Ana içeriğe atla

Tanışmak

tanışmak
Kimin kim olduğu konusunda yanılırız çoğu defa; zira insan yapısı meyillidir çok tartmadan inanmaya, yanılmaya.
Başka başka değişkenler vardır kişi hakkında edindiği fikir için, iş ilişkisi varsa başka; ast üst ilişkisi varsa başka; arkadaşlık, aşk, çıkar, statü ve daha birçok başkalık. 


Çoğu zaman ilişkimiz şekil değiştirene kadar, yani kopana, darbe alana; bitene, ihtiyaç kalmayana kadar bazı şeyleri görmezden geliriz. Yalancı olmasını, başkalarına davranışını, illegal hayatını, karakterini, sahtekarlığını, dedikodusunu... 
Bu hangi ilişki adı ile olursa olsun. Normal şartlar altında hiç sevmeyeceğimiz ya da yan yana gelmek istemeyeceğimiz bir insana sırf statüsünden, zorunluluktan ya da bir anlık hayranlığa kapılarak sevgi duyduğumuzu zannederiz. 

Toyluğumuz, yalnızlığımız, çaresizliğimiz, hırsımız... Ya da sevgimizden dolayı bunları anlamadığımıza kendimizi inandırırız. 

Çok az insan vardır çevremizde gerçekten sevdiğimiz ve sevildiğimiz. Çoğu sadece aynı ortam, çıkar, ezberden oluşan ilişkilerdir çünkü. 
Bir gün uzaklaşınca farkederiz ki aslında ne uğruna ne doğrularımızı bırakmış; egomuzun, çıkarımızın, aşk dediğimiz şeyin uğruna hiç göz yummak istemediğimiz şeylere göz yummuşuzdur.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ah.

Psikolojik ve sosyolojik bir mücadelenin içindeyiz... Bundan yıllar önce, 2012'de, bir yazı okumuştum. Tam da Dağlıca (okumak için tık tık ) olayının ardından. Yeniden kendini sıklıkla hatırlatmaya başlamıştı terör. Linklediğim yazımda bir liste var, o sıralarda "sadece" beş satır. Şimdi listelemeye kalksam yanımda durup buz kesmiş elimden tutacak cesaretiniz var mı?  ... Okuduğum o yazıda şöyle bir şey diyordu yazar: Günümüz Türkiye’sinde terörün gündelik haberler arasında yer almaya başlaması ve toplumun buna sessiz kalması, bir toplumun yok olmasının yolunun o toplumun değer yargılarını aşındırmaktan geçtiği gerçeğini akıllara getirmektedir. Ne kadarı doğru?  Aşındığımız kesin. Peki, aşınan gerçekten değer yargılarımız mı? Neden sessiz kalıyoruz? Umursamıyor değiliz. Üzülmüyor değiliz. Görmüyor değiliz. Hatta 2012'den farklı olarak artık ölmüyor da değiliz. O halde olan ne? Kanıksıyoruz.  (TDK /1. -i Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez ...

Mini Sohbet - Huzur

ben burada olmak istiyorum.  stresten, işten, kalabalıktan, internetten, haberlerden, matkap sesinden, topuklu ayakkabıdan, ailemden, kavgadan, sevgilimden, dostumdan, dedikodudan... her şeyden uzakta. şimdi sen bunu okuyorsun ya, ben burada olup senden de uzak kalmak istiyorum. sevdiğim-sevmediğim ne varsa düşsün 5 dakikalığına yakamdan. söz güneşi batırıp geri döneceğim bensiz sahteliği eksik kalacak dünyaya ama şimdilik bi destur! müzik bile benimle olmasın bu defa. sadece rüzgar, dalga ve yengeçlerin ayak sesleri... kıyafetlerimi de atayım ki kenara, esintiyle üzerime bulansın kum taneleri. ...    1... ...2... ...3... ...4... ...5 . uyanış (bknz: beyaz yatak )

Benimle Dans Et

"Benimle dans eder misin?" Ne de güzel bir soru değil mi, bir de düşünsene tanımadığım sana, birine benim ağzımdan döküldüğünü. Komik mi olur yoksa çekici mi bilemiyorum ama bence çok eğlenceli... Bu teklifim her ne kadar yurdum kültüründe kabul görmese de, tamamen masumca. Ama itiraf etmeliyim ki genç bir kadın olarak, aklım karşı cinsten hoşlanmaya erdiğinden beri en büyük hayalim, ilgimi çeken adamı dansa kaldırmak. Sanmayın ki öyle tango, vals, romantizm vb. Basbaya coşmak, eğlenmek, gülüşmek.Hem iddialı hem de heyecan verici, dominant bir hareket (gülücük) Dans bana sadece aşk meşk flört çağrıştırıyor gibi durdu ama aslında öyle değil. Ben çok sevip ısındığım kadın ya da adam, herkesle dans etmek isterim. Annem ve onun lise arkadaşlarıyla da içip deli gibi dans ettiğimi; hiç tanımadığım biriyle dans ederken tanışıp, sonradan onu kendime dost edindiğimi de (nam-ı diğer Beatrice) bilirim. Mesela şimdi bunları okuyorsun ve ben senin gerçekte kim olduğunu bilmi...