Ana içeriğe atla

ben sana hiç aşık oldum mu?

sen hiç benim tarafımdan sevildin mi?
bilir misin benim aşık olduğum adam olmak ne demek?
baksan tanır mısın benim gözümde gördüğün kendini? 
tenimle tanıştıktan sonra inanabilir misin benden önce sana dokunan ellere?
saatin işlevini yitirmez mi bana sarıldığın saniyelerde?
sesim kulaklarını, kokum burnunu esir almaz mı gitsem bile?
sessizsin...

ben seni hiç öptüm mü?
bilir misin seni öptüğüm an dudakların neyi haykıracak?
sanır mısın üstünden zaman geçse de zihnin beni unutacak?
gözlerime gözlerini bir diksen,
ah! ayırabilir misin onları yeniden gözlerimden?
izin verir misin senden vazgeçmeme,
becerebilir misin git demeyi şefkat bulduğun bu gözlere?
konuşmuyorsun...

sen hiç bana sahip olabildin mi?
yaşadın mı benim gözümde yek olma garantisini?
olabildin mi her şeyim?
döndürebildin mi dünyamı kendi etrafında?

her şeyi bırak ve şunu söyle,
sen hiç bilir misin benim uğruna sayfalarca yazı yazdığım insan olmak ne demek?

söylesene,
haberin oldu mu?
ben sana hiç aşık oldum mu?


dinle

Yorumlar

  1. Pierces'i çok severim. Nini'cim iyi geldi bu şarkı :) Ayrca satırları okurken çok etkilendim ne de güzel anlatılmış,anlatmışsın...
    Sevgiler canım

    YanıtlaSil
  2. Var ya, hani sanki ben yazmışım gibi dersinn ya nini ah aynen öyle bu satırlar:*

    YanıtlaSil
  3. aşık bir kadının kendine ve aşkına olan güvenini okudum satırlarda..

    Etkileyici!

    YanıtlaSil
  4. ninim kendin kadar güzel bi yazı bu!

    YanıtlaSil
  5. Okuduktan sonra yorum yazmak isteği doğdu içimde. Ne yazsam ne yasam diye düşündüm, tek bir kelime göndermeyi karar kıldım:

    "Hayır..."

    YanıtlaSil
  6. Bir adamı derinden çok güzel vurur bu cümleler. Harika olmuşlar :).

    YanıtlaSil
  7. Ne güzel yazmışsın :).

    YanıtlaSil
  8. *Nono,
    The Pierces seven biriyle daha tanışmak mutlu edici^^

    *İpekböceğim,
    pek güzel o zaman, sevindim^^

    *Bozbek,
    ben de senin yorumuna hayran kaldım! teşekkürler

    *Mia'm,
    sensin üzel olan!

    *Raymond Dufayel,
    şansına küs o zaman:)

    *Buz,
    cümlelerden öte, yaşattıkların vurur adamı ta içinden...

    *Laliş,
    teşekkür ederim. sen de hoşgeldin^^

    YanıtlaSil
  9. fefkalade guzel yazmissin, ama sanki benim sozlerimi yuregimden calmissin gibi geldi...ay bu neydi ya ! çok etkilendim. waow !...sen yaptigin isi çok guzel yapiyorsun yolunda devam et lutfen, bizim için, onun için, kendin için...tekar gelirim. gorusmek uzre ;)

    YanıtlaSil
  10. Nini bu yazından sonra sanırım karşı cinsin dudaklarından bu güzel şarkının şu sözleri çıkacak : 'i just wanna be loved by you':) Yine çok güzel olmuş, yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
  11. Umarım sevdiğin kişi aşkına layık olur.Tenim terine,terin tuzuma karışmadıkça kokar bedenlerimiz.

    YanıtlaSil
  12. ilhamın gelmişya bu aralar hiç gitmesi söyle ona :) bende keyifle okuyayım yazılarını

    YanıtlaSil
  13. ilhamın gelmişya bu aralar söyle ona hiç gitmesin:) bende keyifle okuyayım yazılarını

    YanıtlaSil
  14. jetlags, umarım! hepimiz için öyle olsun..

    fortuna, ben de gitmesin istiyorum. şu sıra aşk hakkında şeyler dönüyor hep kafamda, arka arkaya yazmış olmak istemediğim için kendimi tutuyorum:)

    YanıtlaSil
  15. cok güzel bı siir olmus bayıldım canım :)

    YanıtlaSil
  16. Adsız22:14

    çok güzel yaaa... tam benlik ninicim bayıllldımmmmmmm

    YanıtlaSil
  17. çok güzel, çok içten...yüreğine sağlık ninicim seni takip etmek çok keyifli :)

    YanıtlaSil
  18. *biricitim,
    teşekkür ederim^^

    *bu benim dünyam,
    çok sevindim^^

    *Momol,
    çok incesin, çok teşekkür ederim! seni izlemek de öyle!

