Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

biraz matrak biraz ciddi, bir karasinek bin düşünce!

sinekler intihar ederler mi? bazı bazı, düşüm düşüm düşünüyorum yerli yersiz bir şeyleri. ne öyle memleket meselesi ne de sonucuna varamadığım bir formül çözümlemesi...  bir anda saçma bir şey geliyor aklıma ve ben ona takılıp kalıyorum.  takıldıkça bir yenisi daha ekleniyor. sonra kafamdan onları şekillendirip bir karara varıyorum ve adeta çok önemli bir şey yapmışımcasına huzura eriyorum. böyle anlarda gugul* benim en iyi dostum. çünkü gugula sorunca illa ki benim gibi saçma bir konuya sapıklık yapıp, kafasını takarak forumlarda ya da sitesinde paylaşmış insanlara rastlıyorum. mesela, bugün  yatakta doğrulduğum an gözüme duvara kendini vurup duran bir karasinek çarptı. bunu neden yapıyor ki? cama toslayıp dursa, dışarı çıkmak istiyor der camı açardım. "kendini öldürmeye mi çalışıyor yoksa" diye düşündüm ve merak ettim. hı hı.  evet, merak ettim. öncelikle neden böyle düşündüğümü size açıklamam lazım:  çok eskiden 2 tane muhabbet kuşumuz var...

Go To Heaven

               cennete... ...eğlenmeye, ...huzura,       aşka... yani   mavi ' ye ...

Gelecekteki Doğmayacak Bebeğime Mektup

Çocuk sahibi olmak en güzel hayaller, sevgi dolu beklentiler içinde alınan bir karardır çoğu zaman. Sonu mutluluktur. Bu yazıyı yazmama, senin de okumana sebep olan düşüncelerim, annelerimiz ya da anne olmak isteyen adaylarımıza ithafen değil, farkındalık adına yazıldı. Bu sebeple dile geldi dünyaya bir çocuk daha getirmenin ne denli zor ve önemli, sorumluluk isteyen bir karar olduğu. Bunu layığıyla yerine getiren herkese imrenerek, umarım  5 yıl sonra fikirlerim, güvencem ve dünya değişir de, ben de bu duyguyu reddetmeyi bir kenara bırakıp yaşamsal döngünün, annelik saatinin sesini duyarım diyerek bu kasvetli yazıyla seni baş başa bırakıyorum. -Tüm anne olan ve olmayı isteyenlere en içten iyi dileklerim ve her şeyin hep yolunda gitmesi temennisi eşliğinde.-   İstemiyorum seni bebeğim. Senin ne kadar güzel ve muhteşem bir varlık olabileceğini bilmediğimden değil. Bir bebeğin, bir çocuğun küçücük dünya tatlısı burnunu, parmaklarını, ağlarken büzdüğü o dudaklarını ...

Kızlar! Eziyoruz Erkeklerin Kafasını

Bu bir feminist hareket değildir. Görsellerin etkisine kanıp, ayaklarınızı öptürme hevesine kapılırsanız da hayal kırıklığı yaşarsınız. Çünkü bu bir "çevremizdeki erkeklerin eski hallerini hatırlayalı mı?" online aktivitesi. -Gerçi bilemem, bakarsın domine edersin erkeğini de taşır seni sırtında. Sonuçta şans, kısmet, akıl, cazibe işi bunlar.- Gereken heyecanlı girişimi de yaptığıma göre konuyu açabilirim. Bunlar ne baş belasıydı zamanında. Şimdi de öyleler evet ama o eski hallerini bir hatırlasanıza... Bizi çok mu üzüyorlar, çok mu kabalar, çok mu odunlar? Bu yeni bir şey değil, zira onlar hep öyleydiler. Sevgili hemcinslerim, tanıştırmama gerek yok, bahsi geçen karşı cinsimiz erkekleri gayet iyi tanıyoruz. Onları tanımamız çocukluktan itibaren anne baba arasındaki farklarla başlıyor. ( hoşgeldinfreud ) Arkasından ana, ilk okul çağlarında saçımızı çeken, oyuncağımızı kıran veletlerle devam ediyor. Orta kademelerde çirkin sataşmalar, beden dersi için hazırla...

