Çocukluk Anıları

Kafamda bambaşka bir yazı yazmak vardı. Sonra kendimi çocukluk anılarımı anımsarken buldum...


  •   6 aylıkken emeklemeye başlamışım. İyi, güzel, hoş ama geri geri emeklemeseymişim daha iyi olurmuş. Annemler sırf doğru emekleyeyim diye en sevdiğim oyuncakları alır önüme koyarlarmış. Bense hiç istifimi bozmaz, küçük bir manevrayla popomu oyuncağa döner, yine geri geri oyuncağıma gidermişim.
  • 2 yaşındayken annem, kızım da baya geç kaldı diyerek beni lazımlığa alıştırma konusunda riskli bir karar almış. Riskli diyorum çünkü hikayenin sonunda cehennemlik bir evlat oluyorum.(üzgün) Kadın, al sen beni lazımlığa oturt ve artık bez yok de! Sen misin onu diyen, çaaat! Anneme tokadı patlatmışım. Ah sevgili babam, tuvalet ile karakter, cinselliği şekillendiren insan (Freud) yaşasaydı bana ne derdi adım gibi biliyorum ama sizinle burada paylaşmayı reddediyorum. 
  • Ben bebekken annem beni bir süreliğine anneannemlere bırakmış. -Bir süre dediğime bakmayın, iş için yurt dışı seyahatinden bahsediyorum, komşuya gitmiyor- İşi bitip de döndüğünde anneannemlerden beni almış ve eve dönmek üzere uçağa binmişiz. Sorun şu ki ben annemi galiba unutmuşum. O kadar çok ağlayıp durmuşum ki onun kucağında, insanlar bakınca annem de utanıp bir akrabasıyım, annesini özledi herhalde demiş. Aynı uçakta Zeytinburnu Futbol takımı oyuncuları varmış. Bendeniz annemin kucağında susmazken, onların kucağında gezinmiş durmuş: hop hop hop oynamış, gülücükler saçmışım. 
  • Bir gün annem ve onun arkadaşlarıyla yemekteymişiz. Öyle bebek değilim ama büyüyüp abla da olmamışım daha. Ben tabaktaki pirzolaya bakıp bir anda bağırmaya başlamışım: "anne bu nee, bu ne güzel bir şeyy, ben bunu çok sevdim, adı ne bunun...." Neden öyle bir şey yaptığımı ne ben bilebiliyorum hâlâ, ne de annem. Zavallı kadın neye uğradığını şaşırırken arkadaşları kendi tabaklarındakini bana vermiş, "Al tatlım sevdiysen bol bol ye". Annem de ne yapsın, bir anda açıklamak için çırpınmış. Kızım sen bundan ilk defa yemiyorsun ki, neden böyle yapıyorsun diye.
  • Saçlarım bir garipmiş. Ne yaparlarsa yapsınlar asla yatmayan, ibibik gibi hep havada kalan bir tutam saçım varmış. Bir de öyle güzel bir kız çocuğu değilmişim. Anneannem, "Abin kadar güzel bebek değildin, çirkindin ama sevdirirdin kendini" diye anlatır ep.h
  • Bir gün kreşten anneme bir telefon gelmiş: "Hemen kızınızı gelip almanız lazım, acil!" Annem de bir panik koşmuş okula. Sormuş ne oldu diye. Demişler ki "Oğlunuz çok iyi , ondan çok memnunuz ama lütfen kızınızı buradan alır mısınız?" Annem şaşırmış tabii, neden diye sorunca anlatmışlar. Meğersem o gün orayı gezen bir veliye yemek bölümündeki menüye bakarken demişim ki, "Orada köfte yazıyorlar ama aslında köfte yok. Burada makarna verip ona köfte diyorlar, kandırıyorlar" Gördüğünüz gibi doğru söyleyeni kreşten bile kovuyorlar. 
