An olur, hayattaki her şey sana yanlış gelir, 'ah' olur, sen hayattaki en yanlış şeysindir! Eve götürülen yanlış bavul gibi uyanırsın bir sabah, neredesin, içindekiler neden darmadağın edilmiş diye düşünmekten kafayı yersin. Ayılmak için girdiğin kahve dükkanında 'White Mocha' dökülür bacaklarına, tarlada güneşin kavurduğu aç çocuklardan yemek çalan işçilere dönersin. Gömülürsün dosyalara, kendini havaalanı kontrolüne takılmış free shop paketi gibi emanette hissedersin: 1 litreden fazla gelmenin borcunu ödediğin bu paradoksta, şu içi alkollü dışı ayık şişeler gibi yalnız ve konu mankenisin. Derken, yanlış yankesici soyar seni, çünkü sürekli yanlış zamanda yanlış yerdesindir. Bir yerlerde koza bırakan kelebeğin kanatlarına mandal taktıkça, kendi yankesicinin yevmiyesini ötekileştirdiğine parsellersin. Özetle, salça üzerinde yeşermiş mikro orman gibidir hayatta kapladığın yerin; ayrıca yükselenin bile hesapta yanlış, zaten sandığın gibi 'baykuş' burcu bi...
İnsanların görmek istedikleri forma dönüşmeye çalışıp sonunda dönüştüğü şeyi tanıyamayan insanlarla dolu bu dünyada bu boş başkalaşmaların saçmalığına dair güzel bir yazı olmuş, kelimelerinden fırlayan sosyal mesaj kaygısız sosyal mesajına sağlık.
YanıtlaSilÇok ciddi bir yorum attım,
çok derin bir bakış açısıyla taradım kelimeleri,
dizüstü çoraplarınla düete tutuşan dizüstü bilgisayarların dizlerine yama yapmak gerektiğini gördüm;
bu yama ön yargılara,
bu yama insanların sökük bakışlarına.
Bu yama, Yamaha,
biraz piyano,
biraz melodi.
DAN.
Burada yazdıklarını bizi yönetenlere bir mesaj olarak algıladım, doğru değil mi?
YanıtlaSilEvet artı
YanıtlaSilErkek hegomanyasını ve kadın acziyetini. Sevginin gücünü mükemmel kompoze etmiş bir şiir. 100 evet 100 rskamlar en gğzel ifadedir. Kullanın.
Kendim olmama izin ver!
YanıtlaSilKim olmamı istediğini bilmiyorum. Neyin olmamı istediğini de...
Sadece senin olmamı istediğini biliyorum.
Alakamız her neyse; çalışanın, kadının, komşun, arkadaşın, kızın olmamı...
Sen ne istiyorsan bende onu gördüğünü de biliyorum.
Göremediğinde beni itici bulduğunu da.
Saçma!
Yok sayıyorum!
En çok da dizüstü çoraplarımla, yargılanmama aldırmıyorum.