Salt İsyan

Göz kapaklarımı aralayamıyorum ki
yazılmak için çığlık çığlığa dövüşen kelimelerimi karalayabileyim...


Yorgunum,
suskun değil.

Yorumlar

  1. İsyeaaaaan, geriye bir avuç.... ya ne diyorum ben? Mahvettim şiirselliğini, of of kömür gibi yanıyorum şu an. Sanırım susmalı artık.
    Bir yorgunluk kahvesi içip çıkar kelimeleri, kovaladıkça kaçan ateş böceği sanmasınlar kendilerini......

    YanıtlaSil
  2. Ya ama harf onay şeysinden getirmişsin. İnsan olduğunu insan böyle kanıtlamaya gıcık oluyor ama. Hem insanlık üç kelime yazmakla da kanıtlanmaz. Yapma bunu nininini yaaaaar. - lililili yar söylemini sana uyarladıktan da sonra susuyorum. Cidden! -

    YanıtlaSil
  3. umarım beden yorgunluğudur.. ruh yorgunluğu olmasın da..
    kelimelerin için acele etme..iyice dinlen sen. biz bekleriz burda... :)

    YanıtlaSil
  4. Üzerine karabasan oturmuş gibi değil mi ? Bağırsan duymuyo kimse.. Elini kıpırdatamıyorsun.. Kabullenip yumuyorsun gözünü.. Üzerine oturan o şeyden korkmaya devam ederek..

    YanıtlaSil
  5. Yazma gücü önemli bir alışkanlıktır yazmadığında uçup gider Nini :)

    YanıtlaSil
  6. Zamanı gelince o kelimeler dökülür meraklanma :)

    YanıtlaSil
  7. Bence suskunluğunu yalnız bırak, kendini dinlesin...Takma kafana !

    YanıtlaSil
  8. Adsız01:13

    Bazen öyle yorgundur ki yürek, insanın ne aklı kalır düşünecek ne de takati konuşacak.. Bazen sadece bir ölü gibi sessiz, bir yaprak gibi savunmasız olur ve birşey yaparsın sadece. O da aslında "Hiçbirşey"dir. Ne düşünürsün ne çalışırsın ne yürürsün ne de yersin/içersin. Aslında bunların hepsini o anda yaparsın ancak bitkinlik ve bıkkınlık hali öylesine sarmıştır ki zihnini, bedenini ve dünyanı hatırladığın tek şey boşboş oturmak/uzanmak/bakmak'tır. Böyle durumlarda yaptığın tek şeyin aslında "Hiçbirşey" olduğuna karar verirsin. En iyisi ne yapmalı biliyor musun? Elbetteki "Hiçbirşey" değil.. Ancak kendi etrafına bir koza örmüşsün. İstesende, istemesende yaptığın yapacağın şu anlık sadece "Hiçbirşey"dir. Kozadan dışarı çıkınca kanatlanıp yeni dünyalar tanıyabilirsin. Böylece bir buhrandan da çıkmış olursun. Fırtına sonrasında mis gibi açan bir hava gibi, en çetin kıştan sonraki ilkbahar gibi.. Örnekler uzar gider. O zaman asıl soru şu: "Kozadan ne zaman çıkıyorsun?" Peki bu soru bir cevap mı bekliyor yoksa eylem mi?... Diyeceksin ki "eylem gerektiriyor sözlerine göre ama o eylem ne?" Cevap veriyorum: ...

    YanıtlaSil
  9. Güzel bir paylaşım olmuş.Teşekkürler.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.