Ana içeriğe atla

Curiosity ve Barış Ünver

Curiosity
NASA'nın 14 Aralık 2004 itibari ile geliştirdiği; 26 Kasım 2011 tarihinde keşif amacı ile Mars'a fırlattığı ve bugün, 6 Ağustos 2012 günü başarılı bir iniş yapan keşif robotunun adı. Dilimizde merak anlamına gelen bu isim 9000 isim alternatifi arasından seçilmiş. Bu meraklı robot öyle müthiş ki, Dünya ile Mars arasındaki mesafeden kaynaklı olan gecikmeli sinyallere (14 dk) rağmen tek başına Gale Krateri'ne iniş yaptı. Belki klişe duracak ama bu başarı, bilim ve insanlık adına olağanüstü bir değer taşıyor.

Curiosity Mars üzerinde 5-20 km alanda 1 Mars yılı eden, en az 687 dünya günü boyunca keşif yapacak. Onu bu adreslerden takip edebilirsiniz:
Barış Ünver

http://beyn.org/ adresinin sahibi, genç bir blogger. 
İnsanlar onun adını, anayasa değişikliği raferandumu öncesinde (2010) kişisel adresinde yer verdiği düşünceleri nedeniyle, Recep Tayyip Erdoğan tarafından kendisine dava açılan blogger olarak duydu. Bu olayın ardından herkes şaşkın, kimisi yılmış kimisi daha da hırslanmıştı. 
Başbakan'ın şikayeti ardından savcılık, Barış Ünver'e  "sesli ve görüntü ile kamu görevlisine görevinde hakaret ettiği " gerekçesi ile dava açmış, Barış 12 Şubat Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülen dava ile beraat etmişti. 

2 Ağustos 2012 günü, Mahkeme Yargıcı Mustafa Kara, siyasetin içerisinde, özellikle de referandum öncesinde Tayyip Erdoğan da dahil olmak üzere tüm siyasetçilerin birbirlerine benzer eleştirilerde bulunduğunu ifade ederek şöyle der:  "Siyasetin doğası gereği de bu ‘sert, kırıcı ve incitici’ eleştiler karşılıklı olarak tolere edilmiş ve hiçbir siyasi tarafından da hakaret olarak değerlendirilmemiş ve katlanılmıştır"
Ve  gerekçeli karar: “Sanığın yazı içeriği kaleme aldığı düşüncelerin ifade ve eleştiri özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığı, siyasi bir kişilik olarak toplum önünde bulunan ve her söz ve davranışının kamunun eleştirisine açık olduğu kabul edilen müştekiye ve müştekinin genel başkanı olduğu partiye hakaret kastı ile hakaret etmediği kanaatine varılmıştır.”


Kararın ardından Barış Ünver der ki:
"Mutlu olduğum bir başka nokta da şu: benim dava, benimki gibi (sırf blog yazıları değil, Twitter ve Facebook paylaşımları gibi) eleştirilere açılan davalarda emsal olarak gösterilebilecek."

***
Curiosity şimdiye kadar 570 km yol katetti. Biz de diğer dünyalıların Curiosity zaferini beklediği sıralarda Barış Ünver davası sayesinde Mustafa Kara'dan haberdar olup, hala yargıya karşı umut besleyebileceğimizi öğrenerek az biraz yol katettik. 
Kelimelerim sitem ya da mesaj içermiyor, kendi adıma gerçek bir mutluluk.
Oh la la Curiosity
Geçmiş olsun Barış Ünver
İyi ki varsın Mustafa Kara


Tüm bunlar yaşanırken.
 her daim yaşanmış-yaşanacak olan terör konusunda ulusun bakışına yönelik psikolojik bir uyarlama: 
Savunma Mekanizması ve Ulus

Yorumlar

  1. uc guzel haberinle merhaba demek istedim sana nini`m:)))

    YanıtlaSil
  2. Tahmin edemeyeceğim türden bir bağlantı olmuş :). Güzel düşüncelerin için teşekkür ederim :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Barış,
      Göreceğini düşünmemiştim, teşekkür ederim:)

      Sil
    2. Sitemin istatistiklerinden gördüm :)

      Sil
  3. Gale krateri Marsın ekvator bölgesinde bulunuyor. Kraterde tek hücreli uzaylılar yada onlara ait fosiller aranıyor. Daha çok ararlar. İlginç bir bölge. O bölge yakınlarında tren yolu tespit edildiğine dair haberler çıkmıştı bir ara.Mars konusunda spekülasyonlar bitmez. Marsta yaşayan yeşil adamlar fenomeni yarım asır daha sürer.. Bu arada Bir hollywood filmi daha gelse güzel olur :)
    14 dakikalık uzaklıkta olan bir yere (hem 14 dakika, hemde yerçekimi, atmosfer basıncı, sürtünme..vs farklı olduğu ortam) başarılı bir iniş yapmak, 14 dakikalık mesafede sekronu ayarlamak kesinlikle olağan üstü bir başarı..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dönence,
      Bu inişin getirilerini ben de heyecanla takip edeceğim:)

      Sil
  4. Ninni, takip ettiğim kadarıyla yine çok hoş ayrıca çok bilgilendirici de bir yazı olmuş... Sadece bilinçlendirme ve farkındalık arttırmak amacıyla yazı yazıp, okuyucularını kendi ideolojik fikirlerinle dogmatik bir biçimde boğmadan bunu başarabiliyorsun ya bu çok güzel bir yetenek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. missigamze,
      böyle düşündürüyorsam ne mutlu bana,
      teşekkür ederim.

