Röportaj Mimi

Kendi yazılarıma ve diğer blogları okumaya zor zaman ayırabildiğim için uzun zamandır mim cevaplamamıştım. Bugün bunu kırmak istedim ve karşılaştığım ilk mimi yanıtladım. Okumayı en çok sevdiklerim arasında yer alan Deeptone ve Doctorsherlock beni mimlemişler. Özellikle bu ikilinin o kadar çok mimini cevapsız bıraktım ki, artık mahcubiyetim kabardı. Umarım bunu bir telafi olarak görürler. Diğer mim sahiplerim için de bu temennim geçerli...

1. Blog deyince aklına ne geliyor?

 Blog deyince aklıma gelen şey yazmak, paylaşmak, dökülmek... İnsanların kendine ait bir dünya oluşturduğu ve  yine kendi gibi olanlara hitap ettiği bir platform. Düşünmeyi, düşündürmeyi seven ve okuma-yazma aşkına sahip kişilerin buluşabildiği; iyi ki var dediğim sosyal ağ. Bebeğim. (gülücük)

2.Sence bloglarda en çok neler paylaşılıyor?

Denk geldiğim çoğunluğa göre konuşacak olursam kişisel bloglar. Tercihim de genelde güncel konulara değinen ya da hayata dair yazan  bloglar oluyor. Günlük kıvamı yazanları, yazarın kalitesine göre değerlendirip takip ediyorum. Moda ve kozmetik içerikli olanlar fazlasıyla mevcut fakat ben kendi adıma ilgi çekici bulmuyorum.

3.Paylaşımda bir sınır olmalı mı?

Olmamalı. Herkes dilediğini yazabilir. Kimse kimseye zorla okutmuyor, dolayısıyla dileyen dilediğini okur. Sınır konusunda sadece şunu söyleyebilirim, benim gibi reel kimliğiyle yazan kişilerin yazdıkları yazılarda çevresini ve örneklendirdiği kişilerin izni olmadan deşifre etmesini yanlış buluyorum. Yazmak konusunda herkes özgür, evet, ama esinlenilen şeylerin de kendi içinde hakkı gizli kalmalı.

4.Sence neyi paylaşırsa bir insan aşırıya kaçmış olur?

Kişisel tercihim olarak saçma, yersiz ve abartı bulduğum konular oluyor ama daha önce de dediğim gibi herkes dilediği şeyi yazma özgürlüğüne sahip olduğu için kimseyi eleştirme hakkım yok. Sevmediğim için okumuyor ve takip etmiyorum. Kısaca kendimce yazara saygı duymama sebep olan kıstaslarım var ve bunların dışına çıkanları okumaya değer göremiyorum. Aslında paylaşımın konusu mühim değil,  her şey yazarın dil yeteneği ve kalitesinde bitiyor.

5.Blog yazsaydın adı ne olurdu ve hangi konularda yazardın?

Blog yazıyorum zaten? (gülücük) Yine aynı tarz bir blog açardım. Hayata ve gündeme dair konuları ele alan, psikoloji ile yoğrulmuş kelimeler. Adı da "paralel evrenim" olurdu. Ki daha öncelerde açtım bir tane ama kenarda duruyor şimdilik. İstediğim Nini'nin Kelimeleri'nde yer alan konuları, empati yoluyla bir başka kimliğe bürünerek yeniden yorumlamak. Paralel evrenlerde bir yerde, bir başka Nini'den kelimeler...

6.Benim blog yazarlığım hakkında ne düşünüyorsun?

Deeptone: Daha önce de defalarca söylediğim gibi, karakter üretme fabrikası olduğunu düşünüyorum. İlginç bir yaratma kapasiten var. Seviyorum.
T.A.R.D.İ.S: Bu kadar genç olup, bu denli mizah yeteneğine sahip olmak... Ciddi anlamda okumaktan en keyif aldığım yazarlardan birisisin. Hep yüzümü güldürüyorsun. Gülüyorum.

7.Blogumu takip ediyor musun?

İkinizi de deli gibi takip ettiğimi biliyorsunuz, söylemeye gerek bile duymazdım soru olarak gelmese.

8.Bloguma 10 üzerinden kaç puan verirsin ve gelecek için bana tavsiyelerin nelerdir?

Puanlama ve tavsiyeyi burada, bu şekilde yapmayı haddim olarak görmüyorum. Tek söyleyebileceğim kısıtlı zamanlarımda bile mutlaka severek okuduğum yazarlarsınız. Paylaşımlarınız tükenmediği sürece bu böyle gelecekte de devam edecek.

Mimleme konusuna gelince: dileyen yazabilir...

Yorumlar

  1. Nini, her şey güzel de bu fontlar benim gözümü mü yoruyor yoksa bizim gözleri bir doktora mı göstermek lazım :))Cevaplar çok dobra bravo :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bolat,
      olur mu öyle şey, muhtemelen benim yazı tipim yoruyordur. başlıklarda fazla italik duruyor. değiştirmeliyim sanırımm

      Sil
  2. Bir tür içe bakış yönelimi gibi olmuş bunlar.Bence yararlı ve görünenin ötesine giden yolda önemli bir kavşak.Ne yalan söyleyeyim unutmuşum bu mim hadiselerini.Tekrardan görünce eskiye özlem anlarım geldi,neyse yavaş yavaş o zaman ki atmosferi solumaya başladık.Biraz sürecek olsa da süre anlamında, belki daha duru ve ileri bakan bir form yakalamış oluruz.

    Bir de ben yok iken olanlardan haberdar olmak isterim.Aralık ayında son derece aktiftin ve şimdi fazla gelemiyorsun gibi bir izlenim fark ettim.Sorun üretecek bir özellik yoktur umarım .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Rodolfo,

      en kısa zamanda ben de senin yazılarınla buluşmak istiyorum. hakikaten özledim onları!

      evet, maalesef eskisi gibi zaman ayıramıyorum ama kötü bir şey yok. mail yoluyla yarın itibariyle haberleşelim^^

      Sil
  3. güzel ifade etmişsin yine.
    :)
    ama bak karakterler sadece bazı kurgu yazılarımda.
    :)
    ha ha bi de üstte yorum yapmışsın ya bi arkadaşa, sen mail yazıyor muydun hihihi.
    :)
    aklıma bir de bak kafkanın bebeği geldi şimdi.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep, deep, deeeep^^

      Kafka'nın bebeği sendendi değil mi?????
      Kızma ama biliyor musun kitabı aldım, okudum, çok beğendim, geri dönüş yapmak istedim ama kimde okuduğumu unuttum:) O dönem o kadar fazla blog okuyordum ki...

      mail yazıyorum aşk olsun geç de olsa yazıyorum^^

      Sil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.