An olur, hayattaki her şey sana yanlış gelir, 'ah' olur, sen hayattaki en yanlış şeysindir! Eve götürülen yanlış bavul gibi uyanırsın bir sabah, neredesin, içindekiler neden darmadağın edilmiş diye düşünmekten kafayı yersin. Ayılmak için girdiğin kahve dükkanında 'White Mocha' dökülür bacaklarına, tarlada güneşin kavurduğu aç çocuklardan yemek çalan işçilere dönersin. Gömülürsün dosyalara, kendini havaalanı kontrolüne takılmış free shop paketi gibi emanette hissedersin: 1 litreden fazla gelmenin borcunu ödediğin bu paradoksta, şu içi alkollü dışı ayık şişeler gibi yalnız ve konu mankenisin. Derken, yanlış yankesici soyar seni, çünkü sürekli yanlış zamanda yanlış yerdesindir. Bir yerlerde koza bırakan kelebeğin kanatlarına mandal taktıkça, kendi yankesicinin yevmiyesini ötekileştirdiğine parsellersin. Özetle, salça üzerinde yeşermiş mikro orman gibidir hayatta kapladığın yerin; ayrıca yükselenin bile hesapta yanlış, zaten sandığın gibi 'baykuş' burcu bi...
ahahahahaaa, görseli sevdim.
YanıtlaSilBu yazı bütünü de bir tweetti sanırım. O zaman buradan söyleyelim, güzelmiş şiirsel bağyan.
Beyza,
YanıtlaSilGörsel nokta atışı oldu:)
evet tweet olarak yazmıştım gündeme bilenip, sonra burada ölümsüzleşsin istedim^^
Şiiri seviyorsun Nini :) yakında bir şiir postu da ben hazırlıyorum :)
YanıtlaSilBolat,
Silsenden şiir okumak için bekliyor olacağım:)
Şiir yazmak gibi bir yeteneğe sahip değilim ama postu yazdım haberin olsun :) sana da tavsiye ederim kitabı güzel insan :)
SilGüzeel bir anlatım:)
YanıtlaSilLAla,
Silteşekkür ederim