Ana içeriğe atla

Güzellik


Aynalar...
Kimisi için vazgeçilmez, kimisi için bakması zor.
Kendine güvenmeyenler ya da izlemeye doyamayanlar.
Masamda var bir tane. Bakıyorum. 
Bakıyorum ve düşünüyorum, Güzel bir kadın mıyım?
Sen beğendiğin sürece mi güzelim, ben beğendiğim sürece mi kadın?

Aynada gördüğüm, yanaklarına şeftali tonu allık fırçasının dokunduğu kadın mı güzel, yoksa yüzünden su taneleri dökülürken güne erkenden merhaba diyen şiş gözler mi?
Güzel olan yüzüm, vücudum, tenim mi yoksa derimin altında koşturan hücreler mi?
Güzel olan kan akışımın ideal seviyesi mi yoksa tüm bu somut olmayan erdemlerim mi?
Peki ya kokum...
Kokum beni güzel kılar mı?
Söylesene,
Güzel miyim ben?
Oysa, çok fazla düşünmemek gerek bazen.
Güzellik,
ne kadar da göreceli.
Güzellik,
ne kadar da çelişkili.
Güzelliğim...
Ne kadar da sana bağlı.

Yorumlar

  1. ben güzele güzel demem güzel benim olmayınca..yani benim bir başka deyişle benim olmayan çirkin..

    bu denli göreceli bir kavram

    YanıtlaSil
  2. güzelliğin fiziksel halinin yadsınamayacak bir seviyesi var bence. ama lanetli bir yanı da var. tanrının lanetli bir hediyesi.

    YanıtlaSil
  3. çook doğruu. güzellik ne kadar göreceli!

    YanıtlaSil
  4. kendini nasıl hissettiğine alakalı ya bence. güzelim diyorsan sen güzelsin ki bence de güzelsin ya

    YanıtlaSil
  5. Öyle Bir Geçer Zaman Ki'nin Caroline'i Wilma Elles malumun... Gerçek hayattaki sıcak halleriyle, dizideki kötü halleri arasında epeyce fark var gibi. Ne zaman dizideki Caroline'e baksam "Çirkin bu kadın ya, Ali Kaptan nasıl aşık olur buna!" diyorum. Ne zaman Wilma'yla röportaj yapılsa bir yerlerde "Ya bu kadın hiç de fena değilmiş." diyorum.

    Aynı şey, Muhteşem Yüzyıl'ın Hürrem Sultan'ı Meryem Uzerli için de geçerli. Benim nazarımda Meryem güzel ve sevimli, Hürrem çirkin ve itici.

    Bu sebepten bence, kişiyi güzel kılan en önemli şey kişiliği.

    Dilerse prenses olsun, kişiliğinde iş yoksa o güzellik geçici.

    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  6. Merhaba,
    Blogların geliştirilmesiyle ilgili olarak yapılan Gencal araştırmasına katkı sağlarsanız memnun olurum.
    Saygı ve sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  7. Evet Güzellik.Ben ve Göz yaşlarım iyi bilir Bu kelimeyi.Ben ağladığım zamanlarda bakarım aynaya.Çünkü sadece ağladığım zamanlarda doğruları görüyorum aynada.Ruhumun girdaplarında çıkmaza girdiğim anlarda bilirim ben bu kelimeyi.Oysaki benimde düşlerim vardı.Sadece vardı...
    Evet, ağladığım zamanlarda öğrendim ben güzelliğin ne demek olduğunu.Ve ne olduğunu öğrendim ben; ağladığım zamanlarda.Tuhaf bir kelimeydi yokluğu.Okyanusun en mavi yerinde boğulmak gibiydi yüreğinde hala yaşama umudu varken.Kabullenmekti koşulsuz.Yada koşullara boyun eğmekti.Vesselam.

    yaşattığın bu güzel duygu için çok teşekkür ederim NiNi...

    YanıtlaSil
  8. bir gün Mecnun'a sormuşlar; "sen Leyla'nın neresini sevdin? o çok çirkin...
    Mecnun şu cevabı vermiş; "siz bir de onu benim gözümle görün..."

    evet fiziksel güzellik bakan gözdedir...lakin ruh/huy güzelliği değil midir hepimizin aradığı...ya da sevgiyle, aşkla bağlantılı değil mi güzellik kavramı?

    YanıtlaSil
  9. Göreceli olmasaydı tek tip bir kadın olurdu, herkes ona benzemek için uğraşırdı.
    Hoş, zaten her yanı estetik kadınlar bunu başardılar :)

    YanıtlaSil
  10. güzelliğim ne kadar da sana bağlı..
    güzelliği ne kadar da bana bağlı..

    YanıtlaSil
  11. Gerçeği bu kadar yüzümüze başka kim tutar :)

    YanıtlaSil
  12. her yer güzel dolu, hepsi de çirkin.
    akıldaki güzel, hayaldeki güzel, olmasını istediğin kişi güzel
    güzel olan güzel değil de
    güzel olmasını istediğin kişi güzel.

    güzel senin aklında, kavramı kime besediğin önemli.