Rüyada Atatürk'ü Görmek

Gecelerim gündüzlerimden daha yorucu geçiyor. Hemen kafanızı yormayın, mental anlamda. Rüyalarım öyle karışık, öyle değişken, öyle yorucular ki uyanınca her birini yeniden hatırlıyor olmak daha da tüketiyor. Her sabah 'nasıl bir hayal gücüm var' , 'aşk olsun bilinç altım' sözleriyle güne başlıyorum. Fakat bu güne başlayışım, dün geceki rüyam çok ama çok değişikti. Ben birini çok sevmeme rağmen, rüyamda ilk kez görmüştüm. Onunla tanışma, canlı kanlı görme imkanına sahip olamamış olsam da, sanki rüyamda onun aldığı nefese şahit olmuştum. Ben rüyamda Mustafa Kemal Atatürk 'ü gördüm... Ben aynı insanım, anı yaşta, aynı boyda, aynı düşüncelerde. Sadece üzerimdeki kıyafetler farklı ve zaman oldukça geride. Bir istasyondayım. Siyahın en mat ve kapkara tonunda bir tren var yanımda. Eski tip bir tren. Vagonunun içine elleriyle kömür atıyor Atatürk. Yaşlanmış. Gömleği ter içinde kalmış, buz gibi bir hava. "Ne yapıyorsunuz?" diyorum, ellerinden almaya çalışıyor...

Kötü Anılar Silinir mi?

 Hayatımız boyunca biriyle tanışmamız, onun tanıdığı birileriyle daha tanışmamıza sebep olur. Bu döngü böyle zincirleme sürer gider. Ama önemli olan bu tanışıklıkların bize kattığıdır. İsimlerini duyduğumuzda bizlerde uyandırdığı intibadır. Kimileri bir suret, iki kelime olarak aklımızda kalıp çoğu kez unutulurken, kimileri hafızamıza çivi çakar. Ama bazen artık hatırlamak istemeyiz onları. Silmek isteriz kötü anıları bir bir beynimizden. Anıları silmeyi beceremezsek beynimizi,o da yetmezse kalbimizi söküp atmak isteriz yerinden. Melankoliyi kenara bırakıp gerçekçi olacak olursak, bu söküp atma işlemlerini gerçekleştirmemiz mümkün değil. Zira, bunları yapacak kadar ne bir kuvvet, ne de teknik olarak anatomik bir yeti olabilir herhangi bir insanda. eternal sunshine of the spotless mind Böyle bir konuya girmişken ' Eternal Sunshine of the Spotless Mind' filmini anmazsak olmaz. Malum bu filme de konu olan aslında şu an bahsettiğim istenmeyen kötü anılar ve onlardan kurtu...

Bir Kadının Ayrılık Gecesi

 Ağlamaktan nefret ediyorum!  Bana yaşattıkların için senden nefret ediyorum. Sana aşık olduğum için kendimden nefret ediyorum. Bana aldığın saatten, seni hatırlayan beynimden, yoksun diye üzülen kalbimden nefret ediyorum. İyi ki bitti, iyi ki kurtuldum senden. Meğersem ben ne aptalmışım da senin gibi birini sevmişim. Meğer sen ne inanılmaz, ne güvenilmez bir insanmışsın! Keşke seni hiç tanımamış olsaydım. Seni tanımama neden olduğu için en yakın dostumdan bile nefret ediyorum! "Aaa neden ayrıldınız ki, siz çok yakışıyordunuz" diyen arkadaşımdan, "iyi ki de ayrılmışsın kızım, o adam seni çok üzüyordu" diyen annemden nefret ediyorum.  Bana bunları neden yaşatıyorsun?  Hiç mi sevmedin beni? Kimbilir ne yapıyorsundur şimdi. Evinde bile değilsindir sen, kesin dışarı çıkarmıştır o arkadaşların seni. Sen gezip, eğlenirken ben burada evdekilere duyurmadan ağlamak için yüzümü yastıklara gömüyorum. Yatağımın üstündeki yastıklarım var ya, hepsi sırılsıklam. Bir tek kuru o...