      Sil
  5. bana bir blog takibi hediye etmiş oldun teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  6. barış ve mustafayı bilmiyodum sayende öğrendim.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deeptone,
      senin gibi birikimli birinin gözünden kaçtığına eminim!
      yine de sevindim

      Sil
  7. niniim!

    marsa giden robot haberi beni çok etkilemişti ama bu haberi yazarak senden daha çok etkilendim.

    hem böyle güzel
    hem iyi
    hem tatlı
    hem yetenekli
    kalemi güzel
    ve bilgili olmayı nasıl başarıyoooorsun :)

    YanıtlaSil
  8. Mia'm,

    Asıl sen böyle ruh okşamayı nasıl başarıyorsun?
    Teşekkür ederim^^

    YanıtlaSil
  9. Millet ne sabırlı yahu..
    İşte biz Türkler o yüzden bir bok yapamıyoruz :d

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. safransarı,
      kafasızlığlımızdan yapamıyoruz...

      Sil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

(Ç)Alıntı Blog

Dün gece paylaştığım son yazımın ardından uzun zamandır bakmadığım istatistiklerime bir göz atayım dedim. Gelen blog kanallarından birinin adı hoşuma gitti ve tıkladım. Yazdıkları da ilgimi çekince genel olarak bir göz gezdirdim. Derken, orada kendi yazımı gördüm: Hayal . Bende ki adıyla  Kırmızı Karavan , sevgili Dayatılan için yazdığım yazı. Benim   Hayat Ağacı ' m ve onun  Hayat Ağacı   Benden  Tanıştır Benimle  ve o ndan  Tanıştır Bizi   Ben diyorum  Nereye Varırsa (Lorensa) , ve o  diyor   Nereye Varırsa   Bu da onun bir yazısı, nasıl-ne yazdığına-alıntılara dair:  Yazıyorken Benim, yazılarımın bu sayfada olduğuna dair ne bir bilgim var; ne de herhangi bir yazımın altında ismim. Bu yüzden ilk karşılaştığımda düşündüğüm, iyi niyetle,  "belki de alıntı blogudur" fikrim değişti. Bir de bazılarının orjinal metninden biraz sıyrıldığını görünce dedim ki: alıntı ile çalıntı arasında çok ince bir...

Yanlışsın

An olur, hayattaki her şey sana yanlış gelir, 'ah' olur, sen hayattaki en yanlış şeysindir! Eve götürülen yanlış bavul gibi uyanırsın bir sabah, neredesin, içindekiler neden darmadağın edilmiş diye düşünmekten kafayı yersin. Ayılmak için girdiğin kahve dükkanında 'White Mocha' dökülür bacaklarına, tarlada güneşin kavurduğu aç çocuklardan yemek çalan işçilere dönersin. Gömülürsün dosyalara, kendini havaalanı kontrolüne takılmış free shop paketi gibi emanette hissedersin:  1 litreden fazla gelmenin borcunu ödediğin bu paradoksta, şu içi alkollü dışı ayık şişeler gibi yalnız ve konu mankenisin. Derken, yanlış yankesici soyar seni, çünkü sürekli yanlış zamanda yanlış yerdesindir. Bir yerlerde koza bırakan kelebeğin kanatlarına mandal taktıkça, kendi yankesicinin yevmiyesini ötekileştirdiğine parsellersin.  Özetle, salça üzerinde yeşermiş mikro orman gibidir hayatta kapladığın yerin; ayrıca yükselenin bile hesapta yanlış, zaten sandığın gibi 'baykuş' burcu bi...

MeSeNede seni çok bekledim

Nini şimdi oturum açtı.  Siz neredesiniz? Geçtiğimiz hafta sonu canım sıkıldı ve oturup eski yazılarıma baktım. Çoğu ne kadar da toy, nasıl da naifler. Dağınık cümleler, imla hataları... İnsan bir garip oluyor kendi yazılarını okurken; "o" günü, ne hakkında yazdığını anımsarken. Tam bir nostalji oldu benim için. Hani şu MSN'in adı her geçtiğinde ya da 90'lardan bir şarkı çaldığında düşen sıcaklık vardır ya içimize, ha' tam da o oldu. Isındım. Hele sizden/okurlardan aldığım yorumları okuduğumda... Bir de sözlüğümüz varmış; ismim altında ayaklarımı yerden kesecek yorumlarla... Tabii bu bahsettiğim 10 sene öncesi! Daha blog yazarlığının popüler olmadığı yıllarda, etrafımızda Instagram ünlüleri at koşturmazken yazıp okurdu burada insanlar. Hatta kemikleşmiş bir kadro bile vardı. (gülücük) (Bakın, bu gülme efektim de geçmişten, hatırlayan vardır belki) Peki, bunca yıl içerisinde hiç yazmadım mı? Yazdım. Ancak, buraya taşımadım. Şimdi yeniden heveslenmişke...