    YanıtlaSil
  13. Karşımızdaki insan bizim aynamız bence . Baktığımızda kendimizi görüyoruz .

    YanıtlaSil
  14. Güzellik göreceli bir kavramdır ama bana göre bütündür. Yani ben dış görünüşe bakmam diyenlerden değilim. Temiz tertipli ve bakımlı olan her kadın içinde de iyi niyet taşıdığı, güzel konuştuğu ve sevimli olmayı bildiği sürece güzeldir. Zaten insanın içinde ki fikirler suretine de yansır. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  15. guzellık gelır gecer muhım olan ıc guzellığıdır ama bazı ınsanlarında ıc guzellığı yuzune yansımıstır
    (bkz: nini) sozluk alıskanlık yaptı:)

    YanıtlaSil
  16. kilitlenip kaldığın anlar olur, okuduğun bir şey sayesinde, izlediğin bir film, dinlediğin bir şarkı sayesinde... bu yazında öyle bir hissettim ben.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

(Ç)Alıntı Blog

Dün gece paylaştığım son yazımın ardından uzun zamandır bakmadığım istatistiklerime bir göz atayım dedim. Gelen blog kanallarından birinin adı hoşuma gitti ve tıkladım. Yazdıkları da ilgimi çekince genel olarak bir göz gezdirdim. Derken, orada kendi yazımı gördüm: Hayal . Bende ki adıyla  Kırmızı Karavan , sevgili Dayatılan için yazdığım yazı. Benim   Hayat Ağacı ' m ve onun  Hayat Ağacı   Benden  Tanıştır Benimle  ve o ndan  Tanıştır Bizi   Ben diyorum  Nereye Varırsa (Lorensa) , ve o  diyor   Nereye Varırsa   Bu da onun bir yazısı, nasıl-ne yazdığına-alıntılara dair:  Yazıyorken Benim, yazılarımın bu sayfada olduğuna dair ne bir bilgim var; ne de herhangi bir yazımın altında ismim. Bu yüzden ilk karşılaştığımda düşündüğüm, iyi niyetle,  "belki de alıntı blogudur" fikrim değişti. Bir de bazılarının orjinal metninden biraz sıyrıldığını görünce dedim ki: alıntı ile çalıntı arasında çok ince bir...

Yanlışsın

An olur, hayattaki her şey sana yanlış gelir, 'ah' olur, sen hayattaki en yanlış şeysindir! Eve götürülen yanlış bavul gibi uyanırsın bir sabah, neredesin, içindekiler neden darmadağın edilmiş diye düşünmekten kafayı yersin. Ayılmak için girdiğin kahve dükkanında 'White Mocha' dökülür bacaklarına, tarlada güneşin kavurduğu aç çocuklardan yemek çalan işçilere dönersin. Gömülürsün dosyalara, kendini havaalanı kontrolüne takılmış free shop paketi gibi emanette hissedersin:  1 litreden fazla gelmenin borcunu ödediğin bu paradoksta, şu içi alkollü dışı ayık şişeler gibi yalnız ve konu mankenisin. Derken, yanlış yankesici soyar seni, çünkü sürekli yanlış zamanda yanlış yerdesindir. Bir yerlerde koza bırakan kelebeğin kanatlarına mandal taktıkça, kendi yankesicinin yevmiyesini ötekileştirdiğine parsellersin.  Özetle, salça üzerinde yeşermiş mikro orman gibidir hayatta kapladığın yerin; ayrıca yükselenin bile hesapta yanlış, zaten sandığın gibi 'baykuş' burcu bi...

MeSeNede seni çok bekledim

Nini şimdi oturum açtı.  Siz neredesiniz? Geçtiğimiz hafta sonu canım sıkıldı ve oturup eski yazılarıma baktım. Çoğu ne kadar da toy, nasıl da naifler. Dağınık cümleler, imla hataları... İnsan bir garip oluyor kendi yazılarını okurken; "o" günü, ne hakkında yazdığını anımsarken. Tam bir nostalji oldu benim için. Hani şu MSN'in adı her geçtiğinde ya da 90'lardan bir şarkı çaldığında düşen sıcaklık vardır ya içimize, ha' tam da o oldu. Isındım. Hele sizden/okurlardan aldığım yorumları okuduğumda... Bir de sözlüğümüz varmış; ismim altında ayaklarımı yerden kesecek yorumlarla... Tabii bu bahsettiğim 10 sene öncesi! Daha blog yazarlığının popüler olmadığı yıllarda, etrafımızda Instagram ünlüleri at koşturmazken yazıp okurdu burada insanlar. Hatta kemikleşmiş bir kadro bile vardı. (gülücük) (Bakın, bu gülme efektim de geçmişten, hatırlayan vardır belki) Peki, bunca yıl içerisinde hiç yazmadım mı? Yazdım. Ancak, buraya taşımadım. Şimdi yeniden heveslenmişke...