Mini Sohbet - Yas




Hayat ne ilginç değil mi?
Bir gün, yolda şahit olduğum trafik kazasının üzerine saatler boyu ağlıyor, kendime gelemiyorum. Tanımadığım bir insanın ölmüş olma ihtimali bile beni üzebiliyor.
Öte yandan bugün oluyor ve bir şekilde bir başka ölüm haberi alıyorum.
Bu defa içimde bir kıpırtı bile olmadan klavyemden sadece şu dökülüyor: "başınız sağolsun. başımız dersem trajikomik olur"

Bir zamanların küçük kız çocuğunun babaannesi vefat etmiş. Ne diyeyim, sevenlerinin başı sağolsun, yeri "cennet" olsun.

İnsan yüzünü hatırlamadığı biri için üzülemiyor sanırım. Gerçi, aynı insan tanımadığı kişilerin ardından gözyaşı dökebiliyor. Burada bir saçmalık var ve ben bahsi geçen insan olarak bu işin içinden çıkamıyorum.
Sorun belki bende, belki geçmişte...
Neyse ne, zaten cevabını da umursamıyorum.
Sadece her zamanki gibi içimden geldi diye yazıyorum...


Bu yazı kendi halinde bir mini yas sohbeti. Bu sebeple de yoruma kapalı, zira resimdeki küçük kız çocuğu her an mızmızlanabilir. Bu yüzden susuyor ve  ona şeker vermeye gidiyorum, sevgiler...





Bu blogdaki popüler yayınlar

Kalbi Kırılmış Kadın

Çocuk İhmal ve İstismarı: Velayet

Hachiko ve Hikayesi

Gelecekteki Doğmayacak Bebeğime Mektup

Mini Sohbet: Dırdır

Küçük Albert Deneyi (Little Albert Experiment)

Çocukluk Anıları

Çocuk İstismarı

Aydın BOYSAN