Ana içeriğe atla

Vatan Haini


Düşündüm de,
benden iyi bir vatandaş olmaz.

Ne verilen vergiye saygım var,
-istemiyorum lalelerle bezenmiş süslü kaldırımlarda gezmeyi-
ne de vatanı kollamamıza inancım. 
Fırsatım olsa ne kardeşimi, ne sevdiğimi, ne de dostumu yollarım askere.
Öyle de yersiz geliyor artık bana "vatan sağolsun"lar,
öyle de sahte geliyor "sınırı tehdit eden komşu"lar,
öyle de pis akan bir kan var ki damarlarımda:
 vatan hainiyim ben.

Dedim ya,
benden iyi bir vatandaş olmaz.
Bunun suçunu da kimse bende arayamaz,
zira 
iyi vatandaşlar iyi devletlerde yetişir.
Nazım Hikmet'in de dediği gibi:
"Yazın üç sutun üstüne kapkara haykıran puntolarla: Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala."

Yorumlar

  1. Adsız12:48

    Demek ben de vatan hainiyim. Her şeyin bu kadar basite alındığı şehit haberlerinin ölü sayısındaki fazlalığa göre önemli hale getirildiği bir ülkede sanırım ben de tam bir vatan hainiyim.

    YanıtlaSil
  2. süpermiş nini!

    hepimiz vatan hainiyim desene

    YanıtlaSil
  3. çalanın çırpanın, iş bilmeyenin, sızanın , sızdıranın , kayıranın ... vatandan daha iyi korunduğu.... işletme mezununun milli eğitim bakanı, tekstil mühendisinin ösym başkanlığı yaptığı memlekette vatan haini olmamak... zor iş. Şeytan diyor çek kalemini vur alnından satırların.. sonra git yat.

    YanıtlaSil
  4. O kadar çok hain var ki Nini bu terimin ağırlığını hafifletmek de doğru değil!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bolat,

      terimler anlamını yitireli çok oldu. Daha da fenası anlamlar anlamını yitirdi...

      Sil
  5. Nini yazına bayıldım, içimden geçenleri kalbimin söylediklerini yazmışsın .. kelimelerimi susturdum ben artık, konuştukça acıyor çünkü !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paris,
      seni anlıyorum. ben de güya bloga geri döndüm ama tek kelime yazıyorum çünkü içimden sadece acılı, sıkıntılı kelimeler geçiyor...

      Sil
  6. Yok yok yitirmedi kötü hala kötü mel'un insan yine mel'un pislik insan yine pislik, tanrı senin gibi temiz insanlarla karşılaştırsın hepimizi güzel insan:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bolat,
      Seninle de karşılaşsın herkes,
      sen de az kalmış temiz insanlardansın...
      teşekkür ederim^^

      Sil
  7. Böğrüm yanıyor ,
    ey Nini bu vatan nereye gidiyor :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. safransarı,
      azar azar
      ama
      bütünen
      öldüğümüz yere gidiyor...

      Sil
  8. Adsız22:33

    Yorumun için teşekkürler..
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beyaz sayfa,
      sen iyi ol, gerisi önemsiz...

      Sil
  9. Benden vatandaş bile olmayacak ya yakında hayırlısı..

    YanıtlaSil
  10. Adsız01:08

    Cok guzel bir yazı....
    Sevgiler.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yanlışsın

An olur, hayattaki her şey sana yanlış gelir, 'ah' olur, sen hayattaki en yanlış şeysindir! Eve götürülen yanlış bavul gibi uyanırsın bir sabah, neredesin, içindekiler neden darmadağın edilmiş diye düşünmekten kafayı yersin. Ayılmak için girdiğin kahve dükkanında 'White Mocha' dökülür bacaklarına, tarlada güneşin kavurduğu aç çocuklardan yemek çalan işçilere dönersin. Gömülürsün dosyalara, kendini havaalanı kontrolüne takılmış free shop paketi gibi emanette hissedersin:  1 litreden fazla gelmenin borcunu ödediğin bu paradoksta, şu içi alkollü dışı ayık şişeler gibi yalnız ve konu mankenisin. Derken, yanlış yankesici soyar seni, çünkü sürekli yanlış zamanda yanlış yerdesindir. Bir yerlerde koza bırakan kelebeğin kanatlarına mandal taktıkça, kendi yankesicinin yevmiyesini ötekileştirdiğine parsellersin.  Özetle, salça üzerinde yeşermiş mikro orman gibidir hayatta kapladığın yerin; ayrıca yükselenin bile hesapta yanlış, zaten sandığın gibi 'baykuş' burcu bi...

MeSeNede seni çok bekledim

Nini şimdi oturum açtı.  Siz neredesiniz? Geçtiğimiz hafta sonu canım sıkıldı ve oturup eski yazılarıma baktım. Çoğu ne kadar da toy, nasıl da naifler. Dağınık cümleler, imla hataları... İnsan bir garip oluyor kendi yazılarını okurken; "o" günü, ne hakkında yazdığını anımsarken. Tam bir nostalji oldu benim için. Hani şu MSN'in adı her geçtiğinde ya da 90'lardan bir şarkı çaldığında düşen sıcaklık vardır ya içimize, ha' tam da o oldu. Isındım. Hele sizden/okurlardan aldığım yorumları okuduğumda... Bir de sözlüğümüz varmış; ismim altında ayaklarımı yerden kesecek yorumlarla... Tabii bu bahsettiğim 10 sene öncesi! Daha blog yazarlığının popüler olmadığı yıllarda, etrafımızda Instagram ünlüleri at koşturmazken yazıp okurdu burada insanlar. Hatta kemikleşmiş bir kadro bile vardı. (gülücük) (Bakın, bu gülme efektim de geçmişten, hatırlayan vardır belki) Peki, bunca yıl içerisinde hiç yazmadım mı? Yazdım. Ancak, buraya taşımadım. Şimdi yeniden heveslenmişke...

Coştum mu Acaba?

Hayattan keyif almalı, eğlenmeli, bol bol gülmeli. Bir de kafaya takmamalı olan biteni- hele ki değiştirilemeyecekleri... Şimdi durduk yere bu pozitif kelimeler neden mi? Belki de negatifliğin dominantlığına karşı olup biten bir şeydir isyanımın sebebi! İsterseniz kulağıma biri fısıldadı diyelim, isterseniz kafama antilop düştü. Ne dersin? Sebebi belki havanın güzelliğidir belki de doktor ağzından çıkan birkaç kelime... Neyse ne.  Sonuç olarak ben kendime yeni mikro hedefler belirledim. Üstelik de hiçbiri  kariyer, dünyayı kurtarma, öğreti vb tıngırtılar taşımıyor. Kısaca bir süreliğine kafamdaki antilop yuvasına geri dönene kadar, radikal olarak kendi heyecanlarımı ve mutluluğumu önemsemek istiyorum. Bir nevi yaz tatili edindim kendime: tek işim hayallerimi gerçekleştirme. İşte herbiri kişisel, her biri sadece beni mutlu edecek mikro planlarım: Sevdiğim insanlarla (yazar, oyuncu, müzisyen, dansçı vb.) tanışmak ama öyle kolay yoldan değil, bunu emek vererek ya...