Ana içeriğe atla

Aynamdaki Kadın

Bir kadın var, 
zaman zaman aynada karşıma çıkıyor.
Bazen sabahları, bazen de gecenin bir yarısı kızarmış burnu ve gözlerini dikip bana bakıyor.
Kim olduğunu merak ediyorum.

Bazen onu tanıdığımı düşünüyorum, bazen de gerçekten tanımış olabilmeyi diliyorum.
Aynamdaki kim merak ediyorum. 
Sorgulamak istesem de korkularım beni geri çekiyor.
Öyle yorgunum ki artık, 
o gözlere bakma fikri bile beni ürkütüyor.
Aynamdaki kadının nesi var merak ediyorum.

Aynamda...
O kadın, 
küçük bir kız çocuğu gibi ağlıyor.
Biliyorum,
hissediyorum ki 
benim söyleyebileceğim hiçbir şey onun kendisini daha iyi hissetmesini sağlayamayacak.
O ağlarken,
ben sadece elim kolum bağlı bir halde onun için bir şeyler yapabilmiş olmayı dileyeceğim.

An geliyor,
Susup bakışıyoruz.
Nutkum tutuluyor nedensiz,
 oysa becerebilsem ona hiçbir şeyden korkmamasını söylerdim. 
Hissettiği korku, pişmanlık, kırgınlık, çaresizlik. 
Hepsi, 
bütün bu sevemediği hisleri çok geçmeden kaybolacak. 
O bilmese de ben biliyorum,
 her şey güzel olacak!

Söylüyorum,
ama
o
...

O bana
inanmıyor.

Yorumlar

  1. İnsan, Hz. Adem'den beri kendini tanıma çabası içindedir; ama insan meçhul kalmıştır.
    kendimizi tanıma çabası, kendimize güven, kendimizle barışık yaşamak birer meziyettir. Ayna kurgunuz bu konudaki yaratıcı fikirlerin doğmasına vesile olabilir. Umutsuzluğa düşmeme fikrinin gelişmesine de yardımcı olabilir.
    Hayırlı günler dileğiyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sabahattin Hocam sizi burada görmek ne mutlu...

      En zoru da kişinin kendiyle tanışma-kabullenme çabası maalesef. Dilerim dilediğiniz gibi olur, sevgilerimle...

      Sil
  2. Canım yine harika yazmışsın , çok beğendim , sevgiler.

    YanıtlaSil
  3. nini'm çok güzel olmuş bu..
    ama niye böyle yazılar çıkıyo senden bu ara endişeleniyorum..
    çok güzel.. çok beğendim.. yine kendimden bi'şeyler buldum. ellerine sağlık canım^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuul'umsum hangimizden çıkmıyor ki arada böyle yazılar diyerek politik bir cevap vereyim^^

      Teşekkür ederim canım

      Sil
  4. ninim çok güzel yazmışsın yine...umarım kurgusal durumlardır...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Prensesim sen dile kurgusal , sen yüzleş gerçek olsun:)

      Sil
  5. ÇOK GÜZEL BİR YAZI OLMUŞ YÜREĞİNE SAĞLIK...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yağmurun dünyası teşekkür ederim, hoşgeldin.

      Sil
  6. love it <3!! cute blog..if you want follow me on google friends and i will be happy to follow you back <3
    xoxo
    a_c'est moi
    LA MODE OUI C'EST MOI
    FACEBOOK

    YanıtlaSil
  7. sana yorum yapmayacağım artık Sevgili Nini...
    çünkü yazıların yorumsuz denilecek türden
    öyle güzel, öyle biz, öyle insan...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Küçük Hala,
      ruh okşuyorsun, mutlu eidyorsun...
      teşekkür ederim

      Sil
  8. çok güzeldi bu.. belki de en güzel yazındı.. bayıldım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçekten mi?
      teşekkür ederim Dayatılanla Yaşamak^^

      Sil
  9. Ninicim gene harika seylwr yazmissin etkilenmemek elde degil ama son yazilarin cok karamsar endiselendiriyor insani aynadaki kadin inansin herseyin gzl olucagin olmak zorunda hic birsey sonsuza kadar hep ayni kalmiyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün aynadakiler inansın, herkesin yansıması ihtiyaç duyuyor bu inanca^^

      ilgin için teşekkür ederim fortuna, iyi ki varsın!

      Sil
  10. çok hoş bir yazı tebrikler bazen aynadaki bize anlatmak zor oluyor içimizde kileri, önce kendimiz inanmalıyız kendi düşündüklerimize...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle haklısın sonsuz dekorasyon...
      (sana sonsuz dekorasyon demek garip geldi, hemen girip bakacağım profil ismin var mı diye:) )

      ...

      baktım, yokmuş^^

      Sil
  11. aynadaki kadin... yazin cok guzel, bizden biri bu aglayan umutsuz kadin.
    ama umarim ki umutlari yeniden isildar gunes yeniden isitir kalbini...
    http://guzellerguzelinergiz.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  12. ne güzel ifadeler bunlar,yazım yeteneğinize hayran kaldım. insanın kendi kendiyle kavgası kadar büyük bir başka kavga daha görmedim,kavga ettiğin,sevgilin olsa ayrılırsın arkadaşın olsa görüşmezsin en fazla...peki ya insan kendinden nasıl kopsun,kendini nasıl dışlasın :(
    blogunuzu hemen takibe aldım,ben de daha tazecik olan bloguma beklerim,yakında çekiliş de yapıcam hem bilginiz olsun ;)

    http://bizimkiz.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim^^

      siz de hoşgeldiniz, çekiliş mühim değil-kelimeleriniz konuşsun yeter
      sevgiler...