Bir Adamın Ayrılık Gecesi

Ah be güzelim! 22:07 Sen daha önceleri de gitmiştin benden. Bu ilk değil. Bir değil, iki değil. Beşinci! "Ne diye bu haldeyim oğlum ben" diyorum, yine içimdeki cevaplıyor, "ne diye olacak oğlum, bu defa kız fena yalnız koydu seni..."  23:29 Biz neler yaptık birbirimize, ne diye yaptık? Çat kapı uğrayıp bi anlatsan keşke... Ya da gelme istemem, ne gerek var. Baya baya yıprandık, vay be! Ayrılığa koşar adımlarla yetiştik ya helal olsun bize. Sonumuzun böyle olacağını biliyordum da, ne diye sana "güle güle" diyemedim onu bilmiyorum. Zaten senin de benden aşağı kalır yanın yoktu. Yüzüme bile bakmadan, sustun ve gittin. Ama aferin. İyi yaptın. Konuşsan da kararımı vermiştim zaten. Artık geri dönüşü yoktu. Ama o hiç susmayan sen, susa susa bu gün sustun ya... İşte, ben ona baya bi hayret ettim be güzelim! 00:37 Yanarım yanarım, bir tek şu halime yanarım. Yanlış yapıyorum kendime. Bir hata var buralarda bir yerde...  01:02 Böyle mi olacaktı? Arkanda...

Nazım Hikmet Ran

                                                                                       20 Kasım 1901 - 3 Haziran 1963 Necip Fazıl Kısakürek:  Benim idealimdeki rejim olsa seni astırır, sonra da mezarını türbe yaptırırdım . Nazım Hikmet : Benim idealimdeki rejim olsa, ben de seni astırırdım. Sonra da darağacının altına oturup hüngür hüngür ağlardım!

murphy yasaları

murphy yasaları harita sigara dumanı her zaman içmeyene doğru gelir. haksız mıyım?  murphy! ah şu gözü kör olası murphy yasaları... "ters gidebilecek her şey ters gidecektir!"  * " eğer bir işi halletmek için birden fazla olasılık varsa ve bu olasılıklardan biri istenmeyen sonuçlar veya felaket doğuracaksa; kesinlikle bu olasılık gerçekleşecektir!"  * buraya teker teker yazsam günlük hayattaki karşılıklarını bitiremem. bu nedenle bir kısmı için buradan  buyurunuz . daha içten, daha eğlenceli ifadeler için oturup sadece 5 dakika kadar kendi hayatınızdaki, her an karşılaşabildiğiniz örnekleri listeleyebilirsiniz. sonradan okuması oldukça eğlenceli oluyor. ben yaptım. ve evet, çok tirajikomik&eğlenceli oldu. murphy yasaları nereden gelir aslen ciddi bir kanun olan bu görünün ortaya çıkışı:   yıllardan 1949. adamın biri, araştırası geldiği için insan bedeninin ne kadar ivmeye dayanabileceğini merak eder. bu sebeple bir d...

Canım Anneannem Benim!

Canım canım canım canım! Her zaman bilge, her zaman nasihat sever. Bayılır sizi karşısına alsın ve hayatınızın güzelleşmesi namına sohbet etsin. Doğrulardan bahsetsin, hatalara karşı uyarsın. Yer yer karamsar ve iç sıkıcı da olsa, aklı ve kalbindeki mutluluğu saçsın. Hele ki konu torunuysa... Bugün gözümü onun heyecanla kız kardeşim MID'ı sorguladığı sesiyle açtım:  "Bu kitap senin mi? Sehpada buldum, ben çok sevdim bunu, benim olsun bu. Bunu yazan kimse benim gibi düşünmüş"  Resmen neyin nesi bu heyecan diye kalktım. Ne göreyim! Anneannemin elinde Montaigne/Denemeler kitabı. Tutmuş kollarının arasında, kitaba ve yazara övgüler yağdırıyor. (Tatlım benim!) Ben de uyku sersemi "o kadar sevdiysen al, sende kalsın, oku" dedim. Bir sevinç ki sormayın! "Okurum tabii, yanımdan da ayırmam. Gerektiğinde açar gösteririm bak burada da böyle yazıyor diye"  (gülücük) anneannemi temsilen gözlüğü ve Montaigne   Onun bir kitap karşısındaki bu çocuksu s...

