Ana içeriğe atla

Naegleria fowleri





kim için, ne uğruna yaşadığını-çalıştığını sorguladın mı hiç?

dilersen 3 üniversite üzerine yüksek akademik başlarılara imza at;
dilersen dünyanın en güzel/yakışıklı, çekici, herkesin imrendiği insan ol;
dilersen yeni nesil Koç, Sabancı sayıl;
dilersen tüm dünyanın şerefi-namusu senden sorulsun;
dilersen cennette en ön sırada yerin hazır olsun;
...


Kim için, ne uğruna bugününü yaşadığını bana açıklayamıyorsan; bırak bana açıklamayı kendine-sisteme-hayata dair bunu hiç sorgulamadıysan sen benim için "tıkla bak, şundan" farksızsın! 

Acıyorum ezbere yaşayan insanlara, öyle böyle değil-çok acıyorum.
Hele ki çocuklarını böyle yetiştiren ailelere gerçekten darılıyorum.

Ben ve benim gibi hissedenler
daha kim olduğunu bilmeyen insanlarla trikotaj misali çevresi örülmüş,
anarşist-tembel gibi yaftalar yemiş, 
onlara göre çaresiz;
onların yanında yalnız bireyleriz biz!

Yorumlar

  1. haftasonu okuyamadım sizi. şimdi okudum da yazdıklarını, ne güzel şeyler yazmışsın nini'm. bi'kez daha okuyup bi'kez daha düşünmemizi sağlıycak yazılar olmuş. ve hepsinin sonunda "çok doğru" diyceğimiz. eline sağlık tatlım..^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. anlıyorum çünkü ben de fırsat bulamadım, takip edemedim kaç gündür kimseyi...
      teşekkür ederim canım^^

      Sil
  2. matin luther king " i have a dream !" evet, dogru ! : hayalsiz ve idealsiz insan nasil mutsuz ve anlamsiz bir hayat surdureblir ? hala, boyle bosu bosuna koca bir omur bitirenler var ? yazik :( akillica bir farkindalik : nicin yasiyoruz, kimin için çalisiyoruz ? hayallerimiz ne ? ne kadar cabaliyoruz onlari gerçeklestirmek için ?)

    seni tebrik ediyorum "filozof ninicim".

    YanıtlaSil
  3. sinirliyken daha mı okunası oluyosun?

    YanıtlaSil
  4. Çünkü herkes kendi yaptığının "doğrusu" olduğuna o kadar emin ki, dışlanan bizler oluyoruz.Böyle yalnızlığa da eyvallah derim ben gönülden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle, varsın yalnız kalınsın... yeter ki sürüden uzak duralım...kurtlara rağmen...

      Sil
  5. 1 ay kadar önce bende işimin en keyifli zamanlarında,herkes yaptığım tasarımlara övgüler yağdırırken ve ismim bir marka olma yolunda adımlar atarken, bir de baktım ki benim minik kızımın bana çok ihtiyacı var. Ajans , ortaklık, müşteriler, beklentiler... hepsini bir kalmele çizdim ve 1 aydır kızımla evde yuvarlanıyorum, tüm agresiflikleri, terslikleri bensizliktenmiş meğer. Bir an düşündüm, deli gibi çalışmalar projeleri yetiştirme için sarfettiğim çabalar, iş bitimindeki mutluluklarım...peki hangisi kızımdan daha önemliydi acaba?? hiçbiri... Şimdi bir süreliğine bile olsa hiç bir plan, program yapmadan evde kızımla kaybettiğim zamanların acısını çıkarırcasına, mutlu ve huzurluyum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne mutlu ki bunun farkına varabilmişsin. Ve ben öyle minim ki bir çok kişi, hatta dostların bile seni anlamadan, " işe ara verilir mi, kariyerini çizdi attı, eve kapandı, yaptığı yanlıştı vb." düşüncelere kapılmıştır. Ama ben bu kararını sonsuz destekliyorum. kariyermiş, ayaklar üzerinde durmakmış vb. imkanın varsa, daha fazlası uğruna kişi mutluluğundan, en sevdiğinden neden fedakarlık eder aklım almıyor, almayacak da...

      Sonsuz sevgiler...

      Sil
  6. Her kelimene üstüne bir şey söylemeye gerek duymayacak kadar katılıyorum!