      Sil
  13. aynada aksin, bende sesin var.
    dilimde, yağmurda ki gözyaşlarının tadı var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gözlerimde yansıman, burnumda kokun,
      tenimde soğuktan ürpermiş elinin pütürcükleri var.

      Sil
  14. e hadi inandır onu bitsin üzüntülerin. üzüntü yaşamaya gelmedik bu dünyaya.
    :)

    YanıtlaSil
  15. Tüm satırlarının kurgu olmasını diledim..
    İnşallah öyledir :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zeugma, değil ama her birimizin zaman zaman yaşadıklarından olduğunu düşün. yani durumum vahim değil^^ iyi ki varsın, sevgiler...

      Sil
  16. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  17. kalemine sağlık cnm...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yanlışsın

An olur, hayattaki her şey sana yanlış gelir, 'ah' olur, sen hayattaki en yanlış şeysindir! Eve götürülen yanlış bavul gibi uyanırsın bir sabah, neredesin, içindekiler neden darmadağın edilmiş diye düşünmekten kafayı yersin. Ayılmak için girdiğin kahve dükkanında 'White Mocha' dökülür bacaklarına, tarlada güneşin kavurduğu aç çocuklardan yemek çalan işçilere dönersin. Gömülürsün dosyalara, kendini havaalanı kontrolüne takılmış free shop paketi gibi emanette hissedersin:  1 litreden fazla gelmenin borcunu ödediğin bu paradoksta, şu içi alkollü dışı ayık şişeler gibi yalnız ve konu mankenisin. Derken, yanlış yankesici soyar seni, çünkü sürekli yanlış zamanda yanlış yerdesindir. Bir yerlerde koza bırakan kelebeğin kanatlarına mandal taktıkça, kendi yankesicinin yevmiyesini ötekileştirdiğine parsellersin.  Özetle, salça üzerinde yeşermiş mikro orman gibidir hayatta kapladığın yerin; ayrıca yükselenin bile hesapta yanlış, zaten sandığın gibi 'baykuş' burcu bi...

MeSeNede seni çok bekledim

Nini şimdi oturum açtı.  Siz neredesiniz? Geçtiğimiz hafta sonu canım sıkıldı ve oturup eski yazılarıma baktım. Çoğu ne kadar da toy, nasıl da naifler. Dağınık cümleler, imla hataları... İnsan bir garip oluyor kendi yazılarını okurken; "o" günü, ne hakkında yazdığını anımsarken. Tam bir nostalji oldu benim için. Hani şu MSN'in adı her geçtiğinde ya da 90'lardan bir şarkı çaldığında düşen sıcaklık vardır ya içimize, ha' tam da o oldu. Isındım. Hele sizden/okurlardan aldığım yorumları okuduğumda... Bir de sözlüğümüz varmış; ismim altında ayaklarımı yerden kesecek yorumlarla... Tabii bu bahsettiğim 10 sene öncesi! Daha blog yazarlığının popüler olmadığı yıllarda, etrafımızda Instagram ünlüleri at koşturmazken yazıp okurdu burada insanlar. Hatta kemikleşmiş bir kadro bile vardı. (gülücük) (Bakın, bu gülme efektim de geçmişten, hatırlayan vardır belki) Peki, bunca yıl içerisinde hiç yazmadım mı? Yazdım. Ancak, buraya taşımadım. Şimdi yeniden heveslenmişke...

Coştum mu Acaba?

Hayattan keyif almalı, eğlenmeli, bol bol gülmeli. Bir de kafaya takmamalı olan biteni- hele ki değiştirilemeyecekleri... Şimdi durduk yere bu pozitif kelimeler neden mi? Belki de negatifliğin dominantlığına karşı olup biten bir şeydir isyanımın sebebi! İsterseniz kulağıma biri fısıldadı diyelim, isterseniz kafama antilop düştü. Ne dersin? Sebebi belki havanın güzelliğidir belki de doktor ağzından çıkan birkaç kelime... Neyse ne.  Sonuç olarak ben kendime yeni mikro hedefler belirledim. Üstelik de hiçbiri  kariyer, dünyayı kurtarma, öğreti vb tıngırtılar taşımıyor. Kısaca bir süreliğine kafamdaki antilop yuvasına geri dönene kadar, radikal olarak kendi heyecanlarımı ve mutluluğumu önemsemek istiyorum. Bir nevi yaz tatili edindim kendime: tek işim hayallerimi gerçekleştirme. İşte herbiri kişisel, her biri sadece beni mutlu edecek mikro planlarım: Sevdiğim insanlarla (yazar, oyuncu, müzisyen, dansçı vb.) tanışmak ama öyle kolay yoldan değil, bunu emek vererek ya...