Ana içeriğe atla

"10 Kasım 1938" ertesi



Cenaze törenlerinden görüntüler






                                     

  "10 Kasım 1938 Perşembe" gününden bu yana, bedenen aramızdan ayrılışının hüznünü akıl ve vefa sahibi olan milyonlarca insan taşıdı. 

Yıl oldu bilmem kaç...
Sadece hatıranın, yokluğunun içimizi titretmesi gerekirken; bunca yıldır biz, mirasçıların olarak bir Mustafa Kemal adımı atamamanın vicdan azabını çekiyor, bedelini ödüyoruz. 
Senden sonra yaşadığımız birçok kirlenmiş yılla birlikte daha bir yalnız, daha bir kimsesiz hisseder olduk.
Git gide umut kaybediyor, sana ait anıları kaptırıyoruz. 

İyi düşünmeye çalışarak, er ya da geç senin izinden sapanların uyanabileceğini umut ediyorum. 
10 Kasım 2011 Perşembe.
10 Kasım 2012 Cumartesi.
10 Kasım 2013 Pazar.
...

Bu günlere dair söylenebilecek sözler satırlara sığmaz. Her sene de aynıları tekrarlanır.

Okuyabilecek olsan, 'bizi' sana şikayet eder dururdum. İyi ki okuyamıyor iyi ki olup bitenleri göremiyorsun.

Sana layık gençler olamamış olmamıza rağmen, bil ki büyük bir çoğunluk olarak seni sadece ölüm yıl dönümünde değil, her gün özlem, sevgi, saygı ve hayranlıkla anıyoruz...





                                                                      





Geçmişten bugüne olduğu gibi; bugünden yarına da 
kimsenin Mustafa Kemal Atatürk'ü sevmekten korkmadığı, sevdiğini söylemekten kaçınmadığı 
ve
daha nice yeni kuşakların özgürce Atatürk ve eserlerini tanıyarak sevebildiği günlerimizin olması dileği ile...


  Dünya Liderlerinin Düşünceleri
(Bu seneye kadar bu sözlere TSK'nın sitesinden ulaşabiliyorduk.)


ve

en sevdiğim (yüksek sesle lütfen!)
             
                                               

Yorumlar

  1. Ellerine sağlık muhteşem bir yazı olmuş...
    Rica etsem mimime icabet edebilir misin ki???

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim..
    Bildiğim kadarı ile bu benim ilk mim yazım olur, en kısa zamanda icabet edeceğim, sevgilerr

    YanıtlaSil
  3. yine çok yok oldun.
    iyisindir umarım herşey yolundadır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah Deep,

      ben de şu an bunu düşünüyordum...

      İyiyim de, hayat gailesi işte. Koşturmaca vs.

      Özledim.

      Sil
  4. Ablacigim cok özlediysen yanina gidebilirsin. Sıkma canını bu kadar.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ah.

Psikolojik ve sosyolojik bir mücadelenin içindeyiz... Bundan yıllar önce, 2012'de, bir yazı okumuştum. Tam da Dağlıca (okumak için tık tık ) olayının ardından. Yeniden kendini sıklıkla hatırlatmaya başlamıştı terör. Linklediğim yazımda bir liste var, o sıralarda "sadece" beş satır. Şimdi listelemeye kalksam yanımda durup buz kesmiş elimden tutacak cesaretiniz var mı?  ... Okuduğum o yazıda şöyle bir şey diyordu yazar: Günümüz Türkiye’sinde terörün gündelik haberler arasında yer almaya başlaması ve toplumun buna sessiz kalması, bir toplumun yok olmasının yolunun o toplumun değer yargılarını aşındırmaktan geçtiği gerçeğini akıllara getirmektedir. Ne kadarı doğru?  Aşındığımız kesin. Peki, aşınan gerçekten değer yargılarımız mı? Neden sessiz kalıyoruz? Umursamıyor değiliz. Üzülmüyor değiliz. Görmüyor değiliz. Hatta 2012'den farklı olarak artık ölmüyor da değiliz. O halde olan ne? Kanıksıyoruz.  (TDK /1. -i Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez ...

Mini Sohbet - Huzur

ben burada olmak istiyorum.  stresten, işten, kalabalıktan, internetten, haberlerden, matkap sesinden, topuklu ayakkabıdan, ailemden, kavgadan, sevgilimden, dostumdan, dedikodudan... her şeyden uzakta. şimdi sen bunu okuyorsun ya, ben burada olup senden de uzak kalmak istiyorum. sevdiğim-sevmediğim ne varsa düşsün 5 dakikalığına yakamdan. söz güneşi batırıp geri döneceğim bensiz sahteliği eksik kalacak dünyaya ama şimdilik bi destur! müzik bile benimle olmasın bu defa. sadece rüzgar, dalga ve yengeçlerin ayak sesleri... kıyafetlerimi de atayım ki kenara, esintiyle üzerime bulansın kum taneleri. ...    1... ...2... ...3... ...4... ...5 . uyanış (bknz: beyaz yatak )

Benimle Dans Et

"Benimle dans eder misin?" Ne de güzel bir soru değil mi, bir de düşünsene tanımadığım sana, birine benim ağzımdan döküldüğünü. Komik mi olur yoksa çekici mi bilemiyorum ama bence çok eğlenceli... Bu teklifim her ne kadar yurdum kültüründe kabul görmese de, tamamen masumca. Ama itiraf etmeliyim ki genç bir kadın olarak, aklım karşı cinsten hoşlanmaya erdiğinden beri en büyük hayalim, ilgimi çeken adamı dansa kaldırmak. Sanmayın ki öyle tango, vals, romantizm vb. Basbaya coşmak, eğlenmek, gülüşmek.Hem iddialı hem de heyecan verici, dominant bir hareket (gülücük) Dans bana sadece aşk meşk flört çağrıştırıyor gibi durdu ama aslında öyle değil. Ben çok sevip ısındığım kadın ya da adam, herkesle dans etmek isterim. Annem ve onun lise arkadaşlarıyla da içip deli gibi dans ettiğimi; hiç tanımadığım biriyle dans ederken tanışıp, sonradan onu kendime dost edindiğimi de (nam-ı diğer Beatrice) bilirim. Mesela şimdi bunları okuyorsun ve ben senin gerçekte kim olduğunu bilmi...