  • Bu biraz duygusal: İlkokula ilk başladığım zamanlarda dedem götürüp getirirdi beni okula. Annem yine yurt dışındaydı o sıralarda. Tabii ben yeni arkadaşlar edindikçe, aileler hakkında konuştukça annemi daha bir özler, yokluğunu daha bir hisseder hâl almıştım. Hele evlerine döndüğünde anneleri tarafından karşılanan arkadaşlarıma öyle imrenirdim ki o sıralar kompleks bile edinmiştim. Tam o zamanlarda annem eve döndü ama 1 hafta sonra yine başka bir yere gidecekti. Ben tabii o gelince bunları anlatıp, gitmesen olmaz mı? neden hep gidiyorsun dedim. Bunun üzerine abim de bana "Ama bak annem gitmese nasıl sana Barbie'ler oyuncaklar getirecek, bak ne güzel bir sürü hediye geliyor her zaman" dedi. Gel zaman git zaman, 1 haftanın sonunda annem valizini hazırlarken koltuğun tepesine çıkıp deli gibi ağladım karşısında: "Şimdi benim sevinmem mi gerekiyor" (Annemin o halime nasıl üzüldüğünü şimdiki aklımla anlayabiliyorum)
  • Yine küçükken anneannemle tartıştık. O da "İstemiyorum artık seni, git" dedi. Ben de ona "Gidersem özlersin ama beni" dedim. O da "hayır" deyince, sen misin onu diyen! Eve döndüğümde bir daha onunla konuşmadım. Ne zaman telefon açsa ortalıktan kayboluyordum. Bir süre sonra tatlı annennem de sitem etmiş, "Siz beni artık sevmiyor musunuz, nini neden telefonda benimle konuşmuyor hiç" demiş. Annem de üzerine bana seslendi: "Nini koş, anneannen telefonda seni çok özlemiş" Tabii ben bunu duyduğum gibi odadan depar attım ve telefondaki ilk cümlem: "Ben sana demedim mi beni özlersin diye!". 
  • Yukarıda anlattığım gün yaşanmış olabilir diye düşündüğüm bir diğer anı ise: anneannem bana telefonda "Anneannen sana kurban olsun mu?" dediğinde ben de sevinerek "evet, evet olsun" derdim. Sonra annem uyardı ve öğretti, meğersem kötü bir şeymiş o.
  • Annemin unutamayıp yine bana hatırlatmış olduğu bu hikayem ise ilk okul 2 yada 3. sınıfta geçiyor. Sınıfımızda çok iyi anlaşamadığım, sürekli benimle alay eden bir çocuk maddi imkânsızlıklar çekiyormuş. Ve bize okulun parayla dağıttığı öğretici dergilerden ona da almak için annemden para istemişim. Ertesi gün okula gidip sınıf öğretmenine parayı vermiş, ama asla benim verdiğimi söylemeyin çünkü bilmesini istemiyorum, biz hiç anlaşamıyoruz demişim. Aradan bir süre geçince, çocuk yine sınıfta yaramazlık yapıp-dersini çalışmayınca öğretmen onu "ayıp değil mi senin bu halin, nini arkadaşın sana bu dergileri boşuna mı aldı" diye azarlamış. Ben bunu duyduğum gibi, "ben size söylemeyin demedim mi, niye söylediniz" diye çığırarak" sınıftan kaçmışım. 
  • Gördüğüm her hayvanı sevmek için düşünmeden üstlerine atlardım. Bir keresinde vitrinlere bakarken arkamızdan koca bir köpek geçti. Ben tabii yine "ayy ne güzel" diyerek üstüne atladım. Sahibi birden irkildi. Kızıp duruyor yanımdakine sahip çıksanıza çocuğa, ya bir şey olsaydı diye. Neymiş efendim köpek Pitbullmuş. Ben de neden tasması o kadar kısa ve sıkı ya da adam ne diye bağırdı diyordum, büyüyüp aklım erince anladım.
