Kayıtlar

Şubat, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Uzaylılarla İşbirliği

Resim
Geçen gün öyle bir şeyle karşılaştım ki, içim yandı; canım çok acıdı...   Neden mi?  Sahil kenarında yürürken önümde bir adamla kadın yol alıyordu. Adamın elinde parlak ve simsiyah tüyleriyle kocaman bir köpek. Öyle büyüktü ki, köpekle aynı pozisyonu alsam ebatlarımız eşitlenirdi. Yanındaki kadın da tasmayla dünya tatlısı, diğerine nazaran daha küçük bir köpek gezdiriyordu. Zavallının arka bacakları tutmadığı için ona tekerlekli bir düzenek kurmuşlar ve o şekilde diğerleri gibi hayatını, zor ya da eksik de olsa, idame ettirebilmesini sağlamışlardı. Engelli insanlar ve onların nahoş koşullarına olan özel ilgim nasılsa, aynı şekilde yol boyunca o köpek için de kara kara düşündüm. Bir kaza geçirdiği çok açıktı ve bu kaza sonucu doğasının getirdiği hiçbir hissiyatını dilediği gibi yaşayamıyordu. Koşamıyor, oyun oynayamıyor... Köpek bu, insana muhtaç. Anlatmak istedikleri varsa bile anlatamıyor, sadece çırpınıyor. ...

 Onlar önümde, ben arkada yol boyu devam ettik. Etrafta onlarca köpek d…

Benimle Dans Et

Resim
"Benimle dans eder misin?"
Ne de güzel bir soru değil mi, bir de düşünsene tanımadığım sana, birine benim ağzımdan döküldüğünü. Komik mi olur yoksa çekici mi bilemiyorum ama bence çok eğlenceli... Bu teklifim her ne kadar yurdum kültüründe kabul görmese de, tamamen masumca. Ama itiraf etmeliyim ki genç bir kadın olarak, aklım karşı cinsten hoşlanmaya erdiğinden beri en büyük hayalim, ilgimi çeken adamı dansa kaldırmak. Sanmayın ki öyle tango, vals, romantizm vb. Basbaya coşmak, eğlenmek, gülüşmek.Hem iddialı hem de heyecan verici, dominant bir hareket (gülücük) Dans bana sadece aşk meşk flört çağrıştırıyor gibi durdu ama aslında öyle değil. Ben çok sevip ısındığım kadın ya da adam, herkesle dans etmek isterim. Annem ve onun lise arkadaşlarıyla da içip deli gibi dans ettiğimi; hiç tanımadığım biriyle dans ederken tanışıp, sonradan onu kendime dost edindiğimi de (nam-ı diğer Beatrice) bilirim. Mesela şimdi bunları okuyorsun ve ben senin gerçekte kim olduğunu bilmiyorum ya, dü…

Beni Görüyor musun? - Okura soru

Resim
çok mu oldu seni satırlarca sıraladığım kelimelerimden uzak tutalı yalnız mı bıraktım içten içe bana beslediğin alışkanlığını sen de heyecanlanıyor musun ismimin altında çıkan yeni düşüncelerimle karşılaştığında bir adım daha yaklaşıyor musun uzaktan uzağa tanımaya başladığın yabancıya
zihninde canlanıyor mu bakışlarım profildeki tek kare fotoğrafa baktığında duyabiliyor musun şarkılarımı dinlerken sana eşlik eden sesimi kapat dediğimde kapatıyor musun benimle beraber gözlerini? sahi, söylesene sen okuyor musun yoksa "görüyor musun" beni?

keşmekeş

Resim
yarın yine saatim çalacak telaşım hayatımı 5 geçe yüzüme vurduğum her bir su zerresi git gide soğuyacak hayallerimin isyanı beni yatağımdan kaldıracak  sinsice yastığım bana küs, ben ona hasret savrulacağım sistemin keşmekeşinde
sonra elim karnıma gidecek sanki hayalini çok kurarmışım gibi içi boş, doğmayacak bebeğimin yuvasına değecek çalışmaktan yorgun zihnim her sabah beni yatağımdan ayıran o gözü kör olası dünya varya sevgili ne sana ne de bana iznini verecek bebek gülüşüyle ısınan kalbin

hayat, insan, aşk, aile, sevgi, adalet... her biri ayrı bir keşmekeş bencilliğin vadisi var ya...oraya tırmanmamak da büyük keşmekeş

Aynamdaki Kadın

Resim
Bir kadın var,  zaman zaman aynada karşıma çıkıyor. Bazen sabahları, bazen de gecenin bir yarısı kızarmış burnu ve gözlerini dikip bana bakıyor. Kim olduğunu merak ediyorum.
Bazen onu tanıdığımı düşünüyorum, bazen de gerçekten tanımış olabilmeyi diliyorum. Aynamdaki kim merak ediyorum.  Sorgulamak istesem de korkularım beni geri çekiyor. Öyle yorgunum ki artık,  o gözlere bakma fikri bile beni ürkütüyor. Aynamdaki kadının nesi var merak ediyorum.
Aynamda...
O kadın,  küçük bir kız çocuğu gibi ağlıyor. Biliyorum, hissediyorum ki  benim söyleyebileceğim hiçbir şey onun kendisini daha iyi hissetmesini sağlayamayacak. O ağlarken, ben sadece elim kolum bağlı bir halde onun için bir şeyler yapabilmiş olmayı dileyeceğim.
An geliyor, Susup bakışıyoruz. Nutkum tutuluyor nedensiz,  oysa becerebilsem ona hiçbir şeyden korkmamasını söylerdim.  Hissettiği korku, pişmanlık, kırgınlık, çaresizlik.  Hepsi,  bütün bu sevemediği hisleri çok geçmeden kaybolacak.  O bilmese de ben biliyorum,  her şey gü…

Bağımlı (+18)

Resim
alkolik olmak istiyorum bazı bazı...

