Ana içeriğe atla

Boş Küme


Ay, yeniden arkamda ve ben yine ondan bihaber.
 Aynaya dönüyorum yüzümü ve çıkarıyorum ne varsa üzerimden...

 Soyundukça ortaya çıkıyor karalamalarım.
Bacaklarımda devrik cümleler, göğsümde imla hatası.
Yazamıyorum şu sıra, olmuyor. 
Elimde kağıt kesikleri, yerlerde ağaç kanı!



Yorumlar

  1. Şu anda beni anlatacak daha iyi bir şey olamazdı. Hem satırların insanı kendi içine çekişine hayran kaldım, hem de bıraktım kendimi onlar nereye götürürse o tarafa doğru yol aldım. Ne güzel kelimelerin var nini!

    Hepsi bizimle kalsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Sheydosh, mutlu ettin beni^^

      Sil
  2. Özlemişiz yeni postlarını, güzel olmuş yine :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah sen bir de onu bana sor Bolat:/
      Sen beğenince gurur duyuyorum kendimle:)

      Sil
  3. biz bekleriz. sen iyi ol.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. semmma,
      en çok size gelememek tadımı kaçırıyor. Ne mutlu bana ki anlayışlı dostlarım var

      Sil
  4. Ninicim, iyi ol da elbet kağıtlar oynaşır yine elinde kesiklerin de iyileşir.

    YanıtlaSil
  5. İnsanı delirtir yazamamak hele işinken...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Watson Watson Watson...

      Anlıyorsun beni!

      Sil
  6. Öncelikle, bir an ciddi ciddi "Deleting"i "Loading" olarak algılayıp, bir video açılacağını bile düşündüm ciddi ciddi. Kafam yerinde olmasa gerek.
    Sonralıkla, son yazılarından vardığım sonuca göre senin içine bir matematik öğretmeni kaçmış gööööğrl, benden söylemesi. Kesişmeyen Doğrular, Boş Kümeler falan. Nedense İntegrallenmiş Türevler diye hiçbir anlamı olmayan bir şey söylemek istedim, evet kafam yerinde değil, kanıtlar vaziyette.

    Ve şimdi gevezeliğimi bir kenara bırakıp, yazdıklarına gelirsek.
    Psikanaliz yapabiliyormuş triplerine gircem.

    Son 2 yazıdır giriştiğin "çıplaklık" konseptinden anlıyorum ki bu aralar saf bir dürüstlüğe ihtiyacın var. Makyajların akıp maskelerin parkeyi aşındırmasına falan, ya da birileri sana kötü bir şekilde, ciddi yalan(lar) söylemiş ve bu seni derinden yaralamış, belli ki, ya da sırf edebiyat kasmışsın, her iki türlü de yazılanlar hoş ama.
    Kısacık kısacık, anlamı şeyler yazmışsın.
    Şiirselliğini seviyorum.

    O zamaaaaaan Pink Floyd gelsin buraya, http://fizy.com/#s/3w9und

    Ne çok konuştum yahu.......

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)

      Seviyorum yorumlarını; hepsi sana özel...

      Şarkı için de, düşüncelerin için de teşekkür ederim canım^^

      Sil
  7. "Göğsümde imla hatası" ....etkileyici ve bir o kadar da derin...

    YanıtlaSil
  8. Nini, buraların yeni halini sevmedim. Çok karışık geldi, alışmak zor olacak.

    Posta gelince, zaman..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de alışamadım Emilia, ama geçici bir durum bu. Değişiklik arıyorum şu sıra...

      Zaman ilaç, evet.

      Sil
  9. ozledim ben seni,kelimelerini nini`m.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ah.

Psikolojik ve sosyolojik bir mücadelenin içindeyiz... Bundan yıllar önce, 2012'de, bir yazı okumuştum. Tam da Dağlıca (okumak için tık tık ) olayının ardından. Yeniden kendini sıklıkla hatırlatmaya başlamıştı terör. Linklediğim yazımda bir liste var, o sıralarda "sadece" beş satır. Şimdi listelemeye kalksam yanımda durup buz kesmiş elimden tutacak cesaretiniz var mı?  ... Okuduğum o yazıda şöyle bir şey diyordu yazar: Günümüz Türkiye’sinde terörün gündelik haberler arasında yer almaya başlaması ve toplumun buna sessiz kalması, bir toplumun yok olmasının yolunun o toplumun değer yargılarını aşındırmaktan geçtiği gerçeğini akıllara getirmektedir. Ne kadarı doğru?  Aşındığımız kesin. Peki, aşınan gerçekten değer yargılarımız mı? Neden sessiz kalıyoruz? Umursamıyor değiliz. Üzülmüyor değiliz. Görmüyor değiliz. Hatta 2012'den farklı olarak artık ölmüyor da değiliz. O halde olan ne? Kanıksıyoruz.  (TDK /1. -i Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez ...

Mini Sohbet - Huzur

ben burada olmak istiyorum.  stresten, işten, kalabalıktan, internetten, haberlerden, matkap sesinden, topuklu ayakkabıdan, ailemden, kavgadan, sevgilimden, dostumdan, dedikodudan... her şeyden uzakta. şimdi sen bunu okuyorsun ya, ben burada olup senden de uzak kalmak istiyorum. sevdiğim-sevmediğim ne varsa düşsün 5 dakikalığına yakamdan. söz güneşi batırıp geri döneceğim bensiz sahteliği eksik kalacak dünyaya ama şimdilik bi destur! müzik bile benimle olmasın bu defa. sadece rüzgar, dalga ve yengeçlerin ayak sesleri... kıyafetlerimi de atayım ki kenara, esintiyle üzerime bulansın kum taneleri. ...    1... ...2... ...3... ...4... ...5 . uyanış (bknz: beyaz yatak )

Benimle Dans Et

"Benimle dans eder misin?" Ne de güzel bir soru değil mi, bir de düşünsene tanımadığım sana, birine benim ağzımdan döküldüğünü. Komik mi olur yoksa çekici mi bilemiyorum ama bence çok eğlenceli... Bu teklifim her ne kadar yurdum kültüründe kabul görmese de, tamamen masumca. Ama itiraf etmeliyim ki genç bir kadın olarak, aklım karşı cinsten hoşlanmaya erdiğinden beri en büyük hayalim, ilgimi çeken adamı dansa kaldırmak. Sanmayın ki öyle tango, vals, romantizm vb. Basbaya coşmak, eğlenmek, gülüşmek.Hem iddialı hem de heyecan verici, dominant bir hareket (gülücük) Dans bana sadece aşk meşk flört çağrıştırıyor gibi durdu ama aslında öyle değil. Ben çok sevip ısındığım kadın ya da adam, herkesle dans etmek isterim. Annem ve onun lise arkadaşlarıyla da içip deli gibi dans ettiğimi; hiç tanımadığım biriyle dans ederken tanışıp, sonradan onu kendime dost edindiğimi de (nam-ı diğer Beatrice) bilirim. Mesela şimdi bunları okuyorsun ve ben senin gerçekte kim olduğunu bilmi...