Ana içeriğe atla

biraz matrak biraz ciddi, bir karasinek bin düşünce!

sinekler intihar ederler mi?

bazı bazı, düşüm düşüm düşünüyorum yerli yersiz bir şeyleri. ne öyle memleket meselesi ne de sonucuna varamadığım bir formül çözümlemesi...
 bir anda saçma bir şey geliyor aklıma ve ben ona takılıp kalıyorum. 
takıldıkça bir yenisi daha ekleniyor. sonra kafamdan onları şekillendirip bir karara varıyorum ve adeta çok önemli bir şey yapmışımcasına huzura eriyorum.
böyle anlarda gugul* benim en iyi dostum. çünkü gugula sorunca illa ki benim gibi saçma bir konuya sapıklık yapıp, kafasını takarak forumlarda ya da sitesinde paylaşmış insanlara rastlıyorum.

mesela,
bugün yatakta doğrulduğum an gözüme duvara kendini vurup duran bir karasinek çarptı. bunu neden yapıyor ki? cama toslayıp dursa, dışarı çıkmak istiyor der camı açardım. "kendini öldürmeye mi çalışıyor yoksa" diye düşündüm ve merak ettim.
hı hı. 
evet, merak ettim.
öncelikle neden böyle düşündüğümü size açıklamam lazım: 
çok eskiden 2 tane muhabbet kuşumuz vardı. beraber yaşlanmış bu iki kuştan biri eceliyle ölünce, diğer kuş adeta delirdi. annem kafese elini sokup zar zor alabildi kuşumuzun ölü bedenini. sonra aynı gün içerisinde bir baktık ki tek başına kalan dişi kuşumuz inatla kafasını kafesin demirlerine sıkıştırmaya çalışıyor. biz uzaklaştırdıkça o yine aynısını yapıyor. 
bir kurtardık, iki kurtardık derken üzgün kuş amacına ulaşıyor... (üzgün surat)
benim için travmatik hadiselerden biriydi bu.
neyse.
günümüze ve odada intihar etmeye çalıştığını düşündüğüm karasineğe gelelim. ilk bakışta aklıma gelen onun kendini öldürmeye çalışmasıydı, evet.
ama hemen arkasından sinek anatomisi ve beyin kapasiteleri (düşünebilme-güdü yetileri) hakkında hiçbir bilgim olmadığını fark ettim. onun da arkasından aklıma bu sineklerin sürekli bala-reçele saplanmaları, çorbaya düşmeleri geldi. acaba bunu açlık iç güdüsü ile mi yapıyorlardı?
yoksa bu şekilde ölümü, duvara çarpa çarpa kendini öldürmektense daha naif bir yol olarak mı görüyorlardı?

dı dı dı dıımm!

 telaşelerimi yoluna koymanın arkasından ilk iş sinek anatomisine ve intihar etme kapasitelerine baktım. genel olarak sineklerin duygusal çalkantıları ya da kuşlarda bulunan depresyon potansiyeline sahip olabileceğine dair bir bilgiye denk gelmedim. biraz şartlı refleksimsi, biraz koşullanmalı, biraz da alışkanlık iç güdüsü hakim kendilerine. yani tipik eklem bacaklı özellikleri.  

bir sitede, kuantum düşünce tekniği anlatımında karasinek örnek olarak kullanılmış. kurulan bağlantı hoşuma gitti. bu çok mühim meseleler olmayan ama kafa yormanın da anlamsız bir şey olmadığını düşündüğüm yazımı noktalarken, 
size o siteden sinekle ilgili kısmı paylaşmak istedim:

"Odada vızz vızz uçup duran sinek her seferinde cama toslar dışarı çıkmak için. Sonra ev sahibi camı açar ama sinek artık orda bir engel olduğunu ezberlemiştir. Camın açık olduğunu fark etmez bile. İşte o zaman da ev sahibi bu sefer eline aldığı sineklikle sineği cama doğru yönlendirmek ister. Amacı iyidir, sineğin camdan çıkmasını sağlayıp, özgürlüğüne kavuşmasıdır. Ama tam tersine sinek “ Ben ne yaptım? Sadece dışarı çıkmaya çalışıyordum, bu adam bana niye sineklikle saldırıyor?” der. İşte bakış açısı! "



Yorumlar

  1. kızım olunca annemlerin muhabbet kuşu yemek yemeyerek intihar etmişti.:(( beni çok seviyormuş meğer

    YanıtlaSil
  2. kıyamammm!

    hakikaten var bu sevdiklerini paylaşamıyor olma durumları. miniş diye muhabbet kuşum vardı, o da eve aldığımız köpeği kıskanmış, gelmez olmuştu yanımıza.