3. yuduma ulaşınca sakinleşmek, dibine vurunca da önemsememek. yani unutabilmek hayatın z raporunu çıkartmayı.

kapatayım kepenkleri içinde ben varken,
arınayım vücudumdaki kirli kandan. canımın istediği neyse onu konuşayım.
uyuştursun bedenimi iki küçük shot, yalanlar olmadan da kendimi dinleyebilmem şart.

bağımlı olmak istiyorum çoğu kez... beni bağlayan şey elle tutulur bir madde olsun. yaşayacağım krizden yiyeceğim yaftaya kadar, alacağım kilonun bile nedeni
 yoksunluk olsun.
sonunda bana biraz netlik gelsin, bir de evrende adım konsun.  bana lazım gelen aklı versin de varsın bedenim bağımlıolsun.

Hayallerim

Resim
el, dil, düşünce değmemiş hayallerim, ağzımdan çıkmadığı için kulağımın duymadığı; paylaşmadığımdan kimsenin kirletemediği düşlerim var benim. çünkü rubik küpü gibi hayallerim, başkalarının elinde renkleri karmakarışık; beyazı tamamlamaya çalışırlarken geride bıraktıkları alacakaranlık.
yaşamak, yaşatmak istediğim hayallerim,  oldurmak istediğim gerçeklerle bir başına ruh devrimi yapan fantezilerim var benim. ama kara kutu gibi hayallerim, salise salise tüm kurduklarım kaydedilse de, cesedimle kendini imha edecek tüm düşlerim,  düşüncelerim.

Naegleria fowleri

Resim
kim için, ne uğruna yaşadığını-çalıştığını sorguladın mı hiç?
dilersen 3 üniversite üzerine yüksek akademik başlarılara imza at; dilersen dünyanın en güzel/yakışıklı, çekici, herkesin imrendiği insan ol; dilersen yeni nesil Koç, Sabancı sayıl; dilersen tüm dünyanın şerefi-namusu senden sorulsun; dilersen cennette en ön sırada yerin hazır olsun; ...

Kim için, ne uğruna bugününü yaşadığını bana açıklayamıyorsan; bırak bana açıklamayı kendine-sisteme-hayata dair bunu hiç sorgulamadıysan sen benim için "tıkla bak, şundan" farksızsın! 
Acıyorum ezbere yaşayan insanlara, öyle böyle değil-çok acıyorum. Hele ki çocuklarını böyle yetiştiren ailelere gerçekten darılıyorum.
Ben ve benim gibi hissedenler,  daha kim olduğunu bilmeyen insanlarla trikotaj misali çevresi örülmüş, anarşist-tembel gibi yaftalar yemiş,  onlara göre çaresiz; onların yanında yalnız bireyleriz biz!

Mikail Boz ne yaptı?

Resim
İnsanlar ve eleştiri...

Ortada olumlu bir eleştiri varsa amenna. Peki, olumsuzlarda?
İnsanlar başkalarını çoğu kez eğitimsizlik ve cehaletlerinden ötürü hor görülürler. Aynı masada oturmak, bir konu hakkında akademik geçmişi olmayan biriyle konuşmak yersiz gelir.
Kendisiyle eş düzeydedir ya da değildir,  bu tip insanları eleştirmek kimin haddine?
Bilinmelidir ki tüm bu önyargılarının nedeni  hazımsızlık problemi çeken egolarıdır.

Bunca faili ego olan konular arasında, neden mi eğitim&ego ilişkisine değiniyorum?
Çünkü günlerdir aklımdan çıkmayan ve can sıkıcı olan bir haber var gündemimizde: Bir üniversitenin dekanı,  hakkında olumsuz eleştiri yazan ekşisözlük yazarı öğrencisini okuldan uzaklaştırıyor.


Hepimiz biliyoruz ki biz böyle bir ülkeyiz. Başımızda ahkam kesenler ve üst kademe eğitimcilerimiz bile bu denli gaddarlar düşünce özgürlüğüne karşı.
Ben sadece burada içimi döküp, nerede o eski cesur, özgür gençlik diyen büyüklerimize  selam etmek istedim.
Günümüzde kurşunlar değ…

Tek Gecelik Aşk

Resim
Keşke gitmek zorunda olmasaydın. Keşke sonsuza dek koynumda kalsaydın da bu kara kışta birbirimizi ısıtsaydık. Keşke yularlarımız başkalarının elinde olmasaydı da seninle dilediğimizce yaşayabilseydik. Ama olmadı, gitmek zorundaydın ve biz ayrıldık. Sen bir başkasının aşkıydın ve sadece soğuk bir kış gecesinde yanımda ısınıp benimle oyalandın. Şimdi ait olduğun yerdesin.  Bu gece bir insanın boynuna sokulacak ve göğsünde uyuyacaksın. Ben ise elimde keşkeler ve dün gecenin anısıyla kalacağım.
Sen, tek gecelik aşkım. Kar fırtınasının ortasında buluştuğum, soğuktan donan bedenini kollarımla ısıttığımdın.  Sen, sadece küçük bir bakışma sonucunda hiç tereddüt etmeden evime aldığımdın.
 Sen, ilk görüşte neyin nesidir; bana zarar verir mi diye sorgulamadan kapıldığım, sımsıkı sarıldığımdın. Sen benim sırrım,  herkesten gizli odama sızan ve havlularımla kurulanandın. Sen gideli saatler oldu ama o keskin kokun hala yastığımda, odamda.
Nasıl oldu da alışmıştım tek gecede sana?

Biliyor musun en…