne de çevresindeki acı dolu feryatları duyamaz oldu insan evladı inananın kıyamet günü gelip de çalmıştı kapıyı sorgulamaya başladı sondan başa tüm günahlarını bedeni tuzla buz oldu her bir hücresi çamura bulandı dünya üzerinde tek bir insan bile o mikro saliseden sonra nefes alamadı dünya artık yok yerinde inanana kıyamet; inanmayana sönmüş enerji dediler adına son, herkese aynı son! insanlık çalıştı ve  kazandı tükenmeyi cennet diye bir yer varsa şayet, kapısından girecek kul kalmadı  ömrünü oraya adayanların bile sessiz kaldıkları için cehennem olmuştu artık yeri kötüysen zaten şaşırmazsın, iyiysen de neden diye sorma senin dünyanda kötülükler olurken sen sadece kendi ...

Platonik Aşk Hikayesi

Bazı sabahlar yüzümde bir tebessümle uyanıyor,   rüyamda benimle olan o adamın mutluluğu ile güne başlıyorum. Bazı şeylerin sadece söylenmesi dile kolay gelir ya,  işte, bu da öyle bir şey. Söylenmesi kolay, yaşanması değil.  Tıpkı yıllardır ayrıldığım adama tükenmek bilmeyen bir özlem duyduğum gerçeği gibi. Biz, iki eski sevgili... Genç yaşımızda yan yana gelip,  en masum şekilde geçirdik bir bedenin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki günlerimizi. Şimdi ise o,  benim uzaktan uzağa, ara sıra sohbet ettiğim ve çok sevdiğim bir arkadaşım. Arkadaşım... Dün gece yine onu rüyamda gördüm.  Birbirimize sarılıp, televizyon karşısında sımsıcak uzanmıştık.  Ekranda bir film.  Hangi film bilmiyorum, ki zaten umurumda da değil. Tek unutamadığım kokusu...  Rüyada saçlarıma sinen kokusu. Bu mümkün mü?  Rüyada koku sinmesi değil,  bir insanın kokusunun yıllar boyu unutulmaması mümkün mü? Uyand...