    çok hassaslar çoook

    YanıtlaSil
  3. Muhabbet kuslarina cok üzüldüm:(
    Sinege gelince benim cikardigim sonuc,hic kimseye yaranamzsin bu bir karasinekte olsa:))
    sevgiler canim..

    YanıtlaSil
  4. Bayılıyorum muhabbet kuşlarına onlar cidden çok duygusal ya:(
    ama sineklerden nefret ederim caniye dönüşürüm anında sinek ilacını alır koşarım:D

    YanıtlaSil
  5. Zelis, bakış açın ilginç ama doğru olmuş:)

    ipekböceği, benim de normalde sineklere karsı özel zaafım olduğunu söyleyemem:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ah.

Psikolojik ve sosyolojik bir mücadelenin içindeyiz... Bundan yıllar önce, 2012'de, bir yazı okumuştum. Tam da Dağlıca (okumak için tık tık ) olayının ardından. Yeniden kendini sıklıkla hatırlatmaya başlamıştı terör. Linklediğim yazımda bir liste var, o sıralarda "sadece" beş satır. Şimdi listelemeye kalksam yanımda durup buz kesmiş elimden tutacak cesaretiniz var mı?  ... Okuduğum o yazıda şöyle bir şey diyordu yazar: Günümüz Türkiye’sinde terörün gündelik haberler arasında yer almaya başlaması ve toplumun buna sessiz kalması, bir toplumun yok olmasının yolunun o toplumun değer yargılarını aşındırmaktan geçtiği gerçeğini akıllara getirmektedir. Ne kadarı doğru?  Aşındığımız kesin. Peki, aşınan gerçekten değer yargılarımız mı? Neden sessiz kalıyoruz? Umursamıyor değiliz. Üzülmüyor değiliz. Görmüyor değiliz. Hatta 2012'den farklı olarak artık ölmüyor da değiliz. O halde olan ne? Kanıksıyoruz.  (TDK /1. -i Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez ...

Mini Sohbet - Huzur

ben burada olmak istiyorum.  stresten, işten, kalabalıktan, internetten, haberlerden, matkap sesinden, topuklu ayakkabıdan, ailemden, kavgadan, sevgilimden, dostumdan, dedikodudan... her şeyden uzakta. şimdi sen bunu okuyorsun ya, ben burada olup senden de uzak kalmak istiyorum. sevdiğim-sevmediğim ne varsa düşsün 5 dakikalığına yakamdan. söz güneşi batırıp geri döneceğim bensiz sahteliği eksik kalacak dünyaya ama şimdilik bi destur! müzik bile benimle olmasın bu defa. sadece rüzgar, dalga ve yengeçlerin ayak sesleri... kıyafetlerimi de atayım ki kenara, esintiyle üzerime bulansın kum taneleri. ...    1... ...2... ...3... ...4... ...5 . uyanış (bknz: beyaz yatak )

Benimle Dans Et

"Benimle dans eder misin?" Ne de güzel bir soru değil mi, bir de düşünsene tanımadığım sana, birine benim ağzımdan döküldüğünü. Komik mi olur yoksa çekici mi bilemiyorum ama bence çok eğlenceli... Bu teklifim her ne kadar yurdum kültüründe kabul görmese de, tamamen masumca. Ama itiraf etmeliyim ki genç bir kadın olarak, aklım karşı cinsten hoşlanmaya erdiğinden beri en büyük hayalim, ilgimi çeken adamı dansa kaldırmak. Sanmayın ki öyle tango, vals, romantizm vb. Basbaya coşmak, eğlenmek, gülüşmek.Hem iddialı hem de heyecan verici, dominant bir hareket (gülücük) Dans bana sadece aşk meşk flört çağrıştırıyor gibi durdu ama aslında öyle değil. Ben çok sevip ısındığım kadın ya da adam, herkesle dans etmek isterim. Annem ve onun lise arkadaşlarıyla da içip deli gibi dans ettiğimi; hiç tanımadığım biriyle dans ederken tanışıp, sonradan onu kendime dost edindiğimi de (nam-ı diğer Beatrice) bilirim. Mesela şimdi bunları okuyorsun ve ben senin gerçekte kim olduğunu bilmi...