Ana içeriğe atla

Yalan Dünya


Kelimeleri olmalı ki insanın, 
karşılaştığı her durumda çözülebilsin dili. 
Olmasın her şeyi daha da içinden çıkılmaz hale sokan o tutukluk hali.
Riya, ihanet, yalan, politika...
Ya biz oluyoruz raydan çıkan ya da eşimiz dostumuz oluyor bizi trenin altında bırakan.
Her birinde ayrı yanıyor canımız; doluyor kin bohçamız.
Derken nutkumuz tutuluyor. 
Ne sevdiğimizi söyleyebiliyoruz ne de sevmediğimizi.
Ne mutlu olabiliyoruz ne de üzgün.
Ne pişmanlıktan bahsedebiliyoruz ne de af dilemekten.
Her şeyin taktik ve maske olduğu dünyamızda,
tutuk kaldığımız tek gerçek ölüm. 
Geriye kalanın hepsi,
 en masumun bile gizliden sahte olduğu yalan dünya.
Hâl böyle olunca dürüst olmak gitgide zorlaşıyor insanın doğasında.
Hele ki (zamanında) sevdiğin insanlardan gelen hayâsızlıklarla.
Hele ki (hâlâ) sevdiğin insanlara yaptığın hatalarla.

Susmak istemiyoruz çoğu kez:
gördüğümü gör-bildiğimi anla demek istiyoruz bizi yoran kimselere ama olmuyor.
Yok,
bazen bulunmuyor heybede o denli cesur kelimeler.
Belki kırma-kızdırma tereddütüdür içindekileri konuşamama nedeni.
Oysa ki çok komik: 
incindiğinin yanında incittiğinin önemi nedir ki?
...
Korkmadan konuşmalı karşındakiyle, 
hem bakarsın iyi gelir yeni kelimelerin.
Dürüst gelir.
Güzel gelir.
Yalan dünyanın içinde az da olsa arınmak,
taze kokar, mis gelir.
Bu saçma suskunlukta kelimelerle sıkışmış ruhlarımızı  azad edebilmek nefesimize ferahlık verir.
Yeter ki iste.
Zor gelir ama huzur verir.

Son ütü:
Aynaya bakmadan konuşanları bazen aynayla tanıştıracak kadar "kötü" olmalı.


Yorumlar

  1. Sevgili nini öyle bir cümlen varki 'ya biz oluyoruz raydan çıkan, yada eşimiz dostumuz dost sandığımızlar kimi zaman en en en yayınlar bizi itmeye çalışıyorlar tren altına. Çok haklısın. sevgilerimle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vuslat,

      bazen biz yapıyoruz kötülüğü bazen onlar...
      sonuç olarak önemli olan fesatlığı minimize etmek...

      Sil
  2. "Aynaya bakmadan konuşanları bazen aynayla tanıştıracak kadar "kötü" olabilmeli insan."
    Bu cümlene aşık olmuş olabilirim. ahaha. Bütün yazı da benzeri seyirde geçti zaten şahsım adına.
    Bazen, içinden geleni içinden geldiği gibi söylemek pek de iyi olmayabiliyor. Çünkü; her şeyi söyledikçe hep bir bela başa, hep bir kötülükler üşüşüyor tepene. Dilini tutamayanlar furyasında olmak, bazen daha da zorlaştırıyor hayatı. Ama, bence kötü bir şey değil. Rahatlatıcı. Belki de o yüzden hiç kin bohçam olmadı benim. Çünkü; cidden kin tutamayacak kadar kusuyorum öfkemi. Anlık patlamalarla belki. Aptallık. Yu nöğ. Bazen kindar olabilmek gerek hayatta ve karşındaki kişiden senin olduğun kadar dürüst olmasını bekle-me-mek.
    E, tabi bir de "sütten çıkmış ak kaşık" olmadığımız gerçeğini kavramak.

    O zaman: http://fizy.com/#s/12jd7f

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beyza,
      şarkı hep aklımdaydı, çağrışım kaçınılmaz^^

      ve evet,
      ben geç öğrendim sütten çıkmış ak kaşık olmadığımı,
      damdan düşmüşe döndüm, hala kendimde değilim...:))

      Sil
  3. Yalan dunya..

    Ne guzel tespitler, ne guzel bir yazi.
    İcimi doktun resmen, oyle hissettirdin ki beni dusunuyorum dusunuyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Truva,
      teşekkür ederim.
      sen yazmayı bıraktın sanırım, güncel bir yazın yok. okuduğum bir ki yazına dayanarak söylüyorum ki: sen de beni düşündürüyordun

      Sil
    2. Tam olarak senin soyledigin gibi, yorgunum..

      Sil
  4. Merhaba,
    Fazıl Hüsnü Dağlarca:" Bir uzaydır düşünce, kelimeler uzayda yürüyenler." demiştir.
    Siz kelimeleri şairler gibi uzayda yürütebilecek yetenektesiniz.
    Olumlu, iyimser kelimelerin de uzayda yürümesi dileğiyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam,

      Merhaba,

      sizi görmek mutlu etti.
      Çok teşekkür ederim iltifatınız için, sizin yanınızda çırak benim kelimelerim.
      Sevgiler...

