Cuma, Ocak 6

Kış Uykusunda Gündem Takibi


Uyanmak için çok mu geç kaldık?

Ülkece gergin dönemlerden geçiyoruz yine. Dönem dediğime kanmayın, haftada bir yenilenebilen "ağır gündem" potansiyeline sahip bu ülke...

Bir gün onlarca şehit haberini alıp, ülkece yasa boğuluyoruz. Haberin zamanı geçtiğinde sadece gündemdeki yas sona eriyor, terörün durduğu-bittiği yok. Anlayacağınız askerlerimiz şehit olmaya devam ediyor. Yani haykırışımızın da, tepkilerimizin de, desteğimizin de askıya alınacak bir durumu yok. Yapıyorsak her daim, bu illetten kurtulana kadar yapmalıyız. Şehit ailelerinin yası da, çaresizlikleri de hep stabil durumda.

Bir gün N.Ç. davasıyla yer yerinden oynuyor. Hepimiz hesap soruyoruz adalete: "ne demek küçücük kızın rızası var?" diye. Günlerce midemizde bulantılarla, lanet okuyoruz aldığımız insanlık dışı hale. Sonra aradan zaman geçiyor ve dava unutuluyor. Ta ki bir benzeri, başka bir çocuk istismarı olan Z.Ç.- A.D.-P.Y. konu olana kadar.
Ha, unutmadan bir de öyle ikiyüzlü bir sisteme sahibiz ki, ortada imam nikahı varsa eğer, 11 yaşındaki bir kızın hamile olması ne tecavüze giriyor  ne de çocuk istismarına.

Van depremi oldu tüm ülke kan ağladı. İlk günlerinde bas bas bağırdı insanlar, mesele şimdi kenetlenmek değil, her zaman kenetlenmek diye. Hep 99 depremi örnek gösterildi. Bir anlık vicdan ve toplum psikolojisiyle onlara koşmayın, her daim onların yanında olun. 1 ay değil, 10 sene de toparlanamaz, telafi edilemez kayıpları diye çağrılarda bulundu geçmişi unutmayanlar. Sonuç ne? Tarih tekerrürden ibaret: Unutuldu Van, gündem modası geçti... Ne Van'ı, depremin mile modası geçti. Hani nerede beklenen İstanbul depremi için ayaklanan insanlar? Deprem olunca mı hortlayacaklar?


Bugün de eski Genel Kurmay Başkanımız terörist ilan edilmiş diye yer yerinden oynuyor. Gözümüzün önünde ne bir kanıt var ne de anlam verebileceğimiz bir bilgi. Bütün millet yıkıyoruz ortalığı.  Oysa çok değil, yarın öbür gün bunu da sineye çeker bu ülke vatandaşı.

Bu ara sağduyumu kaybetmiş olabilirim, lütfen cevabı bulmamda bana yardım et: Sence uyanmak için  çok mu geç kaldık; yoksa hep bir umut var mıdır?

11 yorum:

  1. balık hafızalı bir milletiz maalesef.. aslında kimseye kızamıyorum... o kadar sık gündem değişiyor ki insanlar da şaşırdı, tepki vermez oldu.
    daha dün fransayı protesto ediyoduk, şimdi herkes unuttu...
    (ps. fatma gülün şuçunu ututmuyorlar ama)

    YanıtlaSil
  2. Öncelikle fotoğrafına bayıldım ne kadar güzelsin maşallah :) Yazıların da çok güzel :) Çok başarılı buldum :) Bana da beklerim, güzel yorumlarını da beklerim :)

    http://lunaparkqueen.blogspot.com

    YanıtlaSil
  3. Fragile, çok doğru bir noktayı yakalamışsın...

    Lunapark Queen, teşekkür ederim:)

    YanıtlaSil
  4. Yazdıklarımdan dünya görüşümü az çok kestiriyorsun ama yine de belirteyim başlamadan: İnsan öldüren herkes katildir...

