Ana içeriğe atla

Rimelleri Akmayan Adamlar

İlişkiler gizemli bir yolculuk, bile bile lades...
Başlarken nereye varacağını bilmeden başlıyor insan.


Biter mi? 
Biterse içini ezer mi?
Bitmemesi seni  üzer mi?
...
Bitti, üzüldün mü?
Bitmesi yüzünü güldürdü mü?
...
Toz kondurmadığın ruhun büzüşüp kalıveriyor birisinin karşısında.
Düşünüp duruyor ama varamıyorsun bir sonuca: 
acaba hangi ara kapılmıştın bu kadar "o"nun varlığına?
...derken ayrıldınız.
Bu gece kendini sokaklara vurup kafanı dağıtmak varken,
hatta
özlediğin yabancı tenlere özgürce doyabilecekken
evindesin.
Evinde ve bu halde...
Yakışır mıydı bunlar senin gibi "adam" birine?
Yakıştı, çok da şık durdu. 
Duygularını yaşamak da bir erdemdir; bu yüzden  ne sorgula ne de gocun.
Giden sevgilinin ardından olabilecek hallerden birisinin içerisindesin sadece.
Biraz giden babanın ardından ağlayan annen;
 biraz da bugün terk edilmiş tanımadığın insanlar kıvamı diptesin.
Tek eksik yüzündeki akmış rimelin...
Onun dışında hemen hemen aynadaki bensin.
Biliyorum, sen ve senin gibi binlerce adam,
belki  de 3 sokak ötemde oturan mat siyah Mustang'i olan amca bile,
benim gibi bugün 21:10 itibari ile terk edildi.
Hatta şimdi benin gibi onlarcanızın elinde rakı kadehi var.
Gözler yaşlı mı yaşlı.
Bir de "erkekler ağlamaz" derler, peh!
Sanki ayrılığa klişeler işleyebilirmiş gibi...
Gelelim sadede:
madem  dünyanın en mutsuz; en yanakları siyaha bulanmış kadını benim bu gece,
o zaman
 biten ilişkisinin ardından bir kadın kadar üzülecek cesaretteki
Rimelleri Akmayan Adamlar,
sizlere içiyorum,
şerefe!

Yorumlar

  1. Aman Allah'ım müthiş bir yazı sevgili Nini!
    Şerefe diyorum bende, en kocamanından!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alice,
      teşekkür ediyorum en kocamanından:)

      Sil
  2. Çok güzel olmuş, çok hisli... Dan dan vuruyor insanın beynine. Etkisinden kurtulabileceğimi sanmıyorum uzun bi' süre. Hiçbir zaman iyimser olmayan ben, kimi zaman çat pat eleştiren ben, her şeyde bir kusur bulma konusunda yetenekli olan ben... Tek kelime bile edemiyorum giderken.

    Şerefe diyor ve gidiyorum.

    Rimellerin mutluluk gözyaşlarından aksın illa akacaksa nini.

    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sheydosh,
      Hepimizin ki mutluluktan aksın canım, inşallah^^

      Sil
  3. biten güzel şeyler için şerefe.. bazen bitmemesi gerektiği halde bitmesi iyidir..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bozbek,
      hayırlısı diyelim o zaman^^

      Sil
  4. erkeklerın serefıne bende serefe dıyorum o zaman nınıcım:)

    YanıtlaSil
  5. biten ilişkilerle ilgili şu an en son yorum yapması gereken kişiyim sanırım.. ama yazın şahane nini!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mia'm!
      teşekkür ederim canım (merak içerisindeyim)

      Sil
  6. felsefe boyutunda , farkindalik yaraticak guzel bir yazi olumus ninicik ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eda,
      ne mutlu bana, çok teşekkür ederim^^

      Sil
  7. Hiç kullanmadım rimel tavsiye etmem metroseksüel olacaz diye kendimizi palyaçoya da çevirmeyelim di mi;DD

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sherlock,
      ben seni elime geçirsem muhtemelen ısırırım^^ hep güldür sen olur mu?:)

      Sil
  8. yıldızlı bi'post bu! yıldız koydum!

    nini'm gerçekle bağlantısı var mı diye düşünmeden de edemedim :/

    ha bi'de sen çok tatlısın ya, sana "aay çok tatlısın" ödülü getirdim. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuul'umsummm!

      merak etme tamamen kurgu bu. yani kendi adıma kurgu, yoksa bu duyguları şu saniye bile yaşayan çok:)

      yerim seni! teşekkür ederimm

      Sil
  9. şerefe diyorum nini'm benden de şerefe...

