Ana içeriğe atla

Yaşasın Kötülük [LGBT]



Sevmeye ara verelim sevgili...

Değmemesi gereken ellerimiz birbirine değdiği için yerle yeksan oluyor bir aile.
Nefesimi kulağında hissettiğinde anlı kanıyor simitçinin.
Yanıma sokulduğunda kesiliyor elektrikler. 
Kasıklarıma dokunduğunda can veriyor merdiven altı kürtajda bir beden.
Sana 'seni seviyorum' dedikçe fırıncıyı günaha sokuyor yere düşürülen ekmekler.
Birbirimizi ısıttıkça soğuktan donuyor yazın göbeğinde sabi bebekler.

Sarılıyoruz, insanlar ölüyor.
Öpüşüyoruz, insanlar ölüyor.
Sevişiyoruz, insanlar ölüyor.

Kötülük bu denli legal olmuşken, masumiyetimiz cehennemi körüklüyor. İyisi mi ayrılalım sevgili.
Gaddarlıkları kapıya dayanmadan önce saf günahlarımızı da alıp buralardan gitmeli.

Yorumlar

  1. Adsız14:01

    kelimeler delirmişken inadına sevişmeli.... diyesim geldi, niye ama nasıl bilmiyorum. içim bir hoş şu satırları okudum okuyalı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında gündeme, sisteme, ülkeye göndermeydi bu kelimeler ama fazla dolaylı oldu demek ki :) Hoş olmana sevindim Toprak :)

      Sil
  2. yazmaya ara vermeyelim ama sevgili..

    bu cümle kendime :)

    geldim güzel nini.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah keşke fırsat bulsak da eskisi gibi yazsak sevgili Mia.
      Hoş geldin:)

      Sil
  3. Buralarda mıydın. Çok uzun zaman olmuş gibi sanki.
    Ara verince ağırlığı artıyor aslında. Ben hiç hafif ara görmedim.
    Kapı aralığı, pencere aralığı, kalp aralığı hep ağırdı.
    -İnsanlar ölmesin Nini.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değildim aslında, yeni yeni döndüm. Dönüyorum...
      Kimse ölmesin sevgili Emilia. Mavi kalsın hep içimiz.

      Sil
  4. Belki en güzeli, artık beyazı kimsenin hayalinde bile kullanmadığı bir dünyada bir şeyler berrak ve masum iken siyaha vakit vermeden gitmeli.. Birlikte kalarak gitmeli siyahlar suyu bulandırmadan, vakit dolmadan, geç olmadan..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gitmeli... Siyahı da bilerek, varlığını kabul ederek onsuz bir yere yerleşmeli. Teşekkürler Yağmur.

      Sil
  5. Adsız21:01

    döndüre döndüre nede güzel doğrultmuşsun. kalemine sağlık....

    YanıtlaSil
  6. Selam Nilly - nedense söylemesi içimden geldi, nedenini ben de bilmiyorum. -,
    Bir cımbızlama: "Kasıklarıma dokunduğunda can veriyor merdiven altı kürtajda bir beden."
    Bir de bir de "Kötülük bu denli legal olmuşken, masumiyetimiz cehennemi körüklüyor."
    Girişte de "Değmesin Ellerimiiiiz" diye bir melodik bombardıman hücum etti üzerime.
    İnsanlar ölüyor, kim bilir bilmediğimiz ne olaylar dönüyor...

    Bir de selam, ben seni okumayalı baya olmuş ya.
    Ama sırf seni değil, kimseyi okumuyorum.
    Her neyse,
    hala dinamiksin,
    yes nays ofkoğurs yeah ingiliş aksaaağn.

    Ah yine taramışım kelimeleri,
    ah yorgun gözlerin,
    yazsa durmaz klavyenin üzerindeki parmaklar,
    ne güzeldi oysa her şey,
    bu yazıyı mahvetmeden önce Beyza...

    YanıtlaSil
  7. Ah! Tatlı Beyza:)
    Ben de senin mizahını özlemişim. Uğrayamıyorum bloglara bayadır. Kendimce fırsat bulsam yazıyorum o kadar. Ama ayaklarımı uzatabildiğim bir hafta sonu mutlaka okuyacağım sende ne var ne yok.
    Mahvetmedin yazıyı ;) Sevgiler.

    YanıtlaSil
  8. Kahrolsun kötülük !
    ahlaksızlıkları, yalanı, dolandırmayı, sahtekarlığı ayıplamayan, ama iki insanın arasındaki sevgiyi, aşkı ayıplayan kötülük kahrolsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olsun sevgili Şahin Shirin. Olsun. :)

      Sil
  9. Adsız11:55

    İnsan hiç görmediği birini nasıl özler peki?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Görmediğin birini önemsemen hayallerinde ona verdiğin yer ile alakalı. Özlemen de öyle. Hayallerine ket vurmazsan özlemene gerek kalmaz. Yaşa yaşayabildiğin kadar. İster özlemeyi seç ister sevmeyi. Sonuçta hepsi "sen"sin. Sevgiler Adsız.