  • 3. sınıfta falanım, bir çocuk var ki tam bir baş belası. Herkesin eteğini açıyor, kızların kafasına vurup kaçıyor vs. Hepimiz bilir ve hatırlarız onları! Neyse. Ben de o sıra ortaöğretim son sınıf öğrencisi olan abimle aynı okulda olmanın avantajını kullanıp, koşa koşa abimden yardım istedim. Gelin görün ki idealist ve vizyonu kuvvetli abim bana kendi işini kendin halletmeye alış, ben bir şey yapmam dedi. Gerçi ne yapacak minicik çocuğa ama korkutsaydı bari. Şimdi iyi ki de öyle yapmış diyorum ama o an ki şokumu düşünebiliyor musunuz? Bu arada sonuçta kendi işimi kendim görmedim, abimin en yakın arkadaşı ki kendisini çok severdim, "olmaz öyle şey" diyerek birden koşarak çocuğun peşine düştü.(gülücük)
  • Hazır abim demişken şimdi anımsadım da, ben abimi kız arkadaşlarından çok kıskanırdım. Hatta okulda sevgilisiyle dolaşırken gidip, bilinçli bir şekilde "aa abi bu hangisi, Deniz olan mı?" diye sorar kaçardım. Bir de abimle hep yazılı sözleşmeler yapardık. O benden aldığı para ya da verdiği sözü yerine getirmek adına imza atardı. Örneğin şöyle derdi: Çarşamba günü paranı geri vereceğim. Sonra ben Çarşamba'ya kadar ses çıkarmaz, günü gelince paramı isterdim. Cevabı ne olurdu biliyor musunuz? "Ben oraya Çarşamba yazdım, hangi Çarşamba olduğunu belirtmedim ki" Aynen böyle, beni bu hain dünyaya hazırlayan hep abimin tongalarına düşmem oldu. / Kendisiyle ilgili bir diğer anım için Cevo'ya yazıma bakabilirsiniz./
  • Çok uzadı, bitireyim. Son olarak annemin favorisine geliyorum: 4.sınıftayım, ve apartmanımızın aşağısında bir oyun olanı var. Bütün mahalle çocukları orada, futbol maçları, voleybol, duvardan atlama vb. her türlü çoğu erkeksi olan aktiviteyle üstümü başımı parçalayıp duruyorum. O sırada Sami diye bir çocuk var. Benden tamı tamına 1 yaş büyük! Gelip bana arkadaşlık teklif etti. (söylemesi ayıp herkes hayrandı kendisine) Ben ne anlarım çıkma teklifinden o sıra. Şoke oldum tabii. Cevap veremedim, sonra konuşuruz dedim. Hemen eve gelip annemle abime olanları anlattım. Dedim ki "Sami Abi bana çıkma teklif etti, ne diyeyim?" Annemlerde bir gülüşme hali mevcut tabii, bana daha erken demelisin gibi bir şey söylediler. Ertesi gün Sami bana bakıyor, ben gözlerimi kaçırıyorum. Sonra yanıma geldi, dedi ki "Ne diyorsun nini?" Bendeki cevaba bakın: "Aile meclisimizin aldığı kararla daha erken olduğunu düşünüyoruz" Hikayenin devamında, ertesi sene yine sormuştu, "Bak sen 5.sınıf oldun artık, büyüdün" Bende yine anlamsız bir cevap: "Ama sen benden çok büyüksün, sen şimdi ortaokula başladın" Sonuç olarak kendisini ebediyetle reddettim. Yine de ilk gözağrımdır, beni beğenen ilk insandır Sami. 


