Ana içeriğe atla

Yanlışsın




An olur, hayattaki her şey sana yanlış gelir,
                             "ah" olur, sen hayattaki en yanlış şeysindir!


Eve götürülen yanlış bavul gibi uyanırsın bir sabah, neredesin, içindekiler neden darmadağın edilmiş diye düşünmekten kafayı yersin. Ayılmak için girdiğin kahve dükkanında White Mocha dökülür bacaklarına, tarlada güneşin kavurduğu aç çocuklardan yemek çalan işçilere dönersin. Sonra gömülürsün dosyalara, kendini havaalanı kontrolüne takılmış free shop paketi gibi emanette hissedersin. 1 litreden fazla gelmenin borcunu ödediğin bu paradoksta, şu içi alkollü dışı ayık şişeler gibi yalnız ve konu mankenisin.
Derken, yanlış yankesici soyar seni, çünkü sürekli yanlış zamanda yanlış yerdesindir. Bir yerlerde koza bırakan kelebeğin kanatlarına mandal taktıkça, kendi yankesicinin yevmiyesini diğerlerine parsellersin. 
Özetle, salça üzerinde yeşermiş micro orman gibidir hayatta kapladığın yerin; ayrıca yükselenin bile hesapta yanlış, zaten sandığın gibi Baykuş burcu bile değildin.

Yanlışsın! 





Yorumlar

  1. Nasıl doğru olunur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Morportakal,

      Doğru göreceli bir kavram, burada mühim olan doğru hissetmek.

      İnsanın algılarını objektif tutması gerekiyor hayata karşı. Bütün yük ne hayatta ne de sende. Yanlış olayların nedenini doğru algılayıp da barıştığında her şey "doğrulaşmaya" başlıyor...

      Sil
    2. Bazen, çözmemek lazım, barışmamak lazım, yanlış olarak kalması lazım. "Bunu bir daha yapmayayaım" diye kendime tekrarladığımız şeylere; yanlışlarımıza da saygı göstermek lazım.
      Değil mi?
      Bilemiyorum, insan karışıyor bazen kendi kendine.

      Sil
  2. o zaman ne demeli
    böyle hayatın ben taaaaa mı demeli _?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emrah,

      Elbette hayır, hayatı böyle gören kendine söylenmeli. :)

      Sil
  3. benzer duyguları hissettiğim çok oluyor..zor bir durum..yaşam yanlış yere götürmüşse doğru yere geçmek için büyük bir savaş vermek gerekiyor galiba.imkansız değil ama işte böyle bir savaşa girmek çok zor geliyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serkan,

      yerinin yanlış olduğunu anlaman bile savaşı yarılıyor aslında. Bir de doğrulup yola koyulsan, bak nasıl da hemen varacaksın doğru noktaya.

      Sil
  4. doğru diye bir şey yok ki. hep birilerine ya da bir şeylere göre yanlışsındır. birine dogru olsan ötekini tatmin edemezsin. bu böyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kızılgın,

      aynen öyle. Siyah ya da beyaz değil. Gri bile değil bu...

      Sil
  5. Adsız13:02

    ''içi alkollü dışı ayık şişeler gibi yalnız'' guzeel stratejik bi cümle ben aksam kullanırım barda bunu.
    i.a

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgili İ.A.,

      işe yararsa bana bir yemek ısmarlarsın artık. :)

      Sil
  6. Bir tür yabancılaşma mı bu nini?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hektor,

      ister yabancılaşma de, ister içe kapanış.

      Her ne isim verilirse verilsin içinden çıkılması gereken bir yıkılış.

      Sil
  7. hey nini yasiyon mu kiz sen :D

    YanıtlaSil
  8. İmgelem ve ifade tek kelimeyle muhteşemdi.Şapka çıkarılır cinsten.Ara vermek seni daha ihtişamlı ve daha üst perdeden seslenen bir konuma ulaştırmış.Bunca süre sessiz kalman böyle geri dönüşleri ziyâdesiyle anlamdırmakta. Üzerine düşünecek çok nokta var ve ne yalan söyleyeyim böyle poetik bir dışavurum banada çarpıcı geldi.Seni hantal bir mengenede sıkıştıran yapı gerçekten devasa bir hali olduğunu gözümüze sokmaya çalışıyor.Okurken kendime de epey pay biçtim, bana da tercüman oldun ya. Vâr ol.

