Ana içeriğe atla

09:05 - Onunla 1 dakika

dün yine acı ve hayal kırıklığı dolu haberler aldık, üzüldük
bütün gece baş ağrısı ve stres çektim, ancasabah 05:00 civarı uyuyabildim
saatimi 08:55'e kurdum ki o siren sesini,
o 1 dakikalık saygı duruşunu kaçırmayayayım.
"alkış kıyamet, bravo" bana diye değil,
1 dk önünü ilikleyemeyenlere misal olsun diye

şu an bulunduğum ilçeden hep umutluyum
biliyorum ki isminin anımsattığı kadar ruhunda da barındırıyor bu semt sevgilimizi

saat 09:00
balkondayım
esiyor
karşımda vızır vızır geçen arabalar ve kulağımda gürültüleri 
beklediğim tek bir ses
karşı apartmanda evin camlarını silen temizlik yardımcısı
Atatürk ve Salvadore Allande heykellerine ev sahipliği yapan parkta oturan insanlar,
spor aletlerinde sabah sporunu yapanlar,
zabıta binası
yol,
...

saatim yok yanımda
kornaların aralıksız çığlıklarıyla anlıyorum
siren sesi yaklaşıyor

09:05
içim titriyor
soğuktan değil
oldum olası alt üst eder bu "ses" beni
bir o kadar da isterim her sene duyabilmeyi
arabaların çoğu hala vızır vızır ama kornalar kesilmiyor
bu görüş açımdan yolun ortasında duran araçlar görmedim
ama kenara çekip inenler var
çapraz binadan çıkan yaşlı amca dimdik duruyor
evin önünden geçen kadın dimdik duruyor
temizlik yardımcısı elinde beziyle balkonda,
parkta olan herkes dimdik duruyor.
zabıta binası acil alarm boşaltılmış gibi hepsi dışarı çıkmış, dimdik duruyorlar
büyük market zincirinin arka kapısı, onlarca insan dimdik duruyor
bir tane haraket eden beden görmüyorum
varsa bile göz ardı ediyorum
ama yok, herkes şu dakikada dimdik
bunu biliyor buna inanıyorum
..
"alkış kıyamet, bravo onlara" diye değil
bu 1 dakikayı anlayamayanlara misal olsun diye

vücudum kaskatı gözlerim yerinde duramıyor
bir kare almak için elimde kalmış fotoğraf makinem
annesiyle yürüyen bereli küçük kızın bir anda dimdik duruşunu çekmek istiyorum
olmuyor
kımıldayamıyorum!

09:05 2011'im böyle
şahit olduklarımın görüntüleri hafızamda
sizinkiler de sizde...
1 dakika ne onu geri getirecek ne de ondan çaldıklarımızı
sadece 1 dakika ile ne onun eserlerini yaşatabiliriz ne de kendimizi
1 dakika ne ona olan sevgimizin ne de ona özlemimizin ömrü.

sembolik de olsa
1 dakika ona karşı anmak adına yaptığımız en önemli ritüel, bir nevi ibadet
bu yüzden hiçbir günü bu gün kadar vurgulamam ben
bu yüzden hiçbir sıradan dakikayı bu 1 dakika önünü iliklemek kadar saygı değer görmem
zaten sırf bu yüzden seviyorum ya o içimi ürperten
beni kaskatı kesen siren sesini.


dokuzu beş geçe

09.05 2012'de kim öle kim kala
ama
kalan sağlar yine durabilsin dimdik ayakta



Yorumlar

  1. çok güzel, gerçekte iç titreren.

    YanıtlaSil
  2. için titrediği için asıl sen güzelsin

    YanıtlaSil
  3. Gözleri yaşartan boğazı düğümleyen bir yazı ve herkesin anlayamayacağı duygular yaşatan 1 dakika..