  Aslında bana kalsa daha neler neler yazardım ama bunlar kâfi. Okuduysansonuna kadar , hiç tanımadığın insanların en güzel anılarını biliyorsun demektir. Garip, yıllardır yanımda olanlar bile bu anılardan haberdar değillerken, belki de buradaki bir yabancı bunları biliyor olacak.

Kimsenin çocukluğunu ve o zamanki umutlarını yitirmemesi dileği ile, geri geri emekleyen nini'den sevgilerle.

ekleme not: bu yazımı okuyan blog arkadaşım Dayatılanla Yaşamak, bana yazımdan esinlenerek harika ötesi, sevimli bir masal yazmış. Mutlaka okumalısınız, ben bayıldım! 
 masal burada, tıklayın^^

resim: internet

Yorumlar

  1. çok tatlı bır cocukmussun Nini,arkadasınada yardım etmen,o zamanlardan yardımsever bırısı olacağının işaretiymiş.bazen ıcımden hep cocuk kalsaydım dıyorum cunku o zamanlar cok masumduk,dunyadan haberımız yoktu :)

    YanıtlaSil
  2. ne güzel söyledin o zamanlar için: "dünyadan haberimiz yoktu"
    nasıl da huzur verici bir cümle, tekrarla bak tekrar içinden: "dünyadan haberimiz yoktu"

    YanıtlaSil
  3. (annenin seyahatte olduğu zamanlar hissettiklerinin , bana hissettirdikleri hariç)keyifle okudum , bazıları fıkra gibi , çok şeker birşeymişsin , çocukluk resimleri görmek isterdim .

    YanıtlaSil
  4. zeynep biliyor musun bu yazıyı yazarken çok istedim elimin altında olsunlar da koyayım buraya:) ama maalesef başka bir zaman da başka bir yazıya ekleyebilirim anca...

    YanıtlaSil
  5. niniiii!!

    sen ne sevimli ne akıllı ne duyarlı ne tatlı bi çocukmuşsun!

    ay yerim seni!

    bi bu kadar daha yaz okurum bayıldım valla! :)

    öncelikle öğretmene bak hatasını da anlamış :) sonra inatçı nini anneannesine "özledim" duyana kadar konuşmaması eyvah eyvah çok tatlısın :)

    ve küçükken o saçların öyleyken şu an ne kadar da harikalaar! :)

    YanıtlaSil
  6. Tatlı Mia!! asıl sen ne kadar tatlısın, resmen ruhumu okşadın, çok teşekkür ederim:)

    saçlarıma gelince, hepsi abimin sayesinde. O kadar çok yoldu ki zamanında, şimdi fazlasıyla gürler hahaha

    YanıtlaSil
  7. yahu ne şeker bir çocukmuşsun senn:))))

    YanıtlaSil
  8. bozbek, teşekkür ederim:)

    YanıtlaSil
  9. ne çok anın varmış,

    YanıtlaSil
  10. evet, hepsi bunlarla sınırlı da değil...

    YanıtlaSil
  11. geri geri emekleme olayını gözümün önünde canlandırdım da.çok tatlı yahu :)
    kreş isyanını da takdir ettim bu arada :)
    pitbull u sevmen de gayet cesurca :)) ben de bir gün esneyen bi kurt köpeğinin ağzına elimi sokmuşum :) hayvancağız eğitimliymiş neyse ki,ağzı açık öyle beklemiş ısırmamış :) çocuklar biraz fazla cesur oluyor galiba ya :) büyüdükçe korkaklaşıyoruz :)

    YanıtlaSil
  12. Poliganum çok doğru söyledin... zaten bir korkusuzluğumuzu bir de hayal gücümüzü büyüdükçe yitiriyormuşuz...

    bu arada teşekkürler:)

    YanıtlaSil
  13. Pazartesi günümün en güzel yani oldun ninicimm yaa:)
    kahkahayla,tebessümle,kendi cocuklugumu hatirlayarak ve hatta bayilarak okudum bu mükemmel yaziyii...
    tesekkür ederim sana ki,hayatinin en samimi dönemlerini bizimle paylastigin icin,belki bende senin kadar beceremem tabiide,biseyler yazmak isterim kendi cocukluguma ait bi yazi..gecmise dair hep bi yanim özlemle doludur benim.

    cok cok cok etkilendim,cok güzeldi,zevkle okudum...ama itiraf etmeliyimki pirzola oalyi beni bitirdi,koptum resmen,hatta esim bi ara bana bi bakti noluyo acaba diye??:))
    o diger seyide merak ettim paylasirsan onuda ögreniriz belki:)
    birde su kresteki köfte mevzusu,oda süperdi:)

    yüregine saglik gecmise gittim sayende:)

    YanıtlaSil
  14. Zeliş.. canım benim, bu derece güldürdüğüme çok mutlu oldum. biri hariç diğerlerini paylaşırken istediğim zaten gülmenizdi. seninkileri de büyük bir hevesle bekliyor olacağım, sevgiler

    YanıtlaSil
  15. dünyanın sonu havasındayken güldürdün beni..bn seni ağlatmıştım, sen beni güldürdün..işte güzellik bu..