09:05 - Onunla 1 dakika

dün yine acı ve hayal kırıklığı dolu haberler aldık, üzüldük bütün gece baş ağrısı ve stres çektim, anca sabah 05:00 civarı uyuyabildim saatimi 08:55'e kurdum ki o siren sesini, o 1 dakikalık saygı duruşunu kaçırmayayayım. "alkış kıyamet, bravo" bana diye değil, 1 dk önünü ilikleyemeyenlere misal olsun diye şu an bulunduğum ilçeden hep umutluyum biliyorum ki isminin anımsattığı kadar ruhunda da barındırıyor bu semt sevgilimizi saat 09:00 balkondayım esiyor karşımda vızır vızır geçen arabalar ve kulağımda gürültüleri  beklediğim tek bir ses karşı apartmanda evin camlarını silen temizlik yardımcısı Atatürk ve Salvadore Allande heykellerine ev sahipliği yapan parkta oturan insanlar, spor aletlerinde sabah sporunu yapanlar, zabıta binası yol, ... saatim yok yanımda kornaların aralıksız çığlıklarıyla anlıyorum siren sesi yaklaşıyor 09:05 içim titriyor soğuktan değil oldum olası alt üst eder bu "ses" beni bir o kadar da isterim her sene ...

yalnız değilsin

ben, kimisi için biri, kimisi için diğeriyim. önemli olan ben hep yanıbaşındayım varlığımı düşün beni gör, duy, hisset konuş benimle  anlat bana içindekileri kalbin çok mu incildi? otobüse binmekten mi yoruldun?  komşu ülkende çocuklar açlıktan mı ölüyor? ne dilersen dile benden sen istediğin sürece hep seni dinleyen, hep sana çare olanım... ben, seni olmak istediğin kişi yapabilecek mavi perinim   sana istediğin her şeyi sağlayacak lambandan çıkan cinim külkedisi hikayeni gece yarısı sona erdirmeyenim seni neşelendiren tinkerbell benim ben, senin yaşadığın dünyanın büyük fenalıklarına karşı Eirene , küçüklerine karşı bezelye tanesini yatağından yok edenim. sen yeter ki iste, ben binbir gece masallarının bin ikincisiyim. ne zaman, nerede, nasıl olursa olsun ben senin yanındayım her kim olursan ol,  ihtiyaç duyduğun anda gözlerini kapa ve varlığımı düşün bana fısılda, hemen geleyim varlığımı hisset ve ...

Mini Sohbet: Sana ne?

fiskos fiskos A' nın çok para harcamasından sanane B 'nin çok gezmesinden sanane C' nin bütün gün Facebook'ta olmasından sanane Ç' nin onu aldatan sevgilisine dönmesinden sanane D' nin bekar hayatını sevmesinden sanane E' nin hafif kız olmasından sanane F' nin kaç para kazandığından sanane G' nin babası dolandırıcıysa sanane Ğ' nin gay olmasından sanane H' yi en yakın arkadaşın sevmiyorsa sanane I'  nın hep aynı öpücük pozunu vermesinden sanane İ'  nin girdiği işle seni şaşırtmasından sanane J'  nin yağlarını aldırmasından sanane K' nin sevgilisini aldatmasından sanane L' nin çakma çantasından sanane M'nin erkek arkadaşını boğmasından sanane N' nin evden çıkmamasından sanane O' nun senin gibi düşünmemesinden sanane Ö' nün bu gün çok rüküş gözükmesinden sanane P' nin erken evlenmesinden sanane R' nin süslü olmasından sanane S' nin tek taşından sanane Ş' nin aldığı...

N.Ç. - Rızasıyla alıkoymak suçu

Şimdi empati zamanı, benimle beraber yaşa: Sen   daha 13  sün. 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16,17,18,19,20,21,22,23,24,25, 26 kişi sen istemeden senin bedenine  sahip olsun. Bakire olmandan dolayı ters ilişkiye zorlasınlar seni. ... Üstüne, aralarında  kadın bulunmayan 3 yeni dönem 2 kıdemli yargıtay üyesi olan  5 kişinin imza attığı rezil bir kararla bir kez daha tecavüze uğra. Sen o aşağlık 'insan'ların leş kokularını,  insanlık dışı fantezilerini senin üzerinde gerçekleştirmelerinin günahını ne bedeninden ne de zihninden silemeyecekken, bir de sığındığın hak-hukuk çatısı altından neredeyse 11  yıl boyunca ruhsal işkence gör. Dile kolay, yıllardan bu yana senin ve ailenin acısını, nefretini birazcık dahi olsa hafifletecek bir karar, yaptırım bekle dur yargıdan. Sonra, kararla yüzleş: Meğer senin kendi rızan varmış! Totalde 32 sanığın, "zorla alıkoymak" suçu yokmuş ortada. "Rızasıyla alıkoymak suçu" işlenmiş. " 15 ...