    Ne yalan söyleyeyim; buraya yorum yazmayı,yazdıklarını özenle yeniden okumayı fazlasıyla özlemişim.İyi ki yeniden buradasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rodolfo,

      Asıl sen iyi ki varsın. Büyük bir heyecanla yazdığım kelimeleri en iyi yakalayanlardan birisin. "Acaba oldu mu?" merakımın yanıtısın. çok teşekkür ediyorum. Biliyorsun, düşüncelerimiz karşılıklı.

      Sil
  9. Yanlışlar hep doğru yerde duruyor ama değil mi ? Üzerlerine düşen görevi layıkıyla yerine getiriyor yanlışlar.

    YanıtlaSil
  10. Sevgili Nini, dünyanın gamına kederine bu kadar ortak olma! Yazını edebi buldum güzel. Keder kadar neşe de bizim içindir, seni daha neşeli postlarda okumak istiyorum :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ah.

Psikolojik ve sosyolojik bir mücadelenin içindeyiz... Bundan yıllar önce, 2012'de, bir yazı okumuştum. Tam da Dağlıca (okumak için tık tık ) olayının ardından. Yeniden kendini sıklıkla hatırlatmaya başlamıştı terör. Linklediğim yazımda bir liste var, o sıralarda "sadece" beş satır. Şimdi listelemeye kalksam yanımda durup buz kesmiş elimden tutacak cesaretiniz var mı?  ... Okuduğum o yazıda şöyle bir şey diyordu yazar: Günümüz Türkiye’sinde terörün gündelik haberler arasında yer almaya başlaması ve toplumun buna sessiz kalması, bir toplumun yok olmasının yolunun o toplumun değer yargılarını aşındırmaktan geçtiği gerçeğini akıllara getirmektedir. Ne kadarı doğru?  Aşındığımız kesin. Peki, aşınan gerçekten değer yargılarımız mı? Neden sessiz kalıyoruz? Umursamıyor değiliz. Üzülmüyor değiliz. Görmüyor değiliz. Hatta 2012'den farklı olarak artık ölmüyor da değiliz. O halde olan ne? Kanıksıyoruz.  (TDK /1. -i Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez ...

Mini Sohbet - Huzur

ben burada olmak istiyorum.  stresten, işten, kalabalıktan, internetten, haberlerden, matkap sesinden, topuklu ayakkabıdan, ailemden, kavgadan, sevgilimden, dostumdan, dedikodudan... her şeyden uzakta. şimdi sen bunu okuyorsun ya, ben burada olup senden de uzak kalmak istiyorum. sevdiğim-sevmediğim ne varsa düşsün 5 dakikalığına yakamdan. söz güneşi batırıp geri döneceğim bensiz sahteliği eksik kalacak dünyaya ama şimdilik bi destur! müzik bile benimle olmasın bu defa. sadece rüzgar, dalga ve yengeçlerin ayak sesleri... kıyafetlerimi de atayım ki kenara, esintiyle üzerime bulansın kum taneleri. ...    1... ...2... ...3... ...4... ...5 . uyanış (bknz: beyaz yatak )

Benimle Dans Et

"Benimle dans eder misin?" Ne de güzel bir soru değil mi, bir de düşünsene tanımadığım sana, birine benim ağzımdan döküldüğünü. Komik mi olur yoksa çekici mi bilemiyorum ama bence çok eğlenceli... Bu teklifim her ne kadar yurdum kültüründe kabul görmese de, tamamen masumca. Ama itiraf etmeliyim ki genç bir kadın olarak, aklım karşı cinsten hoşlanmaya erdiğinden beri en büyük hayalim, ilgimi çeken adamı dansa kaldırmak. Sanmayın ki öyle tango, vals, romantizm vb. Basbaya coşmak, eğlenmek, gülüşmek.Hem iddialı hem de heyecan verici, dominant bir hareket (gülücük) Dans bana sadece aşk meşk flört çağrıştırıyor gibi durdu ama aslında öyle değil. Ben çok sevip ısındığım kadın ya da adam, herkesle dans etmek isterim. Annem ve onun lise arkadaşlarıyla da içip deli gibi dans ettiğimi; hiç tanımadığım biriyle dans ederken tanışıp, sonradan onu kendime dost edindiğimi de (nam-ı diğer Beatrice) bilirim. Mesela şimdi bunları okuyorsun ve ben senin gerçekte kim olduğunu bilmi...