Gecelerim gündüzlerimden daha yorucu geçiyor. Hemen kafanızı yormayın, mental anlamda. Rüyalarım öyle karışık, öyle değişken, öyle yorucular ki uyanınca her birini yeniden hatırlıyor olmak daha da tüketiyor. Her sabah 'nasıl bir hayal gücüm var' , 'aşk olsun bilinç altım' sözleriyle güne başlıyorum. Fakat bu güne başlayışım, dün geceki rüyam çok ama çok değişikti. Ben birini çok sevmeme rağmen, rüyamda ilk kez görmüştüm. Onunla tanışma, canlı kanlı görme imkanına sahip olamamış olsam da, sanki rüyamda onun aldığı nefese şahit olmuştum. Ben rüyamda Mustafa Kemal Atatürk 'ü gördüm... Ben aynı insanım, anı yaşta, aynı boyda, aynı düşüncelerde. Sadece üzerimdeki kıyafetler farklı ve zaman oldukça geride. Bir istasyondayım. Siyahın en mat ve kapkara tonunda bir tren var yanımda. Eski tip bir tren. Vagonunun içine elleriyle kömür atıyor Atatürk. Yaşlanmış. Gömleği ter içinde kalmış, buz gibi bir hava. "Ne yapıyorsunuz?" diyorum, ellerinden almaya çalışıyor...