    Şimdiii. 6-7 yaşında seni hammadde olarak alıp "okul" denilen fabrikaya sokuyorlar. İşlemeye başlıyorlar. İşliyorlar işliyorlar işliyorlar... Çocukluğun boyunca işleniyorsun. "Sence şunlardan hangisi doğru?" diye sormuyorlar. "Doğru şu, yanlış şudur" deniliyor ve zihnimize yerleştiriliyor her şey, tek tek. Çocukluktan gelişme çağına geçişimizde neredeyiz? Okulda tabi ki. Sınavlar, testler arasında. İŞlemeye devam ediyorlar. İşliyorlar işliyorlar işliyorlar. Cinsel yönden aktifleşen bireyi cinsel olarak hapsediyorlar kendisine. İstedikleri gibi işlemeye devam. Liseye geçiyorsun. Onlar seni işliyorlar işliyorlar işliyorlar.. Üniversiteli abilerin ablaların haklarını aramak için meydanlara çıkıyor sen dersteyken. Onları döve döve gözaltına alıp medya aracılığıyla onlara "terörist" diyorlar. Ailen bunu görüyor ve onlar da sana işlemeye başlıyorlar üniversiteye gideceğin zaman:

    "Derslerine bak, olaylara karışma"

    Gördüğün gibi nini, ömrümüzün büyük bir kısmını, 15-20 yılını fabrikalarda işlenerek geçiriyoruz. Ve bu işlemlerden sonra çok az kişi çıkıp da "Noluyo lan!" diyebiliyor. Her şeyi unutup hiçbir şeye sesini çıkartmayan ve televizyon izlemeye devam eden toplum "başarılı ürün", sen ve benim gibiler ise "imalat hatası" oluyoruz.

    Ve bu sistem sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada var. Bütün dünya insanları hipnoz edilmiş vaziyette.

    Uyanmak...

    Böyle derin bir uykudan uyanması için insanların, çok çok büyük bir tokat yemesi gerekiyor nini. Bir gün birisi çıkıp o tokatı indirecek ve uyandıracak herkesi. Belki bu sen olacaksın, belki de ben. Nereye kadar ve ne kadar tahammül edebileceğimize bağlı bu...

    Sevgiler, saygılar. Yazılarını okumak bir zevk....

    YanıtlaSil
  5. öyle güzel uyuyordun kı uyandırmaya kıyamadım...
    Azis Nesin'in bi lafı vardır bizim millet kaza gaz,gaza kaz der..

    YanıtlaSil
  6. Baykuş, işin temeline ne güzel inmişsin. İnan bana her kelimesine katılarak okudum. Gerçekten nasıl çıkacağız bu işin içinden, uyanmak mümkün olacak mı bilemiyorum.Kimbilir belki de bir gün bu soruları soracak kadar bile uyanık olamayacağız...

    Yorumun için ayrıca teşekkür ederim, benim içinde senin yazılarını ve düşüncelerini tanımak bir zevk...

    YanıtlaSil
  7. biricit, Aziz Nesin öyle güzel sözleri,günü anlaması ve vizyonu sayesinde söylemiş ki, buggün bile hala onu anıyoruz. Çünkü adam haklı...

    YanıtlaSil
  8. Bekir Coşkun'un yazısından bir alıntıyla yanıt vermek gerekirse; Aklı başına geç gelen inekler söylemişti hikâyenin sonunda: "Sarı ineği vermeyecektik".

    YanıtlaSil
  9. Hektor, o yazıyı hakkaten yerinde bir yazıydı, "Sarı ineği vermeyecektik"...

    YanıtlaSil
  10. hep uyutulmadıkmı biz, çok güzel ninni eşliğinde uyumaya devammmmmmmmmm çalar saati kurmayı unutmayalım sakınnnn güzel paylaşımdı canım saol

    YanıtlaSil
  11. bu benimdünyam, teşekkür ederim.
    bu arada kimse saatimin gösterdiği saate yorum yapmadı... üzüldüm:)

    YanıtlaSil

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.