Ana içeriğe atla

yalnız değilsin

ben,
kimisi için biri, kimisi için diğeriyim.
önemli olan
ben hep yanıbaşındayım
varlığımı düşün
beni gör, duy, hisset
konuş benimle 
anlat bana içindekileri
kalbin çok mu incildi? otobüse binmekten mi yoruldun?  komşu ülkende çocuklar açlıktan mı ölüyor?
ne dilersen dile benden
sen istediğin sürece hep seni dinleyen,
hep sana çare olanım...

ben, seni olmak istediğin kişi yapabilecek mavi perinim 
sana istediğin her şeyi sağlayacak lambandan çıkan cinim
külkedisi hikayeni gece yarısı sona erdirmeyenim
seni neşelendiren tinkerbell benim
ben, senin yaşadığın dünyanın büyük fenalıklarına karşı Eirene,
küçüklerine karşı bezelye tanesini yatağından yok edenim.
sen yeter ki iste,
ben binbir gece masallarının bin ikincisiyim.

ne zaman, nerede, nasıl olursa olsun ben senin yanındayım
her kim olursan ol, 
ihtiyaç duyduğun anda gözlerini kapa ve varlığımı düşün
bana fısılda,
hemen geleyim
varlığımı hisset ve adımı koy
gerisini ben hallederim...

beni tanımıyor musun?
mühim değil
zaten senin de kim olduğun benim umurumda değil
yeter ki iyi ol, yeter ki bunu hak et
kalbin sıcak, vicdanın diri olsun
öyleysen, ben periler kraliçesi Titania
iyi ve mutlu hissedebilmen uğruna bütün dileklerine amadeyim

ailen, dostun, sevgilin, adaletin, devletin...
yalnız değilsin
ben eksikliğini hissettiğin her şeyim
yeter ki pes etme, diren
rahatla ve söylediklerimi düşün...

yalnız değilsin
benimle birlikte tekrar et: "yalnız değilim"
bunu hissedebildiğin zaman masalın başlıyor demektir
şimdi dünyanı inancınla yeniden şekillendir
ve
bir başkasının Titania ya da Oberon'u olabil.
ol ki,
kimse yalnız kalmasın.

Oberon ve Titania

Yorumlar

  1. Nileist Manifesto gibi geliyor bana bu.Post modern dünyanın, sırf o dünya tarafından yalnızlaştırılmış insanlarına bir yer yüzü cenneti sunmakta.Gitmedim ama -gitsem hissedibilirim- benim zihnimde karla kaplanmış, sanki dünyayı bıkmadan sarmalayan ulu Alp Dağları gibilerinden bir imge yarattı .Beyazlığıyla, ruhları tarifsiz gezintilere çıkaran.

    Ayrıca yazılanları okurken aklıma kreşendo halinde tırmanan bir şarkı var.Onu da bayram hediyesi adı altında sana yolluyorum.

    http://www.youtube.com/watch?v=uFPwBYtLGNw

    YanıtlaSil
  2. "Nileist Manifesto"
    bayıldım:)
    her yazdığımda anlatmak istediğim şeyi yakalayabilen birisin. hem ilginç hem mutlu eden bir durum bu.
    Ayrıca şarkı için de teşekkürler

    YanıtlaSil
  3. Nini dünyaya yalnızlığa tepki olarak geldi, desene. ehehe.
    Kelimelerin musikisini klavyesinde öttüren hatun, seviyorum şiirsel sözcüklerini.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beyza, tatlı dilli kız^^
      teşekkür ederim,
      ve evet, yanlızlığa tepkiyim ben :)

      Sil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

(Ç)Alıntı Blog

Dün gece paylaştığım son yazımın ardından uzun zamandır bakmadığım istatistiklerime bir göz atayım dedim. Gelen blog kanallarından birinin adı hoşuma gitti ve tıkladım. Yazdıkları da ilgimi çekince genel olarak bir göz gezdirdim. Derken, orada kendi yazımı gördüm: Hayal . Bende ki adıyla  Kırmızı Karavan , sevgili Dayatılan için yazdığım yazı. Benim   Hayat Ağacı ' m ve onun  Hayat Ağacı   Benden  Tanıştır Benimle  ve o ndan  Tanıştır Bizi   Ben diyorum  Nereye Varırsa (Lorensa) , ve o  diyor   Nereye Varırsa   Bu da onun bir yazısı, nasıl-ne yazdığına-alıntılara dair:  Yazıyorken Benim, yazılarımın bu sayfada olduğuna dair ne bir bilgim var; ne de herhangi bir yazımın altında ismim. Bu yüzden ilk karşılaştığımda düşündüğüm, iyi niyetle,  "belki de alıntı blogudur" fikrim değişti. Bir de bazılarının orjinal metninden biraz sıyrıldığını görünce dedim ki: alıntı ile çalıntı arasında çok ince bir...

Yanlışsın

An olur, hayattaki her şey sana yanlış gelir, 'ah' olur, sen hayattaki en yanlış şeysindir! Eve götürülen yanlış bavul gibi uyanırsın bir sabah, neredesin, içindekiler neden darmadağın edilmiş diye düşünmekten kafayı yersin. Ayılmak için girdiğin kahve dükkanında 'White Mocha' dökülür bacaklarına, tarlada güneşin kavurduğu aç çocuklardan yemek çalan işçilere dönersin. Gömülürsün dosyalara, kendini havaalanı kontrolüne takılmış free shop paketi gibi emanette hissedersin:  1 litreden fazla gelmenin borcunu ödediğin bu paradoksta, şu içi alkollü dışı ayık şişeler gibi yalnız ve konu mankenisin. Derken, yanlış yankesici soyar seni, çünkü sürekli yanlış zamanda yanlış yerdesindir. Bir yerlerde koza bırakan kelebeğin kanatlarına mandal taktıkça, kendi yankesicinin yevmiyesini ötekileştirdiğine parsellersin.  Özetle, salça üzerinde yeşermiş mikro orman gibidir hayatta kapladığın yerin; ayrıca yükselenin bile hesapta yanlış, zaten sandığın gibi 'baykuş' burcu bi...

MeSeNede seni çok bekledim

Nini şimdi oturum açtı.  Siz neredesiniz? Geçtiğimiz hafta sonu canım sıkıldı ve oturup eski yazılarıma baktım. Çoğu ne kadar da toy, nasıl da naifler. Dağınık cümleler, imla hataları... İnsan bir garip oluyor kendi yazılarını okurken; "o" günü, ne hakkında yazdığını anımsarken. Tam bir nostalji oldu benim için. Hani şu MSN'in adı her geçtiğinde ya da 90'lardan bir şarkı çaldığında düşen sıcaklık vardır ya içimize, ha' tam da o oldu. Isındım. Hele sizden/okurlardan aldığım yorumları okuduğumda... Bir de sözlüğümüz varmış; ismim altında ayaklarımı yerden kesecek yorumlarla... Tabii bu bahsettiğim 10 sene öncesi! Daha blog yazarlığının popüler olmadığı yıllarda, etrafımızda Instagram ünlüleri at koşturmazken yazıp okurdu burada insanlar. Hatta kemikleşmiş bir kadro bile vardı. (gülücük) (Bakın, bu gülme efektim de geçmişten, hatırlayan vardır belki) Peki, bunca yıl içerisinde hiç yazmadım mı? Yazdım. Ancak, buraya taşımadım. Şimdi yeniden heveslenmişke...