Ana içeriğe atla

Antika Adalet Terazisi



...

Madem bugünün adaleti bir N.Ç.'dir,
bürokratik üstünlüktür,
paranın gücüdür,
Silivri'nin ideoloji suçlusu sakinleridir...

Madem bu denli çarpıklaştı hayatımız,
adaletin yolu yordamı değişti.
Varsın adalet yerini bulmasın,
varsın bizim için şu saniye adalet ortadan kalksın.

N.Ş.A. genç, umut ve inanç dolu olması gereken bir vatandaş olarak, bugün "adalet" denilen şeyden korkar oldum.
Nerede zamanın gerçek, bize öğretilen umut kapısı; yaraya merhem, yapılana ceza olan o eski terazisi,
nerede bugünün umut kırıcı, yara açıcı, taraflı terazisi... Anlaşılan aradığımız terazi antika olmuş ve müzede ikamet etmekte...

Yorumlar

  1. çok iyiydi..teşbihte hata olmaz derler..!!!

    YanıtlaSil
  2. aynen dediğin gibi ninim. kısaca şöyle de diyebiliriz

    "böyle adalet olmaz olsun" gibii

    YanıtlaSil
  3. güzel yazmışsın canım , okurken aklıma Pascal'ın bir sözü geldi , paylaşmak istedim :
    adaletin kuvvetli , kuvvetlilerin de adaletli olmaları gerekir.
    sevgiler , öpüyorum...

    YanıtlaSil
  4. O adalete rıza gösteren biz şaşkın Türk milleti ,nasıl silkelenecek nasıl farkindaligini ortaya dökecek bilemiyorum.
    Oysa acı hepimizin acisiydi.N.C.belki bizdik,belki büyümekte olan kızımızdı.
    Topyekün sınıfta kaldık:-(
    *** çok güzel yaziyorsun,hoşuma gitti üslubun:-)

    YanıtlaSil
  5. Dayatılanla Yaşamak, teşekkür ederim. Aslında aklımdakiler daha beter cümlelerdi ama...

    Mia'm, kesinlikle!

    Zeynep, çok güzel ve yerinde bir söz oldu, teşekkürler.

    Sitare, çok haklısın. N.Ç. derken, Z.Ç. de oldu. saçma sapan bir sistemde kim bilir daha kaç can yanacak, kaç insan hakkını arayamayacak...
    ayrıca teşekkür ederim ve hoşgeldin...

    YanıtlaSil
  6. ahh ninicim sorma eskiler hep özlenir bende eskiden olan yaşamı çok özlüyoprum komşuluğu samimmyeti şimdi bunların olmadığı görmek çok acı verici ve zamanla dostlarıda kaybetmeye başlıcaz nyse ki hayat sevince güzell:)

    sevgiler canımmmmmmmmm:)öperim

    YanıtlaSil
  7. Bir kac kelime de olsa yaslandıgımı hatırlattınız...

    YanıtlaSil
  8. eskiden öyle güvenilirmiş ki adalete " adaletin kestiği parmak acımaz" bile demişler.

    Ya şimdi, adalet kimin parmağını niye kestiğinden habersiz! Adalet kendi varlığının bile farkında değil ki!

    YanıtlaSil
  9. Reçelim, benden de sevgiler:)

    Darmadığın, bu koşullarda en gencimiz bile yaşlı hissediyor...

    Bozbek, çok doğru. bu nereye kadar gidecek merak ediyorum..

    YanıtlaSil
  10. Adsız22:24

    çok güzeldi okurken daldım gittim bravo

    YanıtlaSil
  11. bu benim dünyam, teşekkür ederim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yanlışsın

An olur, hayattaki her şey sana yanlış gelir, 'ah' olur, sen hayattaki en yanlış şeysindir! Eve götürülen yanlış bavul gibi uyanırsın bir sabah, neredesin, içindekiler neden darmadağın edilmiş diye düşünmekten kafayı yersin. Ayılmak için girdiğin kahve dükkanında 'White Mocha' dökülür bacaklarına, tarlada güneşin kavurduğu aç çocuklardan yemek çalan işçilere dönersin. Gömülürsün dosyalara, kendini havaalanı kontrolüne takılmış free shop paketi gibi emanette hissedersin:  1 litreden fazla gelmenin borcunu ödediğin bu paradoksta, şu içi alkollü dışı ayık şişeler gibi yalnız ve konu mankenisin. Derken, yanlış yankesici soyar seni, çünkü sürekli yanlış zamanda yanlış yerdesindir. Bir yerlerde koza bırakan kelebeğin kanatlarına mandal taktıkça, kendi yankesicinin yevmiyesini ötekileştirdiğine parsellersin.  Özetle, salça üzerinde yeşermiş mikro orman gibidir hayatta kapladığın yerin; ayrıca yükselenin bile hesapta yanlış, zaten sandığın gibi 'baykuş' burcu bi...

MeSeNede seni çok bekledim

Nini şimdi oturum açtı.  Siz neredesiniz? Geçtiğimiz hafta sonu canım sıkıldı ve oturup eski yazılarıma baktım. Çoğu ne kadar da toy, nasıl da naifler. Dağınık cümleler, imla hataları... İnsan bir garip oluyor kendi yazılarını okurken; "o" günü, ne hakkında yazdığını anımsarken. Tam bir nostalji oldu benim için. Hani şu MSN'in adı her geçtiğinde ya da 90'lardan bir şarkı çaldığında düşen sıcaklık vardır ya içimize, ha' tam da o oldu. Isındım. Hele sizden/okurlardan aldığım yorumları okuduğumda... Bir de sözlüğümüz varmış; ismim altında ayaklarımı yerden kesecek yorumlarla... Tabii bu bahsettiğim 10 sene öncesi! Daha blog yazarlığının popüler olmadığı yıllarda, etrafımızda Instagram ünlüleri at koşturmazken yazıp okurdu burada insanlar. Hatta kemikleşmiş bir kadro bile vardı. (gülücük) (Bakın, bu gülme efektim de geçmişten, hatırlayan vardır belki) Peki, bunca yıl içerisinde hiç yazmadım mı? Yazdım. Ancak, buraya taşımadım. Şimdi yeniden heveslenmişke...

Coştum mu Acaba?

Hayattan keyif almalı, eğlenmeli, bol bol gülmeli. Bir de kafaya takmamalı olan biteni- hele ki değiştirilemeyecekleri... Şimdi durduk yere bu pozitif kelimeler neden mi? Belki de negatifliğin dominantlığına karşı olup biten bir şeydir isyanımın sebebi! İsterseniz kulağıma biri fısıldadı diyelim, isterseniz kafama antilop düştü. Ne dersin? Sebebi belki havanın güzelliğidir belki de doktor ağzından çıkan birkaç kelime... Neyse ne.  Sonuç olarak ben kendime yeni mikro hedefler belirledim. Üstelik de hiçbiri  kariyer, dünyayı kurtarma, öğreti vb tıngırtılar taşımıyor. Kısaca bir süreliğine kafamdaki antilop yuvasına geri dönene kadar, radikal olarak kendi heyecanlarımı ve mutluluğumu önemsemek istiyorum. Bir nevi yaz tatili edindim kendime: tek işim hayallerimi gerçekleştirme. İşte herbiri kişisel, her biri sadece beni mutlu edecek mikro planlarım: Sevdiğim insanlarla (yazar, oyuncu, müzisyen, dansçı vb.) tanışmak ama öyle kolay yoldan değil, bunu emek vererek ya...