kağıttan gemi merhaba. ben bilmediğin bir insanım ve canım sıkıldıkça bilmediğim insanlara mektup yazarım. sonra sokağa çıkar bilmediğim bir binanın, yine bilmediğim bir posta kutusunun içine bırakırım. neden mi? bilmediğim sen, benim kendimce bildiğimi okursun belki diye. şansına hangi tecrübelerim denk gelirse... yok. arama boşuna, zarfta isim, adres, iz bulamazsın. çünkü yok. lazım değiller. yine de çok istersen sen bana kısaca kağıttan gemi diyebilirsin. ama haberin olsun, kağıttan gemiyim dediysem suda ıslanan ama ıslatılamayan cinsindenim. ve ben bu mektupla birlikte senden, içinde yer etmiş olan bir olaya, kişiye tüm nefreti kovmanı istiyorum. mutsuz kağıttan gemiler ben, yani senin 'gizemli, tek zarflık mektup arkadaşın olan kağıttan gemi', kişilere karşı olan nefretimi uğurlarken aslında kendimi azad ediyorum. karşında olsam ve bana sorsan "peki sana yaşatılanları affettin mi?" diye, hayır derim. çünkü affettim desem, ...
Merhaba, Ben Nini — Kelimelerin Zamanda Açtığı Tünellere Hoş Geldin!