Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Boş Küme

Ay, yeniden arkamda ve ben yine ondan bihaber.  Aynaya dönüyorum yüzümü ve çıkarıyorum ne varsa üzerimden...  Soyundukça ortaya çıkıyor karalamalarım. Bacaklarımda devrik cümleler, göğsümde imla hatası. Yazamıyorum şu sıra, olmuyor.  Elimde kağıt kesikleri, yerlerde ağaç kanı!

Kesişmeyen Doğrular

Ay inmiş penceremin önüne, perde aralığından beni dikizliyor. Ben ise her şeyden bihaber usul usul çözüyorum gömleğimin düğmelerini aynaya karşı. Dışarıdan gelen esintiyle değil de düşüncelerimle ürperirken tüylerim, aynadaki yansımam pütür pütür tenimi ele veriyor. Dokunuyorum kendime. Seviyorum kendimi daha önce kimselerin sevmediği gibi. Geçmiyor, üşüyorum. Ruhum tek başına dans ediyor. Beynim ise sarhoşluktan dengesiz. Tökezliyorum. Gelmiyor içimden üzerime bir şeyler giymek. Çıplaklığını tadabilmek istiyorum bu defa gerçeğin. Sonra sorgular başlıyor: Sanki bizi kirleten yalanlar değilmiş gibi neden hala herkes giyinik; neden bütün tenler pürüzsüz olmaya çırpınıyor? Geceye bakmak istiyorum, perdemi açmamla beraber karşımda kanımı donduran onlarca bakış. Kınıyorlar beni. Kınanıyorlar çıplaklığımı. Kınıyorum beni sevmeyen o gözleri. Bulamayınca görmek istediğimi, cesaretim kırılıyor. Cenin gibi kıvrılmışken simsiyah çarşafa fısıldıyorum: Bu gece aydınlığım yok Ay'dan yana. ...