Atanamayanlar

Başlık Oğuz Otay'ın kutsal eser denebilecek yapıtını sizce de andırmıyor mu? "Tutunamayanlar." Atanamayanlar...

Sıkıntılı meselelerde bu denli bir ivme artışı başka bir ülkede yok. İnanın bana bizim memleket aşmış. Derdin, yolsuzluğun, haksızlığın, adaletsizliğin, kayırmanın, sahtekarlığın dokunmadığı tek bir alan yok. Sağlıktan eğitime bu böyle.
Memlekette eğitim oranı düşük diyoruz. Bas bas ülkenin ücra köşelerinde öğretmen dilenen okullar var. Açıkta kalmış binlerce öğretmen. Okumuş, öğretmenliği meslek olarak seçmiş idealistler sokakta atanmayı bekliyorlar.

Seçim dönemi gelince hooop! Haziran 2011 itibari ile 15bin atama vaadi. Kaç öğretmen atandı seçim sonrası? 6 mı 6 bin beşyüz mü?

Ne KPSS skandalında bir gelişme, çözüm var ne de şu atanan azınlığın çoğunun sözleşmeli kadrolu çalışan olmasında! Bedavaya bekliyor bu insanlar. Ahmet emminin kızıyla, Hayriye'nin oğlu ön sıralarda. Sen kimdensin kardeş? Neyine güvenip atanmayı bekliyorsun? Onlardan değilsen sana ihtiyaç yok ki. Seni atanamayanlar takımına alalım..

Kasım'da 44 bin atama yapılması için atanamayanların duyurmaya çalıştıkları çığlıklarına, siz de kendi sesinizi ekleyin. -ister dilekçe, ister twitter, ister blog, ister facebook-
Ben onların sesini twitterda  #kasimda44binatama paylaşımıyla gördüm. İstedikleri şeyin gündeme oturması için sizin de bunu paylaşmanız gerekiyor.

Yorumlar

  1. An itibariyle hayatımı direkt etkileyen bir konu bu.Bende atanamayan,hayatı berbat bir halde geçiren; üstelik normal koşullarda atanmak için son derece iyi puan almama rağmen Viktor Hugo'nun deyimiyle kendini sefil addeden bir Fen Bilgisi öğretmeniyim.Şu an arka plana itilmiş olsa da sosyal yaralar içinde derin bir yeri vardır.Çoğunlukla tatsız hikayeler duyulur bu mevzu özelinde.Ben demagoji yapmış olmak istemem.Ailemden dolayı bu işsizlik sürecini maddesel bazda derin yaralanmadan sürdürsem de manevi açıdan pek de öyle iç açıcı bir konumda değilim.Tabi bu birazda benim hayat vizyonumla ilgili olan çevresel açmazlar yüzünden.Bende bununla ilgili bir çözümleme yazmayı planlıyordum; ancak o kadar yorgun hissediyorum ki kendimi.Buna uyandığım sabahlarda dahil.Üstelik tam bir Oğuz Atay kafası yaşanıyor ki sorma.

    Malum konu atanamama olunca lap top şelale gibi akmaya başladı.Burada durayım.En azından sorunun çerçevesine hakimsin.Sırf bu mesele değil, diğer sosyal sorunlar içindeki hassasiyetini de son derece samimi ve değerli buluyorum.Burada frene basmam gerek sanırım.Yine de teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. söyleyebileceğim tek şey, umarım en kısa zamanda her şey yoluna girer. çok net ifade etmişsin içinde bulunduğunuz ruh halinizi.

    kendini frenlemene de gerek yok. biz ifade etmeyi, yazmayı sevdiğimiz için burada olan insanlarız. senin düşüncelerin de bence çok değerli ve samimi. asıl ben teşekkür ederim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Sen de kelimelerini benimle paylaşabilirsin.