Ana içeriğe atla

N.Ç. - Rızasıyla alıkoymak suçu



Şimdi empati zamanı, benimle beraber yaşa:

Sen daha13 sün.
1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16,17,18,19,20,21,22,23,24,25,26 kişi sen istemeden senin bedenine  sahip olsun. Bakire olmandan dolayı ters ilişkiye zorlasınlar seni.
...
Üstüne, aralarında  kadın bulunmayan 3 yeni dönem 2 kıdemli yargıtay üyesi olan 5 kişinin imza attığı rezil bir kararla bir kez daha tecavüze uğra.

Sen o aşağlık 'insan'ların leş kokularını,  insanlık dışı fantezilerini senin üzerinde gerçekleştirmelerinin günahını ne bedeninden ne de zihninden silemeyecekken,
bir de sığındığın hak-hukuk çatısı altından neredeyse 11 yıl boyunca ruhsal işkence gör.

Dile kolay, yıllardan bu yana senin ve ailenin acısını, nefretini birazcık dahi olsa hafifletecek bir karar, yaptırım bekle dur yargıdan.
Sonra,
kararla yüzleş:

Meğer senin kendi rızan varmış!
Totalde 32 sanığın,
"zorla alıkoymak" suçu yokmuş ortada.
"Rızasıyla alıkoymak suçu" işlenmiş.
" 15 yaşından küçük biriyle kendi rızası altında birlikte olmak" (!)

Sen daha kadın olamamışken seni satan o 2 kadın (!?!),
"reşit olmayan birinin ırzına  rızasıyla geçmeye iştirak" suçuyla yargılanıyorlar!

Hepsi ama hepsi iyi halden, yasa karmaşasından, kadın istismarına açık ülkemizden, zaman aşımından ve senin rızandan ötürü bırak canlarını okumayı, resmen ödüllendiriliyorlar.

Haftalar boyu üstüne oturamadığın küçük bedenin,
Bir daha güvenemediğin insanoğlu,
Asla başkaları gibi yaşayamayacağın ilk aşk, sevgili-eş duygusu,
Bozulan psikolojin ve yıkılan ailen...
18 yaşını geçtikten sonra, Sosyal Hizmetler ve Çocuk esirgeme Kurumu avukatlarının seni korumayı bırakması. SHÇEK nin temyiz talebinin önemsenmemesi. Sana bunca yıldır bunları çektiren-davayı uzatan ve seni koruyamamış Devlet adaletinin bir de sana fatura kesmesi...

Yeni kimliğin ve hayatınla kendine zar zor bir yol çizmişken, yıllardır beklediğin davanın bu şekilde sonuçlanması...

---
Hayır, olmuyor, olamıyor!
Asla ve asla, ne kadar içten yapmaya çalışırsak çalışalım N.Ç. 'nin hissettiklerini anlamaya yetebilecek bir empati kuvveti yok ne sende ne de bende. Yaşamayan kimsede de olamaz.
Ama olsun. yaşamasak da, anlamasak da bu ülkede yaşanan lekelere hiçbirimizin rızası olmasın lütfen!

Yorumlar

  1. Rızam yok zaten
    yasananlardan uzuntu
    ve bu pıslıkler yuzunden ınsan olmaktan bıle utanc duyuyorum.

    YanıtlaSil
  2. Herkesin utanabildiği gün son bulacak bütün bu kötülükler.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ah.

Psikolojik ve sosyolojik bir mücadelenin içindeyiz... Bundan yıllar önce, 2012'de, bir yazı okumuştum. Tam da Dağlıca (okumak için tık tık ) olayının ardından. Yeniden kendini sıklıkla hatırlatmaya başlamıştı terör. Linklediğim yazımda bir liste var, o sıralarda "sadece" beş satır. Şimdi listelemeye kalksam yanımda durup buz kesmiş elimden tutacak cesaretiniz var mı?  ... Okuduğum o yazıda şöyle bir şey diyordu yazar: Günümüz Türkiye’sinde terörün gündelik haberler arasında yer almaya başlaması ve toplumun buna sessiz kalması, bir toplumun yok olmasının yolunun o toplumun değer yargılarını aşındırmaktan geçtiği gerçeğini akıllara getirmektedir. Ne kadarı doğru?  Aşındığımız kesin. Peki, aşınan gerçekten değer yargılarımız mı? Neden sessiz kalıyoruz? Umursamıyor değiliz. Üzülmüyor değiliz. Görmüyor değiliz. Hatta 2012'den farklı olarak artık ölmüyor da değiliz. O halde olan ne? Kanıksıyoruz.  (TDK /1. -i Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez ...

Mini Sohbet - Huzur

ben burada olmak istiyorum.  stresten, işten, kalabalıktan, internetten, haberlerden, matkap sesinden, topuklu ayakkabıdan, ailemden, kavgadan, sevgilimden, dostumdan, dedikodudan... her şeyden uzakta. şimdi sen bunu okuyorsun ya, ben burada olup senden de uzak kalmak istiyorum. sevdiğim-sevmediğim ne varsa düşsün 5 dakikalığına yakamdan. söz güneşi batırıp geri döneceğim bensiz sahteliği eksik kalacak dünyaya ama şimdilik bi destur! müzik bile benimle olmasın bu defa. sadece rüzgar, dalga ve yengeçlerin ayak sesleri... kıyafetlerimi de atayım ki kenara, esintiyle üzerime bulansın kum taneleri. ...    1... ...2... ...3... ...4... ...5 . uyanış (bknz: beyaz yatak )

Benimle Dans Et

"Benimle dans eder misin?" Ne de güzel bir soru değil mi, bir de düşünsene tanımadığım sana, birine benim ağzımdan döküldüğünü. Komik mi olur yoksa çekici mi bilemiyorum ama bence çok eğlenceli... Bu teklifim her ne kadar yurdum kültüründe kabul görmese de, tamamen masumca. Ama itiraf etmeliyim ki genç bir kadın olarak, aklım karşı cinsten hoşlanmaya erdiğinden beri en büyük hayalim, ilgimi çeken adamı dansa kaldırmak. Sanmayın ki öyle tango, vals, romantizm vb. Basbaya coşmak, eğlenmek, gülüşmek.Hem iddialı hem de heyecan verici, dominant bir hareket (gülücük) Dans bana sadece aşk meşk flört çağrıştırıyor gibi durdu ama aslında öyle değil. Ben çok sevip ısındığım kadın ya da adam, herkesle dans etmek isterim. Annem ve onun lise arkadaşlarıyla da içip deli gibi dans ettiğimi; hiç tanımadığım biriyle dans ederken tanışıp, sonradan onu kendime dost edindiğimi de (nam-ı diğer Beatrice) bilirim. Mesela şimdi bunları okuyorsun ve ben senin gerçekte kim olduğunu bilmi...