    YanıtlaSil
  16. Dayatılanla Yaşamak, gülümsetebildiysem mutlu oldum. keşke hiç ağlamasak, kimse ağlama herkes hep gülse...

    YanıtlaSil
  17. ninii çok tatlı bir çocukmuşsun sen yaa :)))))
    sonuna kadar yüzümde gülücüklerle okudum...nolur ara sıra da olsa bu anılarına yenilerini ekle...gözümde canlandırdım da seni çok şeker bişeye benziyorsun yaa :))))))kocaman kocaman öpüyorum seni...

    YanıtlaSil
  18. Gözümün önüne afacan bir kız çocuğu geldi :))çoğuna güldüm, özelliklede geri geri emeklemene :)

    YanıtlaSil
  19. çok içten.. "anneannen sana kurban olsun"...

    YanıtlaSil
  20. niniii! çok güldüm çok! çok tatlı anılar bunlar, yiyesim geldi seni :)

    ben de evde yemediğim şeyleri hep başkasında yermişim. annem "yok kuul'umsu yemez onu" dediği an "hayır yiycem!" diyip "ıımm çok güzel" diye diye ne kadar varsa yermişim. annem de hep "ah bu çocuk beni yalancı durumuna sokuyo, evde ben yapıyorum ağzına sürmüyo" derdi :)

    yalnız şu arkadaşına dergi alma konusunda ayakta alkışlıyorum seni duyarlı ve gururlu Nini'm! :)

    Sami abiye de bloggercanak sevgiler :)

    gülerken hüzünlendim aslında ben. çocuk dünyamız ne kadar da temizdi, saftı, yalansızdı..

    Bi Sezen Aksu sözüyle bitirmek istiyorum yorumumu. Ne diyodu?: "Sanki dokunulmazdı çocukken ağlamak..." ;)

    YanıtlaSil
  21. haha bir an hepsi gozumun onu geldi gibi oldu... Cok guzel yazmisin ve iyiki paylasmisin diyorum ;)
    Sevgilerimle,
    http://kucukseylerr.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  22. Nini, iyi ki buldun beni de, ben de seni okuma ve kimselerin bilmediği anılarını okuma şansına eriştim ;)
    Çok samimi, sıcak ve hesapsız bir insan olduğunu hissediyorum..
    Anıların şahane!!

    YanıtlaSil
  23. @agresifprenses ben de vol:2 yapabilirim diye düşünüyorum:) benden de kocaman öpücükler sana

    @Hande biraz öyleymişim evet, ters emeklemem hala alay konusudur bizde:)

    @jetlagis çok tatlısın, ama yok! olmasın:)

    @Kuul'umsu Kadınım, nedir bu annelerimizin bizden çektiği! seninle benzer olduğumuz taa çocukluğumuzdan beri belliymiş:)

    @Küçük Şeyler, teşekkür ediyorum, hoşgeldin:)


    @Müge, ben de kendi adıma mutluyum sana dair, çok teşekkür ederim, sevgiler:)

    YanıtlaSil
  24. Anıların çoğunda bir hınzırlık, sıradışılık aynı zamanda zeka gördüm doğrusu.:) Şimdi de öylemisiniz.:)

    YanıtlaSil
  25. @Mavi Tutku

    umarım:))

    YanıtlaSil
  26. Keyifle okudum ben de ilk yıllarını hatırlıyorum az buçuk :)

    YanıtlaSil
  27. Çok uzun anılar varmış burada :) Ben pek hatırlamıyorum. :)))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.