Ana içeriğe atla

Benim Rakı Sofram




Kimi mutlu olur, kimi pişman
Aslında sen ne seversin kendin olup da beni bir tanısan
Bırakıp ön yargıları, alsak elimize birer duble rakı
Aslında biz ne hoş insanlarız sürüyü bırakıp kendimiz olsak

Vursan kadehini kadehime, çatalın da hazırladığım mezelerde
Konuşsak sabaha kadar kafa kafaya,  yeniden tanışsak rakı masasında
Her yanı yalan dolan dolu bu dünyada madem aşktan bile korkar olmuş Mecnun
Bu masadaki evrene takıl, burası başka, nazı bitmeyen Leyla nerede meçhul!

Düşünme,
Biraz rakı
          Üstüne su
                                    Onun da üstüne buz

Bu ayık dünyada birkaç saat yokuz!
şerefe


***
rakıyı sevebilen herkese ve içimdeki Aydın Boysan sevgisine ithafen
bir kez daha şerefe!


                                                                                                                             

Yorumlar

  1. yarasın ninime:)ama asıl rakıyı burada tekirdağda içeceksin:)

    YanıtlaSil
  2. sağol tatlım, sen yerimede iç:))

    YanıtlaSil
  3. Ayağın sakınarak basma dilber, dökülem mey, kırılan şişe-i rindan olsun. Doldur ey saki neş'e yab eyle dil-i divâneyi.

    Bir de günümüzden : Artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin, Allah kimseyi rakısız yere düşürmesin.

    YanıtlaSil
  4. Çok güzeller Hektor, teşekkür ederimm

    YanıtlaSil
  5. Bir erkek için karşılıklı rakı içebilicek bir eş kıymetine ne kadar kıymet katar tahmin bile edemezsin.. Hele hele İzmirli birisi için.. :) Ayrıca Tekirdağdan bahsetmiş bir arkadaş açıkcası içmedim bilmem oraları ancak İzmir'in üstünede tanımam buralı değilsen gel birde İzmir'imin kokusunda tadına bak rakının derim :) Malum Atatürk'ün İzmir'i kurtardıktan sonraki hikayesini duymuştur herkes..

    YanıtlaSil
  6. rakı can izmir canandır:)

    izmir'de havayı soluyup rakı tokuşturmak bence de en muazzam olandır.

    YanıtlaSil
  7. Akdenizin koynunda da fena olmaz :) Bu vakitte de can çeker mi arkadaş :)

    YanıtlaSil
  8. Tanrım, Nini rakı demiş peşine İzmir denilmiş.

    Gel buraya, bardağını tokuşturacağın ben varım. Kordon'un ışıklarını aldık mı bir de karşımıza. Ne mavi ne mavi!

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yanlışsın

An olur, hayattaki her şey sana yanlış gelir, 'ah' olur, sen hayattaki en yanlış şeysindir! Eve götürülen yanlış bavul gibi uyanırsın bir sabah, neredesin, içindekiler neden darmadağın edilmiş diye düşünmekten kafayı yersin. Ayılmak için girdiğin kahve dükkanında 'White Mocha' dökülür bacaklarına, tarlada güneşin kavurduğu aç çocuklardan yemek çalan işçilere dönersin. Gömülürsün dosyalara, kendini havaalanı kontrolüne takılmış free shop paketi gibi emanette hissedersin:  1 litreden fazla gelmenin borcunu ödediğin bu paradoksta, şu içi alkollü dışı ayık şişeler gibi yalnız ve konu mankenisin. Derken, yanlış yankesici soyar seni, çünkü sürekli yanlış zamanda yanlış yerdesindir. Bir yerlerde koza bırakan kelebeğin kanatlarına mandal taktıkça, kendi yankesicinin yevmiyesini ötekileştirdiğine parsellersin.  Özetle, salça üzerinde yeşermiş mikro orman gibidir hayatta kapladığın yerin; ayrıca yükselenin bile hesapta yanlış, zaten sandığın gibi 'baykuş' burcu bi...

MeSeNede seni çok bekledim

Nini şimdi oturum açtı.  Siz neredesiniz? Geçtiğimiz hafta sonu canım sıkıldı ve oturup eski yazılarıma baktım. Çoğu ne kadar da toy, nasıl da naifler. Dağınık cümleler, imla hataları... İnsan bir garip oluyor kendi yazılarını okurken; "o" günü, ne hakkında yazdığını anımsarken. Tam bir nostalji oldu benim için. Hani şu MSN'in adı her geçtiğinde ya da 90'lardan bir şarkı çaldığında düşen sıcaklık vardır ya içimize, ha' tam da o oldu. Isındım. Hele sizden/okurlardan aldığım yorumları okuduğumda... Bir de sözlüğümüz varmış; ismim altında ayaklarımı yerden kesecek yorumlarla... Tabii bu bahsettiğim 10 sene öncesi! Daha blog yazarlığının popüler olmadığı yıllarda, etrafımızda Instagram ünlüleri at koşturmazken yazıp okurdu burada insanlar. Hatta kemikleşmiş bir kadro bile vardı. (gülücük) (Bakın, bu gülme efektim de geçmişten, hatırlayan vardır belki) Peki, bunca yıl içerisinde hiç yazmadım mı? Yazdım. Ancak, buraya taşımadım. Şimdi yeniden heveslenmişke...

Yaşasın Kötülük [LGBT]

Sevmeye ara verelim sevgili... Değmemesi gereken ellerimiz birbirine değdiği için yerle yeksan oluyor bir aile. Nefesimi kulağında hissettiğinde anlı kanıyor simitçinin. Yanıma sokulduğunda kesiliyor elektrikler.  Kasıklarıma dokunduğunda can veriyor merdiven altı kürtajda bir beden. Sana 'seni seviyorum' dedikçe fırıncıyı günaha sokuyor yere düşürülen ekmekler. Birbirimizi ısıttıkça soğuktan donuyor yazın göbeğinde sabi bebekler. Sarılıyoruz, insanlar ölüyor. Öpüşüyoruz, insanlar ölüyor. Sevişiyoruz, insanlar ölüyor. Kötülük bu denli legal olmuşken, masumiyetimiz cehennemi körüklüyor. İyisi mi ayrılalım sevgili. Gaddarlıkları kapıya dayanmadan önce saf günahlarımızı da alıp buralardan gitmeli.