    YanıtlaSil
  4. Çok güzel bir yazı bu, bugün ben bilemedim ne yazacağımı ama sen benim yerime de konuşmuşsun içtenlikle söylüyorum bunu:')

    YanıtlaSil
  5. #Tamer seni yine görmek ne güzel, hayatımızdan o "1 dakika" hiç eksilmesin

    #İpekböceği aynı düşünceleri paylaşmamıza çok sevindim, teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  6. Tüylerim diken diken oldu okurken. Ruhuna sağlık...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ah.

Psikolojik ve sosyolojik bir mücadelenin içindeyiz... Bundan yıllar önce, 2012'de, bir yazı okumuştum. Tam da Dağlıca (okumak için tık tık ) olayının ardından. Yeniden kendini sıklıkla hatırlatmaya başlamıştı terör. Linklediğim yazımda bir liste var, o sıralarda "sadece" beş satır. Şimdi listelemeye kalksam yanımda durup buz kesmiş elimden tutacak cesaretiniz var mı?  ... Okuduğum o yazıda şöyle bir şey diyordu yazar: Günümüz Türkiye’sinde terörün gündelik haberler arasında yer almaya başlaması ve toplumun buna sessiz kalması, bir toplumun yok olmasının yolunun o toplumun değer yargılarını aşındırmaktan geçtiği gerçeğini akıllara getirmektedir. Ne kadarı doğru?  Aşındığımız kesin. Peki, aşınan gerçekten değer yargılarımız mı? Neden sessiz kalıyoruz? Umursamıyor değiliz. Üzülmüyor değiliz. Görmüyor değiliz. Hatta 2012'den farklı olarak artık ölmüyor da değiliz. O halde olan ne? Kanıksıyoruz.  (TDK /1. -i Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez ...

Mini Sohbet - Huzur

ben burada olmak istiyorum.  stresten, işten, kalabalıktan, internetten, haberlerden, matkap sesinden, topuklu ayakkabıdan, ailemden, kavgadan, sevgilimden, dostumdan, dedikodudan... her şeyden uzakta. şimdi sen bunu okuyorsun ya, ben burada olup senden de uzak kalmak istiyorum. sevdiğim-sevmediğim ne varsa düşsün 5 dakikalığına yakamdan. söz güneşi batırıp geri döneceğim bensiz sahteliği eksik kalacak dünyaya ama şimdilik bi destur! müzik bile benimle olmasın bu defa. sadece rüzgar, dalga ve yengeçlerin ayak sesleri... kıyafetlerimi de atayım ki kenara, esintiyle üzerime bulansın kum taneleri. ...    1... ...2... ...3... ...4... ...5 . uyanış (bknz: beyaz yatak )

Benimle Dans Et

"Benimle dans eder misin?" Ne de güzel bir soru değil mi, bir de düşünsene tanımadığım sana, birine benim ağzımdan döküldüğünü. Komik mi olur yoksa çekici mi bilemiyorum ama bence çok eğlenceli... Bu teklifim her ne kadar yurdum kültüründe kabul görmese de, tamamen masumca. Ama itiraf etmeliyim ki genç bir kadın olarak, aklım karşı cinsten hoşlanmaya erdiğinden beri en büyük hayalim, ilgimi çeken adamı dansa kaldırmak. Sanmayın ki öyle tango, vals, romantizm vb. Basbaya coşmak, eğlenmek, gülüşmek.Hem iddialı hem de heyecan verici, dominant bir hareket (gülücük) Dans bana sadece aşk meşk flört çağrıştırıyor gibi durdu ama aslında öyle değil. Ben çok sevip ısındığım kadın ya da adam, herkesle dans etmek isterim. Annem ve onun lise arkadaşlarıyla da içip deli gibi dans ettiğimi; hiç tanımadığım biriyle dans ederken tanışıp, sonradan onu kendime dost edindiğimi de (nam-ı diğer Beatrice) bilirim. Mesela şimdi bunları okuyorsun ve ben senin gerçekte kim olduğunu bilmi...