    YanıtlaSil
  19. Bir çok şeyin farkında olamıyoruz. Nihayet farkında olmadan da ölüyoruz. Çok güzel bir şiir. Yürekten tebrik ediyorum.

    YanıtlaSil
  20. aaaah maziiiii :)

    YanıtlaSil
  21. Ah yıllar:)(fortuna)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

(Ç)Alıntı Blog

Dün gece paylaştığım son yazımın ardından uzun zamandır bakmadığım istatistiklerime bir göz atayım dedim. Gelen blog kanallarından birinin adı hoşuma gitti ve tıkladım. Yazdıkları da ilgimi çekince genel olarak bir göz gezdirdim. Derken, orada kendi yazımı gördüm: Hayal . Bende ki adıyla  Kırmızı Karavan , sevgili Dayatılan için yazdığım yazı. Benim   Hayat Ağacı ' m ve onun  Hayat Ağacı   Benden  Tanıştır Benimle  ve o ndan  Tanıştır Bizi   Ben diyorum  Nereye Varırsa (Lorensa) , ve o  diyor   Nereye Varırsa   Bu da onun bir yazısı, nasıl-ne yazdığına-alıntılara dair:  Yazıyorken Benim, yazılarımın bu sayfada olduğuna dair ne bir bilgim var; ne de herhangi bir yazımın altında ismim. Bu yüzden ilk karşılaştığımda düşündüğüm, iyi niyetle,  "belki de alıntı blogudur" fikrim değişti. Bir de bazılarının orjinal metninden biraz sıyrıldığını görünce dedim ki: alıntı ile çalıntı arasında çok ince bir...

Yanlışsın

An olur, hayattaki her şey sana yanlış gelir, 'ah' olur, sen hayattaki en yanlış şeysindir! Eve götürülen yanlış bavul gibi uyanırsın bir sabah, neredesin, içindekiler neden darmadağın edilmiş diye düşünmekten kafayı yersin. Ayılmak için girdiğin kahve dükkanında 'White Mocha' dökülür bacaklarına, tarlada güneşin kavurduğu aç çocuklardan yemek çalan işçilere dönersin. Gömülürsün dosyalara, kendini havaalanı kontrolüne takılmış free shop paketi gibi emanette hissedersin:  1 litreden fazla gelmenin borcunu ödediğin bu paradoksta, şu içi alkollü dışı ayık şişeler gibi yalnız ve konu mankenisin. Derken, yanlış yankesici soyar seni, çünkü sürekli yanlış zamanda yanlış yerdesindir. Bir yerlerde koza bırakan kelebeğin kanatlarına mandal taktıkça, kendi yankesicinin yevmiyesini ötekileştirdiğine parsellersin.  Özetle, salça üzerinde yeşermiş mikro orman gibidir hayatta kapladığın yerin; ayrıca yükselenin bile hesapta yanlış, zaten sandığın gibi 'baykuş' burcu bi...

MeSeNede seni çok bekledim

Nini şimdi oturum açtı.  Siz neredesiniz? Geçtiğimiz hafta sonu canım sıkıldı ve oturup eski yazılarıma baktım. Çoğu ne kadar da toy, nasıl da naifler. Dağınık cümleler, imla hataları... İnsan bir garip oluyor kendi yazılarını okurken; "o" günü, ne hakkında yazdığını anımsarken. Tam bir nostalji oldu benim için. Hani şu MSN'in adı her geçtiğinde ya da 90'lardan bir şarkı çaldığında düşen sıcaklık vardır ya içimize, ha' tam da o oldu. Isındım. Hele sizden/okurlardan aldığım yorumları okuduğumda... Bir de sözlüğümüz varmış; ismim altında ayaklarımı yerden kesecek yorumlarla... Tabii bu bahsettiğim 10 sene öncesi! Daha blog yazarlığının popüler olmadığı yıllarda, etrafımızda Instagram ünlüleri at koşturmazken yazıp okurdu burada insanlar. Hatta kemikleşmiş bir kadro bile vardı. (gülücük) (Bakın, bu gülme efektim de geçmişten, hatırlayan vardır belki) Peki, bunca yıl içerisinde hiç yazmadım mı? Yazdım. Ancak, buraya taşımadım. Şimdi yeniden heveslenmişke...