    YanıtlaSil
  7. Hz. İbrahim ateşte yanarken bir karınca su taşıyormuş harıl harıl ateşe. Diğerleri dalga geçmiş. Eyy karınca senin taşıdığın su bu ateşi söndürmeye yeter mi, senin taşıdığın sudan ne olur diye.
    Karınca " en azından tarafım belli olur" demiş..

    Tarafı belli olanlardan olmak umuduyla :)

    YanıtlaSil
  8. ne kadar doğru ifade etmişsiniz. bir de e.e.cummings'in bir sözü var:
    “Hiç kimse değil, ancak kendiniz olmak, sizi bir başkası yapabilmek için gece gündüz elinden geleni ortaya koyan bir dünyada, insanın verebileceği en güç savaştır ve asla savaşmayı elden bırakmayın."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok doğru ve yerinde bir söz bu paylaştığın, teşekkür ederim...

      Sil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ah.

Psikolojik ve sosyolojik bir mücadelenin içindeyiz... Bundan yıllar önce, 2012'de, bir yazı okumuştum. Tam da Dağlıca (okumak için tık tık ) olayının ardından. Yeniden kendini sıklıkla hatırlatmaya başlamıştı terör. Linklediğim yazımda bir liste var, o sıralarda "sadece" beş satır. Şimdi listelemeye kalksam yanımda durup buz kesmiş elimden tutacak cesaretiniz var mı?  ... Okuduğum o yazıda şöyle bir şey diyordu yazar: Günümüz Türkiye’sinde terörün gündelik haberler arasında yer almaya başlaması ve toplumun buna sessiz kalması, bir toplumun yok olmasının yolunun o toplumun değer yargılarını aşındırmaktan geçtiği gerçeğini akıllara getirmektedir. Ne kadarı doğru?  Aşındığımız kesin. Peki, aşınan gerçekten değer yargılarımız mı? Neden sessiz kalıyoruz? Umursamıyor değiliz. Üzülmüyor değiliz. Görmüyor değiliz. Hatta 2012'den farklı olarak artık ölmüyor da değiliz. O halde olan ne? Kanıksıyoruz.  (TDK /1. -i Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez ...

Mini Sohbet - Huzur

ben burada olmak istiyorum.  stresten, işten, kalabalıktan, internetten, haberlerden, matkap sesinden, topuklu ayakkabıdan, ailemden, kavgadan, sevgilimden, dostumdan, dedikodudan... her şeyden uzakta. şimdi sen bunu okuyorsun ya, ben burada olup senden de uzak kalmak istiyorum. sevdiğim-sevmediğim ne varsa düşsün 5 dakikalığına yakamdan. söz güneşi batırıp geri döneceğim bensiz sahteliği eksik kalacak dünyaya ama şimdilik bi destur! müzik bile benimle olmasın bu defa. sadece rüzgar, dalga ve yengeçlerin ayak sesleri... kıyafetlerimi de atayım ki kenara, esintiyle üzerime bulansın kum taneleri. ...    1... ...2... ...3... ...4... ...5 . uyanış (bknz: beyaz yatak )

Benimle Dans Et

"Benimle dans eder misin?" Ne de güzel bir soru değil mi, bir de düşünsene tanımadığım sana, birine benim ağzımdan döküldüğünü. Komik mi olur yoksa çekici mi bilemiyorum ama bence çok eğlenceli... Bu teklifim her ne kadar yurdum kültüründe kabul görmese de, tamamen masumca. Ama itiraf etmeliyim ki genç bir kadın olarak, aklım karşı cinsten hoşlanmaya erdiğinden beri en büyük hayalim, ilgimi çeken adamı dansa kaldırmak. Sanmayın ki öyle tango, vals, romantizm vb. Basbaya coşmak, eğlenmek, gülüşmek.Hem iddialı hem de heyecan verici, dominant bir hareket (gülücük) Dans bana sadece aşk meşk flört çağrıştırıyor gibi durdu ama aslında öyle değil. Ben çok sevip ısındığım kadın ya da adam, herkesle dans etmek isterim. Annem ve onun lise arkadaşlarıyla da içip deli gibi dans ettiğimi; hiç tanımadığım biriyle dans ederken tanışıp, sonradan onu kendime dost edindiğimi de (nam-ı diğer Beatrice) bilirim. Mesela şimdi bunları okuyorsun ve ben senin gerçekte kim olduğunu bilmi...