      Sil
  5. "Yeter ki iste...
    Zor gelir ama huzur verir."
    ille de kendinle samimi yüzleşme en güzeli her daim...:))
    ne güzel dillendirmişsin:))

    YanıtlaSil
  6. bence kelimeler düşüncelerin kadavrası.. Kelimeleri öldüren de yine düşünceler.. Katil düşünceleri bulmak için kadavrayı yeterince incelemis olmak zorundasın.. Bi de söyle düşün.. Bir denizde yaşıyoruz biz.. Tüm insanlar bir denizin dibinde.. Her kelime bir baloncuk olup yükseliyor. Dinleyenler baloncukların yükselişini takip ediyor. Çok baloncuk boğulduğunun , hiç baloncuk öldüğünün habercisi. Ve demişsin ya söyleyemiyoruz sevdiğimizı susuyoruz nutkumuz tutuluyor diye.. Kimbilir kaç yüz bin baloncuk yutuyoruz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fd,
      bu ne güzel bir yorum oldu böyle:)
      sevdim, teşekkürler

      Sil
  7. Nini, maşallah bizde bir dil var pabuç aynen böyle. Kelimeler olmadan da bizim dil hep dışarda :)

    YanıtlaSil
  8. Niniii :) Ne güzel kelimeler bunlar..
    Harikasın!

    YanıtlaSil
  9. " Kelimeler albayım,kelimeler,bazı anlamlara gelmiyor işte" . Ne farkeder ki kelimelerinin olması, aklın tasavvuruna ulaşamadıktan sonra. Kelimeler belki güçlü ama insanlar nini, insanlar, bazı anlamları anlayamıyor,bazı şeyler işlerine gelmiyor albayım. Ukte dediğin şey adem elmasına takılı kalmış, susturulmuş kelimelerdir. Aklında hayata,sevdiğin kişiye, iyiliğe ve kötülüğe dair kelimelerin var ; fakat, iletişim gereği alıcı'nın olması lazım. İdeal iletişim yok işte bundan mütevellit, telepati ile mümkün. Kelimelerin bol olsun,susmasın, söylediğin kimse sevdiğin adamsa,bir dostunsa kelimelerin gücünü kavrasın,seni de anlasın . Konuşmanın başka bir amacı var mı ki başka zaten, anlamak,anlatmak,anlaşılmak telaşımız.

    Lûgatın zengin olsun

    Saygıyla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aylak,

      nasıl bir yorum bu? nutkum tutuldu. teşekkür ederim.

      "Lûgatın zengin olsun" ne orjinal bir temenni,
      amin! teşekkür ederim^^

      Sil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mini Sohbet - Huzur

ben burada olmak istiyorum.  stresten, işten, kalabalıktan, internetten, haberlerden, matkap sesinden, topuklu ayakkabıdan, ailemden, kavgadan, sevgilimden, dostumdan, dedikodudan... her şeyden uzakta. şimdi sen bunu okuyorsun ya, ben burada olup senden de uzak kalmak istiyorum. sevdiğim-sevmediğim ne varsa düşsün 5 dakikalığına yakamdan. söz güneşi batırıp geri döneceğim bensiz sahteliği eksik kalacak dünyaya ama şimdilik bi destur! müzik bile benimle olmasın bu defa. sadece rüzgar, dalga ve yengeçlerin ayak sesleri... kıyafetlerimi de atayım ki kenara, esintiyle üzerime bulansın kum taneleri. ...    1... ...2... ...3... ...4... ...5 . (Bkz.  beyaz yatak )

Ah.

Psikolojik ve sosyolojik bir mücadelenin içindeyiz... Bundan yıllar önce, 2012'de, bir yazı okumuştum. Tam da Dağlıca (okumak için tık tık ) olayının ardından. Yeniden kendini sıklıkla hatırlatmaya başlamıştı terör. Linklediğim yazımda bir liste var, o sıralarda "sadece" beş satır. Şimdi listelemeye kalksam yanımda durup buz kesmiş elimden tutacak cesaretiniz var mı?  ... Okuduğum o yazıda şöyle bir şey diyordu yazar: Günümüz Türkiye’sinde terörün gündelik haberler arasında yer almaya başlaması ve toplumun buna sessiz kalması, bir toplumun yok olmasının yolunun o toplumun değer yargılarını aşındırmaktan geçtiği gerçeğini akıllara getirmektedir. Ne kadarı doğru?  Aşındığımız kesin. Peki, aşınan gerçekten değer yargılarımız mı? Neden sessiz kalıyoruz? Umursamıyor değiliz. Üzülmüyor değiliz. Görmüyor değiliz. Hatta 2012'den farklı olarak artık ölmüyor da değiliz. O halde olan ne? Kanıksıyoruz.  (TDK /1. -i Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez ...

Benimle Dans Et

"Benimle dans eder misin?" Ne de güzel bir soru değil mi, bir de düşünsene tanımadığım sana, birine benim ağzımdan döküldüğünü. Komik mi olur yoksa çekici mi bilemiyorum ama bence çok eğlenceli... Bu teklifim her ne kadar yurdum kültüründe kabul görmese de, tamamen masumca. Ama itiraf etmeliyim ki genç bir kadın olarak, aklım karşı cinsten hoşlanmaya erdiğinden beri en büyük hayalim, ilgimi çeken adamı dansa kaldırmak. Sanmayın ki öyle tango, vals, romantizm vb. Basbaya coşmak, eğlenmek, gülüşmek.Hem iddialı hem de heyecan verici, dominant bir hareket (gülücük) Dans bana sadece aşk meşk flört çağrıştırıyor gibi durdu ama aslında öyle değil. Ben çok sevip ısındığım kadın ya da adam, herkesle dans etmek isterim. Annem ve onun lise arkadaşlarıyla da içip deli gibi dans ettiğimi; hiç tanımadığım biriyle dans ederken tanışıp, sonradan onu kendime dost edindiğimi de (nam-ı diğer Beatrice) bilirim. Mesela şimdi bunları okuyorsun ve ben senin gerçekte kim olduğunu bilmi...