Salıncak



Salıncak sallanıp duruyor;
bir öne, bir arkaya.
Rüzgâr homurdanınca salıncak;
bir sağa, bir sola.
Derken sen geldin diye;
kinetiğini yitirdi halatlı tahta.
Sallanmayan salıncak mı olurmuş?
Git başka kumsalda oyna.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kalbi Kırılmış Kadın

Kırmızı Karavan

Nazım Hikmet Ran Sevgisi

Şafak Pavey: Sarılmak

Uzaylılarla İşbirliği

Çocukluk Anıları

Aydın BOYSAN

Karmaşık

Karısını Şapka Sanan Adam - Oliver Sacks

Heyecanlı Randevu