      Sil
  10. Adsız08:25

    Gormedigin biri oldu mu hic ve cok tanismak istedigin?

    YanıtlaSil
  11. Adsız07:43

    ..gidelim. Olabilirdi. Bu şiir beni aşar. Profosyonelce yazmışq bir kalem işi. Nefis.

    YanıtlaSil
  12. Adsız07:58

    Buraya kadarını Siz'i amator sanarak saçmaladım. Özür. Oruç gece uyku filan. Anlayacağınızdan eminim.Saygılar. Bu arada 1 okuyucu kazandınız.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

(Ç)Alıntı Blog

Dün gece paylaştığım son yazımın ardından uzun zamandır bakmadığım istatistiklerime bir göz atayım dedim. Gelen blog kanallarından birinin adı hoşuma gitti ve tıkladım. Yazdıkları da ilgimi çekince genel olarak bir göz gezdirdim. Derken, orada kendi yazımı gördüm: Hayal . Bende ki adıyla  Kırmızı Karavan , sevgili Dayatılan için yazdığım yazı. Benim   Hayat Ağacı ' m ve onun  Hayat Ağacı   Benden  Tanıştır Benimle  ve o ndan  Tanıştır Bizi   Ben diyorum  Nereye Varırsa (Lorensa) , ve o  diyor   Nereye Varırsa   Bu da onun bir yazısı, nasıl-ne yazdığına-alıntılara dair:  Yazıyorken Benim, yazılarımın bu sayfada olduğuna dair ne bir bilgim var; ne de herhangi bir yazımın altında ismim. Bu yüzden ilk karşılaştığımda düşündüğüm, iyi niyetle,  "belki de alıntı blogudur" fikrim değişti. Bir de bazılarının orjinal metninden biraz sıyrıldığını görünce dedim ki: alıntı ile çalıntı arasında çok ince bir...

Yanlışsın

An olur, hayattaki her şey sana yanlış gelir, 'ah' olur, sen hayattaki en yanlış şeysindir! Eve götürülen yanlış bavul gibi uyanırsın bir sabah, neredesin, içindekiler neden darmadağın edilmiş diye düşünmekten kafayı yersin. Ayılmak için girdiğin kahve dükkanında 'White Mocha' dökülür bacaklarına, tarlada güneşin kavurduğu aç çocuklardan yemek çalan işçilere dönersin. Gömülürsün dosyalara, kendini havaalanı kontrolüne takılmış free shop paketi gibi emanette hissedersin:  1 litreden fazla gelmenin borcunu ödediğin bu paradoksta, şu içi alkollü dışı ayık şişeler gibi yalnız ve konu mankenisin. Derken, yanlış yankesici soyar seni, çünkü sürekli yanlış zamanda yanlış yerdesindir. Bir yerlerde koza bırakan kelebeğin kanatlarına mandal taktıkça, kendi yankesicinin yevmiyesini ötekileştirdiğine parsellersin.  Özetle, salça üzerinde yeşermiş mikro orman gibidir hayatta kapladığın yerin; ayrıca yükselenin bile hesapta yanlış, zaten sandığın gibi 'baykuş' burcu bi...

MeSeNede seni çok bekledim

Nini şimdi oturum açtı.  Siz neredesiniz? Geçtiğimiz hafta sonu canım sıkıldı ve oturup eski yazılarıma baktım. Çoğu ne kadar da toy, nasıl da naifler. Dağınık cümleler, imla hataları... İnsan bir garip oluyor kendi yazılarını okurken; "o" günü, ne hakkında yazdığını anımsarken. Tam bir nostalji oldu benim için. Hani şu MSN'in adı her geçtiğinde ya da 90'lardan bir şarkı çaldığında düşen sıcaklık vardır ya içimize, ha' tam da o oldu. Isındım. Hele sizden/okurlardan aldığım yorumları okuduğumda... Bir de sözlüğümüz varmış; ismim altında ayaklarımı yerden kesecek yorumlarla... Tabii bu bahsettiğim 10 sene öncesi! Daha blog yazarlığının popüler olmadığı yıllarda, etrafımızda Instagram ünlüleri at koşturmazken yazıp okurdu burada insanlar. Hatta kemikleşmiş bir kadro bile vardı. (gülücük) (Bakın, bu gülme efektim de geçmişten, hatırlayan vardır belki) Peki, bunca yıl içerisinde hiç yazmadım mı? Yazdım. Ancak, buraya taşımadım. Şimdi yeniden heveslenmişke...