Ana içeriğe atla

Küçük bir kızdan protest şiir


- Kız kardeşim M.I.D'in 13 yaşında okulda yazdığı şiir. Hiçbir noktasına dokunmadan yayınlıyorum-


İNSANLAR
Siz parayla Dünya’yı düzeltebileceğinizi sanıyorsunuz,
Oysa Dünya’mız ölmek üzere , haberiniz yok,

Tek haberinizin olduğunuz şey,alışveriş mağazalarının indirimleridir.
Siz ormanları yangınlardan,
Tuttuğunuz adamlarla kurtaracağınızı sanıyorsunuz,
Haberiniz yok ki asıl nedeni sizlersiniz,
Dünya’yı bu hale sizler ve bizler getirdik,
Hepimiz zehirledik Dünya’yı,
“ Ben yapsam ne olur sanki ” diye kestirip,
Attınız Dünya’mızı bir çöp gibi sokağa,unutup,gittiniz onu orada.

Siz küresel ısınmayı rüşvet vererek,
Durduracağınızı sanıyorsunuz,
Siz kendinizden başkasını düşünmezsiniz,
O kadar cimrisiniz ki,bahçenize bir ağaç dikemiyor,
İki adım ötenizdeki çöp kutusunu gitmeye üşeniyor,
Geri dönüşümlü çöplerinizi ayrı koymayı bile beceremiyor,
Pikniklerde ateşlerinizi söndürmeyi bile beceremiyorsunuz.

Siz geçinmeye çalışan insanları zavallı bulan insanlarsınız,
Ama bilmiyorsunuz ki,asıl zavallılar sizlersiniz,
Kendini beğenmiş,zavallı,cimri,acınacak insanlarsınız,
Sizler bizleriz aslında bizim ortak adımız insan,
Çevremizi, bile temiz ve barış içinde tutamıyorsak,
Küresel ısınma Dünya’nın bize açtığı bir Savaştır,
Şimdi korkuyoruz neden,bunları bizler yarattık,
Yoksa pahalı ayakkabılarınız,giysilerimiz kirlenir diye mi korkuyoruz?
I..... D......
                                                                                                             26.02.2009

-Şakası yok bu işin. 13 yaşındayken bir çocuk bunları düşünüyor ve yazıyor. Bence üzerine düşünülmeli. -

Yorumlar

  1. 13 yaşındaki kardeşin, insanım diye gezen bi çok insandan daha duyarlı ve düşünceliymiş, gerçekten takdire değer :)

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederiz:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yanlışsın

An olur, hayattaki her şey sana yanlış gelir, 'ah' olur, sen hayattaki en yanlış şeysindir! Eve götürülen yanlış bavul gibi uyanırsın bir sabah, neredesin, içindekiler neden darmadağın edilmiş diye düşünmekten kafayı yersin. Ayılmak için girdiğin kahve dükkanında 'White Mocha' dökülür bacaklarına, tarlada güneşin kavurduğu aç çocuklardan yemek çalan işçilere dönersin. Gömülürsün dosyalara, kendini havaalanı kontrolüne takılmış free shop paketi gibi emanette hissedersin:  1 litreden fazla gelmenin borcunu ödediğin bu paradoksta, şu içi alkollü dışı ayık şişeler gibi yalnız ve konu mankenisin. Derken, yanlış yankesici soyar seni, çünkü sürekli yanlış zamanda yanlış yerdesindir. Bir yerlerde koza bırakan kelebeğin kanatlarına mandal taktıkça, kendi yankesicinin yevmiyesini ötekileştirdiğine parsellersin.  Özetle, salça üzerinde yeşermiş mikro orman gibidir hayatta kapladığın yerin; ayrıca yükselenin bile hesapta yanlış, zaten sandığın gibi 'baykuş' burcu bi...

MeSeNede seni çok bekledim

Nini şimdi oturum açtı.  Siz neredesiniz? Geçtiğimiz hafta sonu canım sıkıldı ve oturup eski yazılarıma baktım. Çoğu ne kadar da toy, nasıl da naifler. Dağınık cümleler, imla hataları... İnsan bir garip oluyor kendi yazılarını okurken; "o" günü, ne hakkında yazdığını anımsarken. Tam bir nostalji oldu benim için. Hani şu MSN'in adı her geçtiğinde ya da 90'lardan bir şarkı çaldığında düşen sıcaklık vardır ya içimize, ha' tam da o oldu. Isındım. Hele sizden/okurlardan aldığım yorumları okuduğumda... Bir de sözlüğümüz varmış; ismim altında ayaklarımı yerden kesecek yorumlarla... Tabii bu bahsettiğim 10 sene öncesi! Daha blog yazarlığının popüler olmadığı yıllarda, etrafımızda Instagram ünlüleri at koşturmazken yazıp okurdu burada insanlar. Hatta kemikleşmiş bir kadro bile vardı. (gülücük) (Bakın, bu gülme efektim de geçmişten, hatırlayan vardır belki) Peki, bunca yıl içerisinde hiç yazmadım mı? Yazdım. Ancak, buraya taşımadım. Şimdi yeniden heveslenmişke...

Coştum mu Acaba?

Hayattan keyif almalı, eğlenmeli, bol bol gülmeli. Bir de kafaya takmamalı olan biteni- hele ki değiştirilemeyecekleri... Şimdi durduk yere bu pozitif kelimeler neden mi? Belki de negatifliğin dominantlığına karşı olup biten bir şeydir isyanımın sebebi! İsterseniz kulağıma biri fısıldadı diyelim, isterseniz kafama antilop düştü. Ne dersin? Sebebi belki havanın güzelliğidir belki de doktor ağzından çıkan birkaç kelime... Neyse ne.  Sonuç olarak ben kendime yeni mikro hedefler belirledim. Üstelik de hiçbiri  kariyer, dünyayı kurtarma, öğreti vb tıngırtılar taşımıyor. Kısaca bir süreliğine kafamdaki antilop yuvasına geri dönene kadar, radikal olarak kendi heyecanlarımı ve mutluluğumu önemsemek istiyorum. Bir nevi yaz tatili edindim kendime: tek işim hayallerimi gerçekleştirme. İşte herbiri kişisel, her biri sadece beni mutlu edecek mikro planlarım: Sevdiğim insanlarla (yazar, oyuncu, müzisyen, dansçı vb.) tanışmak ama öyle kolay yoldan değil, bunu emek vererek ya...