Ana içeriğe atla

Mini Sohbet: Dırdır


Agu ile başlar her şey, ardından dır gelir. 
Sonra dır'a bir dır daha eklenir ve olur insanlığa dırdır. 
Fenadır da dırdır.
Yapan çekilmez, yapılanı yer çekimi bile dünyaya geri çekemez.
 Ah bir de benim dırdırım yok mu? 
Tadından yenmez.
 Yeme de yanında yat denir ya, onu burada uyarı babında kullanabilirim işte, 
zira yiyecek olursan oturur midene. 
İyisi mi sen çok konuşturma beni.  
Tamam!
 Evet! 
Biliyorum ki başladığımda beni susturmak büyük mesele. 
Öyle her yiğidin harcı değil
 ama
 kelime dağarcığım ve vereceğim enerjinin kutbunu belirlemek senin elinde. 
Malum bakarsan bağ olur bakmazsan dağ olur.
 Yani olay şu ki: öyle ya da böyle bir şey olacak,
doğamın ve östrojenimin kanunu bu. 
En iyisi biz iyi geçinelim ki adı gevezelik olsun.
 Yok kızdıracağım dersen dırdırım senin olsun. 
Şansın yaver gitmezse bir de geveze dırdırıma denk gelirsin,
 ki senin için bu sağlam bir combo* olur.
 Yine de benden sana söylemesi: en beteri suskunluğumdur.
Bak mesela şimdi sustum!
(gülücük)

Yorumlar

  1. Adsız16:32

    dırdır deyince konunun benden uzmanını bulamazsın, neyse ayrıntıya girmiim ama yine deştin yaramı. sen nerden buluyorsun hocam bu konuları :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. toprak,
      hocam senin de hep bir yaran var^^

      Sil
  2. Aman sakın susma , biz senin tatlı sohbetlerine alıştık .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zeynep,
      yeter ki sen dinle, ben seve seve konuşurum^^

      Sil
  3. dırıdr olmadan dünyanın tadı mı olurmuş?!

    YanıtlaSil
  4. erkeklerdekı dırdır hıc cekılmıo bence ozellıklede sevgılı dırdırı:)))
    mımledım senı canım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. biricitim,
      keisnlikle doğru söylüyorsun!
      bir de mime gömdün beni:)

      Sil
  5. Gevezelikle dırdırın orta noktası var mıdır peki aceba? ehehe.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beyza,
      bilmem, beraber bulalım mı?:)

      Sil
  6. Nini, insanlar melek aslında doğduklarında! Walla bak, ben gördüm minicik bir şey, o kadar şefkate muhtaç ki, fakat bazıları sonradan yukarıdaki hayvanlar gibi oluyor :)) vahşi, yırtıcı yıkıcı! Dırdır gevezelik gibi şeyler hayatın tadı tuzu yahu, çıtır çerez yani:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bolat,
      aynen, bence de tadı tuzu :) ama abartmamak lazım sanki, bazı bazı, arada, hani gerekince...^^

      Sil
  7. yine kayboldun ama.
    :)
    arada uğra bari bana.
    :)
    bende bir ödülün var.
    :)

    YanıtlaSil
  8. seni ödül için sahneye davet ediyorum kabul edersen sevinirim :) http://kavanozdakibeyin.blogspot.com/2012/05/cok-yonlu-blogger-odulu-saskn-ve.html

    YanıtlaSil
  9. ''dırdır''ın ''Bezginlik veren söz'' anlamıyla birlikte ''Geveze, yerli yersiz konuşan'' şeklinde sıfat olarak da anlamı var.
    Her şeye atlayan dırdırcıları hiç sevmemişimdir ben de.
    Her şey yerinde ve zamanında güzel.
    Söz gümüşse sükut altın derler hani...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

(Ç)Alıntı Blog

Dün gece paylaştığım son yazımın ardından uzun zamandır bakmadığım istatistiklerime bir göz atayım dedim. Gelen blog kanallarından birinin adı hoşuma gitti ve tıkladım. Yazdıkları da ilgimi çekince genel olarak bir göz gezdirdim. Derken, orada kendi yazımı gördüm: Hayal . Bende ki adıyla  Kırmızı Karavan , sevgili Dayatılan için yazdığım yazı. Benim   Hayat Ağacı ' m ve onun  Hayat Ağacı   Benden  Tanıştır Benimle  ve o ndan  Tanıştır Bizi   Ben diyorum  Nereye Varırsa (Lorensa) , ve o  diyor   Nereye Varırsa   Bu da onun bir yazısı, nasıl-ne yazdığına-alıntılara dair:  Yazıyorken Benim, yazılarımın bu sayfada olduğuna dair ne bir bilgim var; ne de herhangi bir yazımın altında ismim. Bu yüzden ilk karşılaştığımda düşündüğüm, iyi niyetle,  "belki de alıntı blogudur" fikrim değişti. Bir de bazılarının orjinal metninden biraz sıyrıldığını görünce dedim ki: alıntı ile çalıntı arasında çok ince bir...

Yanlışsın

An olur, hayattaki her şey sana yanlış gelir, 'ah' olur, sen hayattaki en yanlış şeysindir! Eve götürülen yanlış bavul gibi uyanırsın bir sabah, neredesin, içindekiler neden darmadağın edilmiş diye düşünmekten kafayı yersin. Ayılmak için girdiğin kahve dükkanında 'White Mocha' dökülür bacaklarına, tarlada güneşin kavurduğu aç çocuklardan yemek çalan işçilere dönersin. Gömülürsün dosyalara, kendini havaalanı kontrolüne takılmış free shop paketi gibi emanette hissedersin:  1 litreden fazla gelmenin borcunu ödediğin bu paradoksta, şu içi alkollü dışı ayık şişeler gibi yalnız ve konu mankenisin. Derken, yanlış yankesici soyar seni, çünkü sürekli yanlış zamanda yanlış yerdesindir. Bir yerlerde koza bırakan kelebeğin kanatlarına mandal taktıkça, kendi yankesicinin yevmiyesini ötekileştirdiğine parsellersin.  Özetle, salça üzerinde yeşermiş mikro orman gibidir hayatta kapladığın yerin; ayrıca yükselenin bile hesapta yanlış, zaten sandığın gibi 'baykuş' burcu bi...

MeSeNede seni çok bekledim

Nini şimdi oturum açtı.  Siz neredesiniz? Geçtiğimiz hafta sonu canım sıkıldı ve oturup eski yazılarıma baktım. Çoğu ne kadar da toy, nasıl da naifler. Dağınık cümleler, imla hataları... İnsan bir garip oluyor kendi yazılarını okurken; "o" günü, ne hakkında yazdığını anımsarken. Tam bir nostalji oldu benim için. Hani şu MSN'in adı her geçtiğinde ya da 90'lardan bir şarkı çaldığında düşen sıcaklık vardır ya içimize, ha' tam da o oldu. Isındım. Hele sizden/okurlardan aldığım yorumları okuduğumda... Bir de sözlüğümüz varmış; ismim altında ayaklarımı yerden kesecek yorumlarla... Tabii bu bahsettiğim 10 sene öncesi! Daha blog yazarlığının popüler olmadığı yıllarda, etrafımızda Instagram ünlüleri at koşturmazken yazıp okurdu burada insanlar. Hatta kemikleşmiş bir kadro bile vardı. (gülücük) (Bakın, bu gülme efektim de geçmişten, hatırlayan vardır belki) Peki, bunca yıl içerisinde hiç yazmadım mı? Yazdım. Ancak, buraya taşımadım. Şimdi yeniden heveslenmişke...