    YanıtlaSil
  10. Kimlik ve cinsiyet değiştirerek, karşı pencereden bakışa güzel bir örnek olabilecek ve kendi bakışını ötekinin bedeni üzerine çeviren bu yazıyı öncelikle kutlarım.
    İster kadın, ister erkek olsun, kişi terk edilme anında daha önce yaşadıklarını düş olarak algılarken, terk edilme anından sonrasını da gerçeklik olarak algılar. Bu iki algı kişinin "acı" duygusunu besleyerek yaşadıklarını onarmaya çalışır. Gözün rimelli olup olmaması bu yaşam dizgesi için pek önemli değildir. Elindeki rakı kadehi ise, bu yas sürecini geçirirken çekeceğin acının dayanılır olmasını sağlayacaktır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Hektor,
      Beğendiğin için çok mutlu oldum, teşekkürler.
      Nasıl güzel, nasıl özel düşünceler geldi yorumunla yine. Bunun için de teşekkür ederim

      Sil
  11. bitmesi iyidir bu durumda.
    :)

    YanıtlaSil
  12. çok başarılı olmuş, harika.

    YanıtlaSil
  13. Baştan sona harika..
    Yazı mı şiir mi bilemedim ama yüreğine sağlık :)
    Şerefe!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sessizgemi,
      öylesine bir yazı, teşekkür ederim^^


      şerefe

      Sil
  14. çok sıkıydı gerçekten !!

    YanıtlaSil
  15. Canım harika bir yazı , karşı cinsle benzerlik kurarak anlatma tarzına tek kelimeyle bayıldım .
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. zeynep,
      çok sevindim, benden de kocaman sevgiler

      Sil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ah.

Psikolojik ve sosyolojik bir mücadelenin içindeyiz... Bundan yıllar önce, 2012'de, bir yazı okumuştum. Tam da Dağlıca (okumak için tık tık ) olayının ardından. Yeniden kendini sıklıkla hatırlatmaya başlamıştı terör. Linklediğim yazımda bir liste var, o sıralarda "sadece" beş satır. Şimdi listelemeye kalksam yanımda durup buz kesmiş elimden tutacak cesaretiniz var mı?  ... Okuduğum o yazıda şöyle bir şey diyordu yazar: Günümüz Türkiye’sinde terörün gündelik haberler arasında yer almaya başlaması ve toplumun buna sessiz kalması, bir toplumun yok olmasının yolunun o toplumun değer yargılarını aşındırmaktan geçtiği gerçeğini akıllara getirmektedir. Ne kadarı doğru?  Aşındığımız kesin. Peki, aşınan gerçekten değer yargılarımız mı? Neden sessiz kalıyoruz? Umursamıyor değiliz. Üzülmüyor değiliz. Görmüyor değiliz. Hatta 2012'den farklı olarak artık ölmüyor da değiliz. O halde olan ne? Kanıksıyoruz.  (TDK /1. -i Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez ...

Mini Sohbet - Huzur

ben burada olmak istiyorum.  stresten, işten, kalabalıktan, internetten, haberlerden, matkap sesinden, topuklu ayakkabıdan, ailemden, kavgadan, sevgilimden, dostumdan, dedikodudan... her şeyden uzakta. şimdi sen bunu okuyorsun ya, ben burada olup senden de uzak kalmak istiyorum. sevdiğim-sevmediğim ne varsa düşsün 5 dakikalığına yakamdan. söz güneşi batırıp geri döneceğim bensiz sahteliği eksik kalacak dünyaya ama şimdilik bi destur! müzik bile benimle olmasın bu defa. sadece rüzgar, dalga ve yengeçlerin ayak sesleri... kıyafetlerimi de atayım ki kenara, esintiyle üzerime bulansın kum taneleri. ...    1... ...2... ...3... ...4... ...5 . uyanış (bknz: beyaz yatak )

Benimle Dans Et

"Benimle dans eder misin?" Ne de güzel bir soru değil mi, bir de düşünsene tanımadığım sana, birine benim ağzımdan döküldüğünü. Komik mi olur yoksa çekici mi bilemiyorum ama bence çok eğlenceli... Bu teklifim her ne kadar yurdum kültüründe kabul görmese de, tamamen masumca. Ama itiraf etmeliyim ki genç bir kadın olarak, aklım karşı cinsten hoşlanmaya erdiğinden beri en büyük hayalim, ilgimi çeken adamı dansa kaldırmak. Sanmayın ki öyle tango, vals, romantizm vb. Basbaya coşmak, eğlenmek, gülüşmek.Hem iddialı hem de heyecan verici, dominant bir hareket (gülücük) Dans bana sadece aşk meşk flört çağrıştırıyor gibi durdu ama aslında öyle değil. Ben çok sevip ısındığım kadın ya da adam, herkesle dans etmek isterim. Annem ve onun lise arkadaşlarıyla da içip deli gibi dans ettiğimi; hiç tanımadığım biriyle dans ederken tanışıp, sonradan onu kendime dost edindiğimi de (nam-ı diğer Beatrice) bilirim. Mesela şimdi bunları okuyorsun ve ben senin gerçekte kim olduğunu bilmi...